Susuyorsun…dışa vuramadığın sözcükler yüreğinin duvarlarına çarpıyor, dilin neden onları bana söylemiyor…Gözlerin uzaklara dalıyor, çok uzaklara, benden, bizden, çokkk uzaklara…hiç olmadığın kadar sessizsin…Hiç olmadığımız kadar yalnızız…
Nezaman biticek bu suskunluğun, hüzün lodos gibi vuruyor üzerimize, tatlı bir esinti veriyorsun bana, yağmurlar yağsa üzerimize, arınsak sahteliklerden, boş sözlerden, sakinleşsek…
Kapat, gözlerine hapset beni, serbest bırakma, seninleyken ruhum özgür, seninleyken geziyor ruhum sanki dünyanın bütün köşelerini, seninleyken tadıyor bütün güzellikleri, kapat gözlerine,
hapset beni…
İlginizi çekebilir
- 20 Kasım 2010 -- Senaristler ruh hastası sıra bize geliyor (6)
21 Kasım Dünya Televizyon Günü'ymüş. Kayıp ve Mağdur Çocuklar Araştırma Komisyonu Başkanı ve milletvekili Halide İncekara; Yaprak Dökümü, Fatmagül'ün Suçu Ne gibi çok izlenen dizilerin konusunu "sapık... - 31 Aralık 2009 -- Bir kadına emanetsin sen (2)
Ne sersemim ben. Hem de ne sersem. Dünü kendime sandım. Gözbebeklerimle her çizgine dayandım. Bugün anladım.
Dipte kimse görmedi, bir tek sen bildin balık çırpınışlarındaydım. Göz ermesin diye, yü... - 27 Eylül 2009 -- Şikayetciyim (0)
2007 senesinden beri Adnan Menderes Üniversitesi’nin Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu bölümünde öğrenim görüyorum.
Geçen iki senede okulumuz Aydın'a bağlı İncirliova ilçesinde Eğitim-öğretime devam ... - 09 Haziran 2011 -- Nasıl geçti habersiz İlkokul yıllarımız :) (0)
Çocukluk yıllarına ait arkadaşlarınızı hatırlıyor musunuz? Meğer ne kadar güzelmiş ilkokul hayatımız ama bilememişiz kıymetini. Küçükken insan anlamıyor ta ki; aklımız başımıza geldiğinde düşünüyoruz,... - 24 Ağustos 2009 -- Kırk mum (0)
Genç kadının yarası taze idi,
Yoldaşını iki gün olmuştu kaybedeli. Henüz farkında değildi. Kanıyordu bir yerleri, yakıyordu ciğerini. Gelenler gidenler, elini tutan acısını hafifletmeye çalışanlar ... - 10 Mayıs 2011 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: İkinci el aptal (1)
"seni çok sevmek istemiyorum" dediğim günün iki öpüş sonrası, cayır cayır yandı istanbul, plastik kalbini yüzün kızarmadan ve elin titremeden erittin, ne kaybettiğinin farkında olmadan, çok umarsız ve...
Aralık 29th, 2009 on 06:12
ne güzel anlatmışsınız, sevgiden yolumuz hiç ayrılmasın…
Aralık 28th, 2009 on 21:49
Yorumlarınızı okumak şiirlerinizi okumak kadar keyifli Cengiz Bey teşekkürler…
Aralık 28th, 2009 on 21:24
Üsküdar’dan Beşiktaş’a giden vapurdan martılara simit atarken; bir anda sağnak yağmur başlar, peşinden gökkuşağı oluşur, üçlü keyif yaşarsın;
martıların simiti havada kapmasının verdiği hoşluk,
denizin ortasındayken yağmurun tatlı tatlı yağması,
ve gökkuşağı…
işte çok nadir bir araya gelen ve bir araya geldiklerindeki zaman dilimi çok kısa olan üçlünün hikayesidir bu.
Bu kısa süreli keyifin bir benzerini yazınızdaki durulukta yakaladım Selda hanım. Güzel yazmışsınız kutlarım.
Aralık 28th, 2009 on 13:21
Hayatımızdan, ruhumuzdan hiç eksik olmasın sevgi onsuz herşey anlamını yitiriyor sanki Aslı…
Aralık 26th, 2009 on 20:06
Offf hapsoldum, kelimelerine Selda’cığım yaaa.
Sevgi ne hoş bir duygu. Sevgiyi okumak da yaşamak kadar keyifli. Yüreğine sağlık.