Ya sevgiye zehir gibi aklım erdiğinden, yada sevgi fazlalığım var bu yüzden, istemdışı sevgiyi öğretirken buluyorum zaman zaman kendimi.
Kah rol model oluyorum, anlayana. Kah tane tane, apaçık konuşuyorum en ücralarımla.
En yakın sevgim, eşim mesela. Benden öğrendi, beni nasıl sevmesi gerektiğini kısa zamanda. Başbaşa olduğumuzda yada sosyal yaşantıda, eksik bulduğum taraflar varsa, nasıl sevgisini sunacağını ben söyledim, istedim arsızca. Stratejilerim, hesaplarım hiç olmadı, direkt girdim konulara.
Bir defasında, ” Madem eşimsin, madem evlenerek,nikah kıyarak sevişebilirliğimizi ilan ettik eşe dosta. Öyleyse, hayatı bölüşeceğiz birlikte. Ama sevgi ve keyif olmalı her anımızda, aramızda.” demiştim kendisine. Açık, aleni bir söylevle sevgisini sadece beden diliyle, sadece hizmeti ve hareketiyle değil söylemleriyle ve dokunuşlarıyla da duyumsamak ve hissetmek istediğimi anlattım kesinlikle.
Ben bilmem utanmayı. Bilmem razı olup susup oturmayı. Öğrenemedim karanlıkta göz kırpmayı. ”Dile benden her ne şekilde sevilmek istiyorsan. İsterim senden, arsızca sevilme anlayışımla neyi diliyorsam.” demekten hiç yüksünmedim. ”Ismarlamıyorum, istiyorum. Ismarlama, iste” demeyi BİZ olmak adına bir borç bildim.
Seviyorsanız, öğretin sevginizi ve sevilme dilinizi sevdiğinize. Gururu olmaz sevginin, eğer sevginiz gerçekse. Sevgi emektir çünkü. Yatırımdır hatta. Ve hisleri cinsiyetleri paylaşmaktır güle oynaya.
Stratejilerle, sevgi dilenmeyin. Sevgiyi isteyerek öğretin.
Dilenme iste
16 Yorum yapılmış
Sayın yorumcu, yorumunuz değerlidir, lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşınız. Yorumunuzu yazmadan önce aşağıdaki uyarıları okuyunuz ve yorumunuzu yazarken lütfen küçük harf kullanınız.
Bay Gri.com'da yer alan okur yorumları yorumları yazanların görüşüdür, okur yorumlarından baygri.com sorumlu tutulamaz. Bay Gri.com'da yer alan tüm resimler ve marka logoları sahiplerine aittir. Bay Gri.com'da bulunan yazı, video, fotoğraf veya yorum ile ilgili şikayetiniz varsa ve yazacağınız yorum konu ile alakalı değilse lütfen iletişim formunu kullanarak bize ulaşın.1.Tamamı büyük harflerle yazılmış ve yazım kurallarını ihlal eden yorumlar onaylanmaz.
2.Küfür ve hakaret içeren yorumlar onaylanmaz.
3.Yorumunuzun onaylanması için geçerli bir e-posta adresi yazınız.
4.Yorumunuzda sonradan pişman olacağınız kişisel bilgilerinizi paylaşmayınız.
5.Yazdığınız yorumu onaylanmak zorunda olmadığımızı unutmayınız.
6.Yorum yazarken mümkün olduğu kadar pozitif olabilirsek, ortamı germemiş; bir hoşluk, bir sinerji, bir güzellik oluşumuna katkı sağlamış oluruz.
Yasal Uyarı: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca tüm haklarımız saklıdır. Sitemizde yayınlanan tüm içerikler, alıntı yapılan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir. Bu kurala uymayanlar hakkında hukuki yollara başvurulur.




Aralık 21st, 2009 on 17:11
Sevgili Ebru, mutluluğunuz daim olsun.
Aralık 21st, 2009 on 16:24
çok güzel ve çok doğru bende sizin gibi yaptım öğretmeye çalıştım ve başardım da..hala sebebini anlayamasamda aslına döndü çok çabaladım hep istedim neyi istediğimi söyledim bu defa bıkılası nefret edilesi istekleri bitmeyen bir kadın oldum…çok değil sadece yanımda bir saat oturmasıydı istediğim birlikte kahvaltı etmek birlikte yemek yemekti.
Aralık 19th, 2009 on 20:17
Sevgili İkiler, BiZ olmak, her ikili ve çoklu birlikteliklerin gereğidir. Tek başımıza hiçizdir:)
Teşekkürler daim olsun, dilekleriniz için.
Aralık 19th, 2009 on 20:15
Estağfurullah, Muzaffer Bey hepimiz birbirimize puzzle parçalarıyız. Hepimiz birbirimizle tamamlanacağız. Benim de sizlerden öğreneceğim çok şey var. Alış-veriş en doğalından ve en güzelinden:)
Ben de size çok teşekkür ediyorum.
Aralık 19th, 2009 on 18:05
“BİZ” olmak herkese biçili kaftan değildir.
Siz bunu yakalamışsanız ne mutlu ..”Daim olsun”
demeliyiz…
Aralık 19th, 2009 on 13:39
Teşekkür ederim Aslı Hanım. Tekrar tekrar söylüyorum sizi çok iyi anlıyorum. Tarzınızı içimde yaşıyorum. Allah nasip ederde o günleri görürsek sizi anlıyor olmak
isterim..
Tüyonuz hakkında;
Huzur ve Mutluluk paylaştıkça çoğalan, yaşadıkça yoğunlaşan duygular olduğu içindir bu konudaki mücadelemiz. Olmasa olan bitenden haberimiz fransızca makale gibi gelir bu yazılanlar..
Tekrar tekrar çok teşekkür ederim.
Çok şey öğreneceğiz sizden..
Aralık 18th, 2009 on 20:58
Yazıyı okuyanlara da tüyo verelim:
Evde, ilişkide huzur yoksa, ”Ayy bir huzurum olsa” dedirtir ve huzuru aratır insana.
Evde, ilişkide huzur varsa, işte böyle sevgi öğretisi, heyecan uyandırmasıyla uğraştırır insanı…
Aralık 18th, 2009 on 19:40
Muzaffer Bey, bu arada size mutluluklar diliyorum. Yavrunuzu öpüyorum…
Hala yaşıyorsam, 20 yıllık evli olduğunuzda gelip beni bulun:)
o gün beni anlamış olarak konuşacağız çünkü. O günler için bugünden size tüyo veriyorum:)
Aralık 18th, 2009 on 19:36
Sevgili Muzaffer,
Çok iyi anladım. Eşim, aynı yoğunluğu yaşatsın isteyen kim? Hayır, benim yoğunluğum benimdir. Eşim, benim yoğunluğuma cevap vermeli demiyorum. Sadece onun kendi yoğunluğunun kapasitesinin tavan noktasını tanımasına ve o noktayı bulmasına yardımcı oluyorum. Unutmamasını sağlıyorum. Çünkü, aşkımızın ilk günlerinde onu en iyi ben tanıyorum:) Adam, yaşlanmaya fırsat bulamıyor, bu iyi bir şey değil mi?
**Çok iyi olduğunuz hatta madalyalarınız olan bir tenis oyuncususunuz. sizden daha tecrübesiz pek kabiliyeti olmayan biriyle tenis oynamaya kalkarsanız nasıl davranırsınız.? Bilmem anlatabildim mi?**
diye yazmışsınız. Çok iyi anlatabildiniz.
Eş olmadan önce, madalyalarına bakmıştım (pul koleksiyonuna bakmamıştım ama:) ayrıca tecrübesi ve kabiliyeti test edilmişti tarafımdan. Aynı sahada oynamıştık aşkın en doruk noktalarında. Analizi yapılmıştı mesela. Öyleyse biraz zayıf kalıyorsa, öğretebiliriz, kendi seviyemize çekebiliriz demek istediğim.
Ve o, ogünkü aklımızlaydı, şimdi bugünkü aklımızla olanı öğretmek kast ettiğim. Millet neden ikinci baharı yaşamaya kafayı taktı?
Aralık 18th, 2009 on 18:41
*Mert bey
Teoride süper pratikte endişe verici diyim..
Aralık 18th, 2009 on 18:08
*Muzaffer bey
İnternetten bahis oynayıp zayıf rakip üzerinden büyük meblalar kazanabilirsin ancak prestij işte asıl mesele bu. : ))
Aralık 18th, 2009 on 16:34
Aslı hanım
5 yıldır evliyim. Başımın tacı bir eşim ve dünya tatlısı 2.5 yaşında bir oğlum var. Mutluluk ve huzur hep yanımızda çok şükür.
Bu durumu korumak anlamında çabam hiç eksik kalmıyor. Tazelemek anlamında elimden geleni yapıyorum. Bende biraz sizdenim bu yüzden sizi çok iyi anlıyorum. Ben eşiniz adına sormuştum aslında.
Siz bu kadar aşk çılgınlığı yaşarken eşinizin aynı yoğunluğu yaşatmayı becerememe endişesi sizi düşündürmüyor mu?
İnşallah anlatabilmişimdir. Örnek veriyim;
Çok iyi olduğunuz hatta madalyalarınız olan bir tenis oyuncususunuz. sizden daha tecrübesiz pek kabiliyeti olmayan biriyle tenis oynamaya kalkarsanız nasıl davranırsınız.? Bilmem anlatabildim mi?
Aralık 18th, 2009 on 15:25
Canım Selda’cığım, şanslı değilim, kendi şansımı kendim yaratma çabasındayım. Bıkmıyorum, yorulmuyorum. Ne istediğimi biliyor ve oturup razı olup beklemiyorum. Konuşuyorum. Söylüyorum. Vazgeçmiyorum.
Yok olmuyorsa da; o olsa da, ben yokum.
Aralık 18th, 2009 on 12:54
Sevgili Muzaffer, yoo öyle değil.Tepki alacağımdan ve kafa karıştıracağımdan emin olarak yazdım yazımı zaten.
Onun sevgisinin doğallığına, sizin sevilme dilinizin cilasını çekmekten söz ediyorum. Gerçekçi olursak, ”Seni seviyorum” cümlesi neden bilmem bir süre sonra ketumlaşıyor dilimizde. ”Beni seviyor musun?” diye sorup, dilenmeyeceğiz. ”Beni sev istiyorum ve duymak istiyorum” diyebilmek, en büyük hakkımız.
Eğer,varsa eşimiz yada sevgilimiz. Yani eşleştiysek, sevgi yanımızın boş kalması son derece tehlikelidir. Her açıdan. Hayata motivasyondan tutun da, başarılarımıza, Yüzümüzün ve yüreğimizin gülücüklerine kadar. Tehlike sirenleri çalıyor herkesin içinde siz duymuyor musunuz? Herkes mutsuz yüzlerle dolaşıyor görüyor olmalısınız. Sevgi yanları doygun değil çünkü.
Bir sosyal yaşamda, kalabalıkta mesela,eş çevreyle ilgiliyken,eğlenirken eşinin elini tutmalı, omzuna dokunmalı, yada kulağına çok güzel-yakışıklı olduğunu fısıldamalı ”ilgim senden eksik değil” in mesajını vermeli. Tabi tüm bunlar bence.
Bilemiyorum evli misiniz-kaç yıldır berabersiniz. Tam 28 yıldır evliliğimde Sevgi hiç eksik olmadı. Olsaydı, eksiği tamamlamak isterdim yada o isterdi diye düşünüyorum.
Yine yazın,tartışalım:) Teşekkürler yorumunuz için.
Aralık 18th, 2009 on 12:45
Sevgili Aslı sen bu konuda şanslı olanlardansın ki isteğinin karşılığını alabilmişsin… gurur değil ama bir zaman sonra yorulduğunu hissediyorsun…
Aralık 18th, 2009 on 12:30
Aslı hanım sevdiğimize sevilme dilimizi anlatırsak eğer onun sevgisinin doğallığını bozmuş olmuyormuyuz.Biraz kafam karıştı..
Beni seviyormusun? sorusunun cevabını düşünmek bile buz gibi değilmi?