Bir şiire ilişti az önce gözüm. Satırları yutarken ben, aynı anda bir şarkı çalıyordu radyoda. Her ikisinde de aşk vardı. Hem şiirde hem şarkıda. Ama aşkın hemen başucundaki, yanıbaşındaki duygu, acı da oradaydı. Neden dedim ya, neden böyle ki?
Aşk, bir lütuf aslında. İnsanoğluna sunulmuş muazzam bir duygu hatta. Ama mutlu aşk yok nedense. Her aşkın yanında, acı yada hasret yada hüzün hep hediyesi sanki. Hep derim ya hani, Aşk Tanrılık sırrıdır akıl sır ermez diye. Gerçekten de öyle. Akıl sır erecek gibi değil işte.
Ya seviyor eller alıyor. Ya hasta ama yaşıyor, bilinmez hayaliyle . Ya kahroluyor bitiyor . Kiminde dağlar yol vermiyor. Kimine gel dense de gelmez oluyor. Kimi sorma ne halde, utanıyor söyleyemiyor yangınlarda. Kimi kaç kere yemin ediyor, kaç gönüle giriyor yine de onsuz olamıyor. Gitme diyen epeyce. Kiminin olmaz işler geliyor sevdiği için başına. Bir yemin ettiği için dönemeyenler mi ararsın. Beddua edenler cabası valla.
Allah’ım yok mu, mutluluktan geberen aşkta?
Yok millet yok… Aşkta, kavuştun mu aşk artık meşk oluyor. Çünkü aşk kavuşamamaktır.
İlginizi çekebilir
- 03 Ekim 2010 -- Platonik Saçmalığı (7)
Platonik SaçmalığıBelki de tarihin en başlarından beri olan bir aşktır bu.. O kadar eski ki bu tür, adını ünlü düşünür Platon'dan alıyor biliyor muydunuz? Neyse biraz da platonik aşktan bahsedelim.
... - 14 Temmuz 2009 -- Dört mevsimi yaşıyorum seninle (0)
Dört mevsimi yaşıyorum seninle,
Baharı olmayan kış gibisin…
Yazın döküyorsun yapraklarını,
Yağmur olup doluyorsun yüreğime ,
Sonra ansızın fırtınalar koparıyorsun,
Yıldırım gibi düşüyorsun üzerim... - 17 Eylül 2009 -- Yeni sosyal paylaşım sitemiz trabzonbook.com (0)
Sosyal paylaşım sitelerine www.trabzonbook.com'da katıldı. Amacı Trabzonspor taraftarlarını bir araya getirmek olan sosyal paylaşım sitesi Trabzonbook'ta;
*profilini oluştur,
*fotoğraflarını yükle... - 26 Ekim 2011 -- Özlemek hatırlamaya kıyamamaktır (0)
Yazımın başlığının neden ‘Özlemek hatırlamaya kıyamamaktır’ olduğunu açıklayarak başlamak istiyorum. Özlem kavramını çokça düşünüp üzerine yorumlar yapmaya çalıştım. Ve özlemenin aslında sanıldığından... - 30 Mart 2011 -- Ne delilikler geliyor içimden (0)
Hayat beni çekerken herşeyden, sen belkide bir fincan kahvenin kırk yıl hatırındasın şu dakikalarda. Özledim demek geliyor içimden ama inan izin vermiyor kalbin sızısı. Ne tuhafdır değil mi? Kaç kez s... - 31 Aralık 2011 -- Hakkını helal et… (7)
Bir çınar devrildi, biz devrildik.
Saat sabahın 6.30 unda daha geceye veda etmeden gelen telefonla sesi, yıkılışımızın sesiymiş.
Ulu çınar adem ağa ( dedem ) vefat etmiş.
Yıpranışların haberiydi bu...
Aralık 9th, 2009 on 20:38
Wavvv Sevgili Deniz Derya Naz, sizde de ne maharetler varmış böyle…şiir filan…çok beğendim, sahibi sizseniz yüreğinize sağlık.
Aralık 4th, 2009 on 15:59
Gözlerim doluyor
Aşkımın şiddetinden
Ağlamak istiyorum
Yıldızlar tutuşurken
Gecelerin şehvetinden
Kendimden taşıyorum
Aralık 4th, 2009 on 14:35
Sevgili ikiler, Aşk Tarının bir lütfudur. Sımsıcak saklamalı yürekte. Teşekkürler güzel yorumunuz için.
Aralık 4th, 2009 on 03:59
Ne güzel tanımışsınız AŞK denilen duyguyu.Size katılıyorum.Her türlü sevginin harmanıdır..Her an yüreğinin köşesinde Kendinden bile sakındığın sıcacık bir duygudur..Allahın bize bahşettiği en güzel lütuftur aşk, evet kavuşamadan sevmektir..”Bir soluk kadar yakın..Sonsuzluk kadar uzak.” Bende aşk budur.
Aralık 4th, 2009 on 02:52
Selda’cığım off ki off diyorum. Başka bir şey diyemiyorum.
Aralık 3rd, 2009 on 22:29
Cengiz Bey, o yarim kalmislik insani mahveder. Haklisiniz. Ama belki de o yarim kalmislik hep bir umit tasidigi icindir askin buyuklugu, tamamlanma hayali. Hep belki bir gun…
Aralık 3rd, 2009 on 22:23
Sevgili Muzaffer, cok guldum. Kipkirmizi sulu ve sert elmayi protez dislerle isirmayi hayal ettim de offf supersiniz:)
Aralık 3rd, 2009 on 22:01
Kavuşamamak aşktır, leyla ile mecnun’un kavuştuğunu düşünsenize, birlikte geçirecekleri ikinci yılın sonunda başlar dırdırlar, mecnun aldatır, leyla’nın gözü başka yerlere kayar, işte kavuşamadıkları için en büyük aşklara ilham olmuşlar.
Birde Nazım Hikmetin hapis sürecindeki aşkı vardırki uğruna ne şiirler yazmıştır, ama hapisten çıktıktan sonra o aşta biter…
yani kavuşamamak=aşk’tır.
Birde yarım kalmışlık vardır, bir şekilde kavuşmuşsundurda olamamıştır, yetememiştir, anlaşılamamıştır, işte onun acısı daha büyüktür can tende oldukça acısıda var olacaktır, bunada aşk acısı diyebiliriz,
nacizane görüşlerim bunlar her görüşede saygılıyım…
Aralık 3rd, 2009 on 21:51
Aslı hanım en son cümlede özetlemişsiniz..
Aşık olmak kıpkırmızı sulu ve sert bir elmayı protez dişlerle yemek gibidir.. hem alabildiğine acı hemde mükemmel bir tad..
Aralık 3rd, 2009 on 21:45
şarkılar vardır birde aşkı körükleyen,her şarkıda onu düşündüren,ama şarkılarda düşünmek seni bana getirmiyor…