Her yıl aralık ayında olduğu gibi bu yıl da hem gece kulüpleri, oteller hem de yılbaşını evde geçirmek istemeyip alternatif programlar arayanlar için, yılbaşı hazırlıkları başlamış olmalı.
Evlerinde ailece yada yakın arkadaş çevresiyle kutlayacak olanlar da detayları konuşup, ev sahibine çoktan topu atmıştır heralde. Yani herkes üç aşağı beş yukarı 2010 u nerede ve kimlerle karşılayacağına karar verdi.
”Yeni yılı nerede karşılayacaksınız?” şimdi soru mu bu?
Biz açmıyoruz ki 2010 a kapıyı. Yeni yıl, kendi tarih düzeni içinde geliyor ve o bize açıyor aslında kapılarını. Kim kimi karşılıyor sizce? Biz insanoğlu, eğlensek de gülsek de, içsek de kussak da, haydi eller havaya ”Eğlenmem lazım” modunda bir taraflarımızı yırtsak da, baş ağrısıyla yeni yılın ilk sabahına pardon öğlenine hatta akşam alacasına göz açsak da, biz mi karşılıyoruz yeni girecek yılı acaba?
Halbuki, biz yeni yılın kucağına düşüyoruz, biz klişeleşmiş iyi dileklerle kendimizi avutuyoruz oysa. Biz iyi yada iç güveysinden orta halli yada elim varmıyor yazmaya fena değil diyelim kötü yerine karşılasak da, 2010 bizi nasıl karşılayacak bakalım, hiç düşündünüz mü?
Biz yine hoppa eğlenip gülmüştük ama kriziyle, olaylarıyla 2009 bize kapıyı açmamış mıydı? Koskoca sene, biz ağlarken gülmemiş miydi halimize?
Aslı der ki; siz siz olun, ister evde ister bir eğlence mekanında yada her neredeyse, bırakın anlamını bile içinde barındırmayan, klişe dilekleri de, önce insanlık ve tüm dünya için, tabi ki sonra da kendiniz için, hiç değilse yılın ilk dakikası üç Kulhuvallah bir Elham okuyun da, 2010 yamuk yapmasın kimselere. Açtığı kapıdan, dualarla girmekten başka şuur olamaz bence.



Aralık 29th, 2009 on 10:00
Sevgili Zeynep Hanım, deneyin iyi gelecek inşallah.
Aralık 29th, 2009 on 05:06
Aslı hanım sayenizde bu sene dualarla gireceğim yeni yıla, teşekkürler…
Aralık 29th, 2009 on 03:35
Her ne yaparsanız, yeni yıla dualarla girmeyi unutmayın:)
Aralık 28th, 2009 on 17:36
Ben ne yapsam ki?
Bi fikrim yok bu yılbaşı kararsızım
Aralık 28th, 2009 on 15:09
Sevgili Muzaffer, tutun arkadaşlarınızı kulağından okutun yazıyı:)
Şaka bir yana, gençlikte hep bir yerlerde arkadaş çevremizle, gençliğin heyecanıyla eğlenerek girdik yeni yıla. Çok sadeliği de yaşadım çok şaşaayı da. Ama her nerede olursak olalım, dualarım hep dilimde, gönlümdeydi. Hiç atlamadan ihmal etmeden hemde. Ve kendimi bildim bileli, nerede olursak olalım sabaha karşı da gelsek evimize, Allah rızası için ibadete, Allah ile sohbete(Namaz) otururdum çok toyken gençliğimde bile.
Kimin nasıl içine siniyorsa diyelim, 2010 yılında herkese herşeyden önce sağlık dileyelim.
Aralık 28th, 2009 on 14:58
Sevgili Selda, aklı işletince insan herşeyin yalınlığıyla ve mistik enerjisiyle karşılaşıyor. Problem bizde değil, aklını işletemeyenlerde bence:)
Aralık 28th, 2009 on 14:55
Teşekkürler Ebru Hanım
Aralık 28th, 2009 on 13:44
Tam bende onu diyordum. Bu kadar olur..!! Bu arada keşke hafta sonu “eğlenceee” diye kafamı yiyen arkadaşlarımda bu yazınızı okusalar..
Aralık 28th, 2009 on 13:09
bende kendimde problem var diyordum
) ama benim gibi yeniyılı sessiz ,sakin dualı karşılayanlarda varmış, sevindim doğrusu…
Aralık 28th, 2009 on 03:02