Geçen hafta, bir derneğin davetlisiydim. Hani vardır ya, gitsem olmaz gitmesem olmaz durumları. Aynen o hisler içindeydim.
 
Gitsem; zulüm ötesi benim için. Şimdi kalkıp kuaföre gideceksin. Şımşıkırdak giyineceksin. Gün ortasında ”Solgun görünüyorsun” sözlerine maruz kalmamak için, yağlıboya takımlarını alıp makyaj yaptığını sanarak boyanacaksın. Platform Topuklularını ayağına çekeceksin. Eh iyi kötü kulağına parmaklarına iri birer ikişer ışıltı takacaksın. Sahte sözleri, gülücükleri yüzüne diline yapıştırıp, marka çantayı koluna geçireceksin. Kolunu hep hareket çeker gibi tutacaksın. Ayy daha düşünürken, delleniverdim. Yapamaz mıyım? En alasına kafa atarım. Ama ruhum o değil. Ben, sade basit yalın doğal ne varsa o hallerle mutluyum. Ve olması gereken o, buna inanıyorum.
 
Gitmeseemm; ısrarla davet eden arkadaşım kırılacak. Eee kalp kırmak aman benden uzak olsun. Vee şip-şak hem gidip hem içlerindeyken dışta kalma pozisyonumu buluyorum. Arkadaşıma ”Bir köşe de yer ayarla bana, okul yararına öğrencilerimin çektiği fotoğrafları satayım” diyorum. Kırmıyor beni. Ticari kafama kıyak çekiyor, okul yararına bir stand ayarlıyor. Bugüne bugün arkadaşım değil mi, tabi yapacak.
 
Ohh onlar sağ ben selamet. Saçlarımı at kuyruğu yapıyor. Hafifçe yüzümü renklendiriyor. Üzerime dümdüz siyah elbise geçiriyor. Siyah minnoş babetlerimi ayağıma çekip, davete gidiyorum.
 
Geçtim, standdaki masanın arkasına. O çok bildik, tanıdık ahbap ve arkadaşlarımı izledim. Sanki Bihter’ler ve Firdevs hanımlarla aynı mekandaydım. Onlar salındı, ben satış yapıp eğlendim. Kısa günün karı oldu, Allah bereket versin.
 
Örtünmek yani giyinmek de, yemek-içmek-barınmak gibi temel ihtiyaç diye bilirim. Ancak öyle abartılı yaşanıyor ki artık herşey. Ben, iyiden iyiye giyinmekten nefret ediyorum. Mağaza vitrinlerine bile bakamıyorum. Sanki, bütün bez parçaları üzerime geliyor gibi oluyorum ve durduk yerde midemi bulandırıyorum.
 
Tuhaf bir moddayım. Bu aralar giyinmek istemiyorum.

İlginizi çekebilir

  • 15 Ekim 2009 -- Seversiniz ve incinirsiniz (9)
    Gerçekten seversiniz. Çok değer verirsiniz. Üstelik bıçak sırtındadır hisleriniz. Cengaversinizdir ve keskinliğe yüreğinizi serersiniz.   Aynı sevgi değildir beklentiniz. Sadece saygıyı istersiniz. ...
  • 27 Temmuz 2010 -- İtiraf (10)
    Bugün eşimin doğumgünü. Sevdiği yemekleri ve en sevdiği pastayı yapmak için sabahtan beri kırdım kendimi. ''Oooo!'' diyeceksiniz. Demeyin. Derdim, eşimin gönlündense, çocukların gözüne girmek iyi mi. ...
  • 28 Mayıs 2011 -- Gözünaydın Bursa! Galeri Bay Gri Anatolium AVM’de Açıldı. (15)
    Galeri Bay Gri, resim sanatının zengin örnekleri ve samimi galericilik felsefesiyle; Bursa Anatolium Alışveriş Merkezi'nde açıldı. Galeri Bay Gri’de yağlıboya resim sanatı ile ilgili herşeyi bulabi...
  • 06 Ekim 2011 -- iSad (0)
    Bir insan düşünün… Hayatı, doğumundan itibaren çoğumuzun bile en hafifini dahi yaşamadığı kadar kötü talihsizliklerle dolu, her talihsizliği bir şekilde kendisi için avantaja çeviren, kendi kuralları ...
  • 09 Şubat 2011 -- Bu da icat edildi şimdi tam olduk (0)
    Bu da icat edildi şimdi tam olduk diye kafamı yapsam bilemedim, zira aleti görünce güldüm, ama buraya yazmadan, sizleri bu aletin varlığından haberdar edip, hayır duanızı almadan da içim rahat etmedi....
  • 27 Nisan 2010 -- Ben kendi hayatımın Atatürk’üyüm (6)
    Ortalık, padişahlık hanedanının hükümleriyle toz dumandı. Kuşatılmamış duygum, düşüncem, inancım bile, bana kalmamıştı. Gaflet ve delalet içinde, dağıtıyorlardı tüm şehirlerimi. Bütün coğrafyalarım el...