Dün akşam yeğenim eve geldiğinde morali hayli bozuktu. Kendi sınıfından bir arkadaşı, sabah evlerinin bodrumunda kendini asmış. Öğretmenleri dün okulda olayı duyurmamış, dershanedeyken kötü haberi almış.
“İnanamadım teyze” diyor “daha dün beraber basketbol oynamıştık”, bütün gece evde ruh gibi dolaştı. Bugün sınıf arkadaşlarıyla birlikte evlerine gittiler. Telefonda konuşamadı “akşama evde anlatırım” çok kötü diyor.
16 yaşındaki bir genç kızın hayatına son noktayı kendi elleriyle koyması inanılır gibi değil. Daha hayatının başlangıcında, yaşayacağı göreceği bir sürü şey varken…Hayata sımsıkı tutunacakken…
Evinin bodrum katında, cep telefonunda yüklü olan ‘Aşk-ı Virane’ adlı şarkıyı dinleyerek intihar ediyor. Allah kimsenin başına vermesin, ailesi için ne kadar zor bir durum.
İhtimaller aşk üzerine kuruluyor. Polis araştırmayı sürdürüyor sanırım. Erkek arkadaşını dün sorguya almışlar. Böyle durumlarda da herkes birşeyler söyler. Kimbilir hangi psikoloji içindeydi. En deli, tehlikeli çağları…
Kendime soruyorum dün geceden beri hiç bir aşk uğrunda ölmeyi gerektirirmi diye …Her yaşta hissedilen duygular, hayata karşı verilen tepkiler farklı bunu biliyorum. Ama yinede hiç bir aşk acaba uğrunda ölmeyi haklı gösterebilirmi?
About Selda Uğur
Selda Uğur has written 64 post in this blog.
İlginizi çekebilir
- 30 Ekim 2010 -- Reklamedya.info (V Dergi) (18)
Birçok teklif almama rağmen baygri.com haricinde bir yerde yazma fikrine pek sıcak bakmamıştım, ta ki V dergi editörü Sıdıka hanım aklımı çelene kadar...
Derginin iki ayda bir çıkıyor olması ve bay... - 29 Ocak 2012 -- Kardan adam (0)
Parmak uçlarında yürüyordu adam, aşk kaçmasın diye. Ne bilirdi davulla zurnayla gelen baharı. Öylesine deli, öylesine kar soğuğu kışlarda taşımıştı sırtında. Yalın ayaktı hep, üşümüştü. Sığınacak bir ... - 27 Temmuz 2010 -- Ay ne terbiyesizim :) (8)
Ah bu telefon sapıkları insana illallah dedirtiyor. Neyse ki gsm şirketleri bu konuya kısmi de olsa bir çözüm buldu. Artık eğer isterseniz numaranızı özel numara aramalarına kapatabiliyorsunuz. Mesela... - 14 Kasım 2010 -- Koyunumuz Zeynep… (16)
Kurban bayramı denilince aklıma en çok babamın bayramda kurban olarak kesmek üzere aldığı koyunumuz gelir. Bayramdan yaklaşık iki hafta önce babam eve getirdiğinde ne kadar sevinmiştik üç kardeş. Evim... - 24 Haziran 2010 -- Ruhum geçmişin gölgesinde uyuyor (1)
Yine ıslandı kirpiklerim.
Maziyi andım bugün içten içe.
Boğulurdu, bakınca gözlerine gözlerim,
Düşler kurardım, seni göremeyince.
Dudaklarınla ıslanan dudaklarım, şimdilerde adına şerh koyuyor.
... - 07 Ağustos 2010 -- Aldatmak mı aldanmak mı hadi adını sen koy! (0)
Ah bu aldatmak nasıl derinliği olan bir iş böyle... Başkası tarafından aldatılmış, bunu öğrenince sevgilisinden ayrılmış sonra dayanamayıp barışmış olan bir arkadaşım anlatıyor bugün; "Titizlikle hare...
Aralık 16th, 2009 on 23:51
Hayatının daha en başında onu o yürek ağrısıyla ve yalnızlıkla baş başa bırakan yüreğinin ucundan tutmayanlardır, ipini bağlayıp ayağının altından sandalyeyi iten…Gözyaşları inerken gözlerinden kim bilir kaç defa neden yalnızım diye sordu kendi kendine. Acı çok acı okadar zor mu yalnızlığın farkında olmak. İnsan illa ben yalnızım mı demeli yakınındakilere, bir bakış ve bazen bir sözcük yeter bence bunu anlamaya, vaktiniz varsa sizde bir bakın etrafınıza.
Aralık 16th, 2009 on 21:02
Olay sadece aşk için ölen 18 yaş üstü biri olsa haklı çıkarmıydı? sebebi ne olursa olsun içinde ölüm olan herşey biter. Demek ki burda da aşk yok. Aşkmış gibi olna,mış,miş tarzı sahtelik var. Fakat bu masumun bunda suçu nedir? inanın suçu yok. peki suçluyu kazıyın altından insan çıkar sözü doğrultusunda suçlu kim?
Aslına bakılırsa mutlaka bir işaret olmamakla beraber herşeyin çok çabuk tüketildiği populist yaşam tarzlarında aranmalı. Tv de bi film izlersiniz kamera ünlü artistin kullandığı arabadan cep telefonu markasına kadar herşey açıkca gösterilir. Altta şu mesaj vardır.; sende bunları kullan. kullanmayı hak ediyorsun. Böyle bir düzende insanlar tüketime sevk edilir. Herşey hızlıca tüketilmelidir. Kazanan yalnızca 1 kişidir her yarışı ama herkes kazanacakmış gibi koşturulur sınavlarda dershanelerde, hayatta.
Bizlere mutluluk ithal ettirilir, mutlu olmayı bilmiyor gibi. Aşk kadar masum ve doğal duygusunu yaşarken bu girdaba giren bu masum çıkışı bulamaz ve..acı yaşanır..peki ne yapmalı? İsterseniz bunu yüreğinizin derinliklerine sorun, orada size gerçek cevaplar verilecektir.