Yalancı papatya koklamanın, ruhumda oluşturduğu girdabı, tesadüfen gördüğüm ters dönmüş bir kaplumbağayı çevirerek, huzura dönüştürüyorum ve geceleri yıldız toplayıp umut biriktiriyorum, karanlığı üstüme örterek sabahı bekliyorum.
düşünüyorum!
iyiler, siyah giymeyi benden öğrendi, inadına hümanistim, kimseye değil içime bağırıyorum.
mükafat olarak yamuk bir kalbe rastlıyorum…
yalan söylediğini bile bile, şiir gözlerine bakmaya doyamıyorum, kendimi doğruda olabilir’e inandırıyorum, hislerimle ego tatmini yapmasına müsade ediyorum, gözünün gözüme değil de görebildiği her yere bakmasını hazmediyorum…
acı yoksa aşk ta yok felsefesini doğruluyorum,
biliyorum ki;
büyük yaralar alsam da gün gelecek, ya… ne çok sevmişim
ne kadar üzülmüşüm deyip kendimi ti’ ye alacağım, o zamanda çekilen acı beyazlaşmış sakal olarak vücut bulacak yüzümde
ve tarihteki yerini alacak…
About Cengiz Aydın
Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.
İlginizi çekebilir
- 13 Ağustos 2011 -- Bir kader mahkumunun ranza boşluğundan dışarıya taşmış çentikleri için; Kiralık duvar aranıyor (0)
Son/bahardı
Ağaçlar yapraklarını yitirmiş
Hayta çocuklar okullarına başlamış
Yavru kuşlar anne kuşların gözyaşları altında yuvalarından uçmuştu…
Şehir anlamsız/çelimsiz ve başkalarına göreydi
Yok... - 11 Temmuz 2010 -- Seninkinin üzerinde ne var (12)
Masaya oturur oturmaz, hepimiz silahını çıkarıp masanın üzerine koyan kovboylar gibiydik. Daha oturduğumuz sandalyeye kendimiz yerleşmeden, sigara paketlerini masanın üzerine koyuşumuza hala inanamıyo... - 16 Kasım 2010 -- Bayramlar Bayram Ola! (2)
Ana, bu bayram mı? Aman çok ayıp
Çocukken gördüğüm bayramlar hani?
Mübarek elleri öpüp, koklayıp
Yüzüme sürdüğüm bayramlar hani?
Hani ya o özlem, hani ya o tad?
Ne dışım kaygusuz, ne içim rahat... - 25 Temmuz 2010 -- Gerdekteyim kardeşim (0)
Sabah internette gazete manşetlerine göz gezdiriyorum. Bir haber dikkatimi çekti. Bir insan bi düğünde ne kadar kendini kaybedebilir dedim kendi kendime.
Bilirsiniz bazı insanlar düğündü dernekti b... - 05 Mart 2011 -- Beni özle (0)
Gül goncasıdır yüreğim, yavaş yavaş açar duygularını etrafa. Dağıtır güzel neşesini, sanki mis gibi kokan gül gibi…
Yeşerir duygularım beslendiğince güzel sözlerle. Aşkın tadır adım, sevginin değer... - 19 Mart 2009 -- Ülkem adına pembe düşler (0)
Çoğumuz biliriz strateji oyunlarını...Oynamasak bile duymuşuzdur...Bende bu dünyadan uzaklaşmak istediğimde kendi dünyamı kurmak için strangold oynarım...
Oyunda Cumhurbaşkanı da, Başbakan da, Gene...
Ekim 14th, 2011 on 13:13
Bu karanlık sonsuzluğun yolu hep acıdan mı geçer, yara almadan büyüyemiyoruz?..
Öyle karıştırılmışız ki, bir diğer yarımızı bulabilmemiz için daha çok kanayacağız ve kanatacağız..dileğim fazla yara almadan birkaç beyaz saç teliyle ömrü tamamlamak… hani mesela..
Sevgiler Cengiz..
özlemiştim..
Temmuz 10th, 2010 on 19:15
inadına hümanist olmanın dışında inadına şiir tadında yazılar ,siyah giymenin acısnı ,beyaz sakalla noktalamak ..anlamı hüzün yüklü gibi ama bir o kadarda hayata direncin ,hayat içinde kazanılan aldırmazlığın betimlemesi ;bile bile lades olmak ve sonrasında acısı da olsa tadına bakmak ..çok güzel anlatım ..ve cok güzel bir yazı teşekkürler
Aralık 26th, 2009 on 09:47
Eyvallah Ebru hanım, teşekkür ediyorum.
Aralık 26th, 2009 on 01:48
birisi egolarını tatmin ederken sen hesapsızca bin öpücük konduruyorsun yüreğine aşkın, gözbebeklerini beyninde kocaman çerçeveleyip asıyorsun duvarlarına kalbinin.yokluğunda her onlara baktığında ne kadar acıyor die birde kalbine bakıyorsun doruğuna çıkıyorsun hesapsızca sevmenin…o mu?zavallılığının verdiği acıyla bambaşka arayışlarda buluyor kendini.
yüreğinize sağlık.
Aralık 25th, 2009 on 18:51
Selda Hanım ve Aslı Hanım çok zarifsiniz güzel cümleler için teşekkür ediyorum.
Aralık 25th, 2009 on 16:43
Cengiz Bey, ben yazınıza değil resminize yorum yapacağım tüm samimi duygularımla. Ayıp kelimesine takla attıracağım inadına. Kimseler gibi durmayacağım yine, her zamanki gibi söyleyeceğim, içimden ne geliyorsa.
Resimde ki adama baktığımda; tebessümünün ardında, hüzün yüklü suret yansıyor odağa. Derin mavi bakışlar, acıyla alay ediyor, çünkü acıya çok aşina. Siyah giymeyi seçmiş halleri, kirlenme yarışında önde giden beyazla olmuş hep başbaşa.
Yazı yada Görsel…Yürek ister belki ama, Yorum yorumdur ayrıca.
Aralık 25th, 2009 on 12:47
bende siyah giymeyi neden bukadar seviyorum diye sorguluyordum kendimi:)Yine Cengiz Aydın yine derin anlam yüklü kelimeler…Daha ne diyeyim…