Gecenin görevini güne teslim ettiği saatlerdi, her zaman olduğu gibi yataktan sadece vücudum kalkmış, ruhum uykuya devam ediyordu. Ve yine her zaman olduğu gibi işe zaten geç kalmış olmanın verdiği tam adının ne olduğunu asla bulamadığım bir halde evden çıktım.
Bilinçaltımın ayaklarıma hızlı olması için ettiği küfürlere inat, yavaş adımlarıyla ilerliyordum. Birden “paaat” diye bir ses duydum, önemsemedim yürümeye devam ettim, ilginçtirki o paaat sesi yaklaşık 30 adım kulaklarımda yankılandı. “Olum cengiz ne oluyor lan kafayımı yedin” diye içimde geçirdim ve sonra istem dışı bir eylemle 30 adım geri geldim o paaat sesinin geldiği yere yöneldim.
Ve ne göreyim, insanın aklına gelmeyecek, (yani ben o sesi duymasam veya duyduğum halde önemsemesem o kaplumbağayı orada hiç kimse göremezdi) öyle tenha bir yerde kaplumbağanın teki düşmüş ve ters dönmüş kurtarılmayı bekliyor, ve düştüğü yer beton olduğu için o paaat sesi çıkmış.
Kaplumbağayı kurtarıp güvenli bir yere bıraktıktan sonra düşündüm;
“Ben aval aval yürürken, tam duyma mesafemde kaplumbağanın beton zemine düşmesi, toprağa düşse ses çıkmayacak! benim o sesi duymama rağmen 30 adım kadar yürümem sonra fikir değiştirip sesin geldiği bölgeye yönelmem kaplumbağayı kurtarmam ilahi bir tesadüfmü? hayatın anlamınımı buldum bilemedim”
Lakin; bu olaydan oldukça sonra yaşadıklarımı bir yazımda giriş olarak anllattım, o yazıyı buradan okuyabilirsiniz…
İlginizi çekebilir
- 12 Mayıs 2011 -- Bilme Beni (0)
Anlam arama söylediğim sözlerde... Düşünme, yargılama, sorma, sorgulama beni... Oluruna bırak, hatta beni kendi halime bırak... Üzerime düşme, üstüme gelme... Bana kendimi önemli hissettirmeye çalışma... - 07 Mart 2009 -- Saat… 3:48 (1)
Kaç gece daha böyle uykusuz geçecek? Zaman kavramının yitirilmişliğinde kaç gecem daha bitecek? Bugün güneş güzel doğdu, güzel battı ve yine tazeydi ve yine mutluydu. Bende mutluydum...Mutluluğuda biz... - 24 Kasım 2010 -- Ferah Medikal (2)
Çanta tipi masaj masası, Akülü ve manuel tekerlekli sandalye, Profesyonel masaj masası, Masaj yatağı ihtiyaçlarınızda Ferah Medikal'i tavsiye ediyorum.
Pazar dahil haftanın her günü 09:00 -23:0... - 03 Eylül 2009 -- Yörük Ali Efe’nin diyarı (0)
Ege'nin küçük ama şirin, incir ağaçlarının gölgesinde denize manzaralı kendi halinde bir şehri vardır.. Yazları o kadar sıcak olur ki "hani asfalta yumurta kırsanız pişer ya" o misal bunalırsınız, ama... - 12 Haziran 2011 -- Asker Eşinden Gönderilmemiş Mektup (0)
Erim… Sana buralardan içimdeki yangınlar kadar sevgi ve saygı gönderiyorum. Çünkü sen en güzel duyguları hak ediyorsun. Oralardan ağlayışlarımı, iniltilerimi duyma, bilme, gözyaşlarımı silemediğin içi... - 21 Mart 2012 -- İyi’nin Ölümü (4)
Herneyse
istir parmak uçlarımı kemiren. Ağzımda kallavi bir Bütün kokusu. Eski bir şarkıyı doğurur durumum. Şakaklarımda töre kanı ve ergefi açılmamış koyu bir mavisu.
Hüzünden.
Bu yüzden, at...
Aralık 30th, 2009 on 15:12
bazen kendimizi hayatın dışında saçma bir yerde sandığımızda gerçekte nerede olduğumuzu hatırlatır bir ses bir nefes.hala hatırlanıyor ve çekilip alınıyorsunuz kendinizi attığınız o dışarılardan. yeriniz burası tekrar hoşgeldiniz Cengiz bey
Aralık 30th, 2009 on 06:14
Bir dış ses ve iç ses…Farkındalık işte bu…Ve ulviyete hizmet etmek devamı.