Geçtiğimiz cumartesi gecesi, bir restaurant da yemekteyiz arkadaşlarla. Malum, dumansız hava sahası, keyif yaptırmıyor artık sigara içicilerine.
Çıktık, restaurantın bahçesine. Sigara içenler için bir düzen kurulmuş. Masalar atılmış. Masaların başucuna da ısıtıcı mantarlar koyulmuş.
Yaktık sigaralarımızı yemek üstüne, hasretle. Daldık içerdeki masa başından daha başka konulara. Neden? Çünkü, bahçede ısıtıcı mantarların altında, bizim masa yok sadece. Sigarasını alan üşüşünce bahçeye, bahçede ki masamızın etrafı da doluyor tanıdık tanımadık ahaliyle.
Restaurantın bir başka bölümünde, tango gecesi var. Tango yapanlar da düşüyorlar bir bir yanımıza. Durur muyum, laf atıyorum tangoculara. Başlıyoruz muhabbete. Tango hakkında bilgi alıyorum. Sormak istediğim herşeyi sorup öğreniyorum. Dumansız otururken içerdeki masamızda, biz memleketi kurtarıyor, gündeliklerimizi konuşuyorduk oysa. Sigara sayesinde, duman dumana biz tangoyu laflıyoruz bu kez bambaşka modda. Ben çok keyif alıyorum. Değişiklik var ya.
Eşimin eski bir arkadaşı da var, tango yapanların arasında. O da purosunu yakıyor, bahçede bizim masanın başında. Lafazan biri. Sohbeti aslında iyi. Ama beni rahatsız eden bir şey var. Şıp diye buluyorum, rahatsızlığımın nedenini. Ve adamın saçlarına takıyorum gözlerimi. Sohbete veremiyorum kendimi. Neden mi? Adamın saçları boyalı. Sinir olurum ve anlayamam bir de ben boyalı kafalı adamları.
Bir boyalı kafalı adama bakıyorum. Bir de eşime ve arkadaşlarımızdan erkek olanına göz atıyorum. İçimden, ”Bak bizimkilere, çok daha doğal ve çok daha çekiciler” diyorum. Ayy adamı çok itici buluyorum. ”Noldu kafayı boyadın da?” diye sessiz kendim soruyorum. Bir de ne marka, kaç numara boya kullandığını merak ediyorum.
Beni ezberine almış olan adam, kocam anlıyor biraz daha kalırsak bahçede, benim absürd sorularıma maruz kalacak boyalı kafalı arkadaşı. ”Hadi” diyor, ”Üşüdüm, girelim artık içeri”. Yalancı. O kolay kolay üşümez halbuki.
Beyler önce size sesleniyorum. Genç olanlar bir jöle kullanmayın ne olur. Gençliği geride bırakanlar bir de boyamayın şu kafanızdaki seyrelmiş saçlarınızı.
Boyalı kafa
6 Yorum yapılmış
Sayın yorumcu, yorumunuz değerlidir, lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşınız. Yorumunuzu yazmadan önce aşağıdaki uyarıları okuyunuz ve yorumunuzu yazarken lütfen küçük harf kullanınız.
Bay Gri.com'da yer alan okur yorumları yorumları yazanların görüşüdür, okur yorumlarından baygri.com sorumlu tutulamaz. Bay Gri.com'da yer alan tüm resimler ve marka logoları sahiplerine aittir. Bay Gri.com'da bulunan yazı, video, fotoğraf veya yorum ile ilgili şikayetiniz varsa ve yazacağınız yorum konu ile alakalı değilse lütfen iletişim formunu kullanarak bize ulaşın.1.Tamamı büyük harflerle yazılmış ve yazım kurallarını ihlal eden yorumlar onaylanmaz.
2.Küfür ve hakaret içeren yorumlar onaylanmaz.
3.Yorumunuzun onaylanması için geçerli bir e-posta adresi yazınız.
4.Yorumunuzda sonradan pişman olacağınız kişisel bilgilerinizi paylaşmayınız.
5.Yazdığınız yorumu onaylanmak zorunda olmadığımızı unutmayınız.
6.Yorum yazarken mümkün olduğu kadar pozitif olabilirsek, ortamı germemiş; bir hoşluk, bir sinerji, bir güzellik oluşumuna katkı sağlamış oluruz.
Yasal Uyarı: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca tüm haklarımız saklıdır. Sitemizde yayınlanan tüm içerikler, alıntı yapılan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir. Bu kurala uymayanlar hakkında hukuki yollara başvurulur.




Aralık 22nd, 2009 on 21:54
hiç anlayamadığım bir şey erkeklerin boya yaptırması.ne alemsiniz aslı hanım süper bir tespit.ayy çok kınamayayımda, benim eşimde biraz süslüdür ilerde boyamasında kafayı.
Aralık 22nd, 2009 on 21:05
Cengiz Bey görsel süper:)))
Aralık 22nd, 2009 on 19:33
Sevgili Mert, Tangocu kıyafetinde bir terslik yoktu da, benim tepemin tası, kafadaki boyaya attı:)
Her yaşın güzelliği yaşanmalı.
Aralık 22nd, 2009 on 19:32
Sevgili Selda, hele bir de olmayan ve kulak üstünde kalan saçını, bu mahalleden öbür mahalleye tarayanlar var:)
onlar rüzgara maruz kaldı mı, saç tek taraflı efil efil uçuşuyor ya, hem komik hem çok şekerrrr
Aralık 22nd, 2009 on 17:50
Hava rüzgarlıysa çok bomba yaa selda hanım gerçekten…
Üşür tabi tangocu kıçı donmuştur çıkarsa öle kıyafetleriyle.
Aman balet olup dışarı çıkmasınlarda Aslı hanım işte o zaman olay daha fena görüntülere sahne oluyor : )
Boşverin boyasınlar ama kesinlikle çok saçma geliyor,olgun erkek modunu yaşayamadan gitmek anlamsız bana göre…
Aralık 22nd, 2009 on 14:41
bende hiç anlayamadım bir erkeklerin saçını boyamasını, birde peruk takmalarını…birde hava rüzgarlıysa:)))