Doktor, ”Merak etmeyin, büyütülecek bir şey yok, 35 dakikalık işimiz var, üzülmeyin” diyor. Tabi kime söylediğini bilmiyor.
 
Ben ki, pireyi deve yaparım. Jüpiter’in kızıyım. En büyük gezegenin mensubuyum. Yayım. Büyüteçin kralını içimde taşıyorum. Maske takmayı bilmem ama süper rol keserim. İçimde fırtınalar eserken, yüzümle güllük gülitanlık sahne alırım. Allah’tan büyüteçimin markası, pozitif. İçim zorlanırken bile, dışımla hayatı kolaylaştırırım.
 
Eşim, arabaya park yeri ararken, oğlumla hastanenin kapısından girip bir koltukta oturup bekliyoruz. Bir anda, kendimi yanıbaşımdaki oğlumdan alıp, az ilerdeki bir başka evladıma odaklıyorum. Babasının kucağında ve en az 18 yaşlarında. O an, kendimi, emeğimi, terimi, elimden gelen tüm değerlerimi adadığım evlatlardan biri olan, hem zihinsel engelli, hem kas problemli bir oğula akıyorum. Oğlum, ”Hadi git yanına. Yüreğin rahat etsin, ver sevgini” diyor. Anında kendimi, yanlarında buluyorum. Melek oğlumu seviyorum. Birşeye ihtiyaçları var mı soruyorum. Derdimi, ameliyatı, herşeyi unutuyorum.
 
Hastane odamıza çıkarken, oğluma ”O melek, senin için buradaydı, bize denk geldi. Herşey iyi olacak, bu bir işaretti” dediğimde, oğlum da ‘Aynı şeyi düşündüğünü, içinden inanarak geçirdiğini ve kendini iyi hissettiğini” söyledi.
 
Oda numaramız 110 du. Oğlum, ”Hadi bakalım, sayı oyunu uzmanı, 110 oda numarasına yap yorumunu” dedi. Dedim, 1(Doktor) , 1(Hasta yani sensin) , 0(Tanrı) . Benim sayı oyunumda, sıfır Tanrısal sayı. Sadece üçünüzsünüz diye yorum yaptım. Cevap belli ki onu tatmin etmedi. Bileğine taktıkları hasta bilgileri içeren bilekliğini ısrarla uzattı. 8 haneli yanyana düşmüş sayıları toplayıp tüm 9 ları çıkardım içinden. Sonuç sıfırdı. Yine Tanrısal sayı karşımızdaydı. Ve yani Tanrı, ”Yanınızdayım” diyordu.
 
Sanki, ameliyat, operasyon vs değildi işimiz de oyun oynamaktı. Aslında, o anlarda yaptığımız hayatı, izleri, işaretleri, sayıları okumaktı. Hayatı kendi dilimizce okuduk, iyiye yorduk, rahatladık. Herşey yolunda gidecekti, derin nefes aldık.
 
Herşey iyiye yorduğumuz kadar iyi ve yolunda gitti gerçekten, çok şükür.
 
Dua ve iyi dileklerini eksik etmeyen herkese sonsuz teşekkürler.

About Aslı Özden

Aslı Özden has written 455 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 23 Aralık 2011 -- Gerçek benim (2)
    Savaştan yeni çıkmış bir yüreğin, aşk gölgelerinde biriken umutsuzlukları silebilir misin? Hangi renkle geldiğin umurumda değil, beni gördüğünde yalnızca aşk rengine bulanabilir misin? Bilirsin ki ...
  • 17 Aralık 2010 -- Ne bu kıskançlık sevgilim (4)
    Kıskançlık birini seviyorsanız eğer içinizi kemiren çok arsız bir histir. Ansızın gelir içinize yerleşir. Vakti, saati ve zamanı yoktur. Size sormaz ne yapacağını... Ne kadar keçiniz varsa haberiniz o...
  • 24 Temmuz 2010 -- Gözü kapalı sevişmek… (4)
    Bugün Aret Vartanyan ın bir yazısını okudum. Tek kelime ile ifade edecek olursam müthişti. Hele ki bir cümle vardı ki; "Sen ve benden başka aramıza giren hiçbir şey yok. Zaman durdu. Bedeninle değil r...
  • 11 Ocak 2011 -- Web Sitesi Hizmeti (0)
    Web siteleri günümüzün en etkili, düşük maliyetli reklam ve tanıtım araçlarıdır. Yeterli düzeyde tanıtımı yapılamayan bir hizmeti, bir ürünü, belki de kendinizi internet ortamındaki web siteniz vasıta...
  • 20 Haziran 2010 -- Ayrılığa sundum suskunluğumda gizlediklerimi (5)
    Yüreğinde nefes almaktı tek suçum. Ömrümden vazgeçip, Gözlerinde müebbeti istiyorum… Artık gözyaşlarım akmıyor. Gecenin kör karanlığında, Firarlarım bile, hep sende son buluyor. Kaçıp gitmek i...
  • 21 Kasım 2009 -- Müdürümün sureti (2)
    Bir hasetlik fesatlık, bir kıskançlık ya da adına her ne denirse densin, bir çekememezlik sonucunda, değerli ve faydalı olan insanı harcamak, ipini çekmek isteyen çok olur nedense. Benim müdürüm de...