Oyun değil hayat bu…Eğer hayat oyun olsaydı, bu kadar zorlanmazdık. Dizlerimiz kanardı en çok, bu kadar paralanmazdık. Hata yapmazdık bu denli, kurallara uyardık.Yok olmadı mı, mızıkçılık yapar, rahatça oyundan çıkardık.
Hayat oyun olsaydı, her saçım çekildiğinde düşünmeden savururdum tekmemi mesela. Kolayca küserdim, keyfini bile sürerdim üstelik.
İçim sen diye avaz avaz tepindiğinde, çalabilir miydim kolayca düşünmeden kapının zilini, ya uyanırsa birileri? Hayat oyun olsaydı, beklerdim oynamak için bir sonraki saati.
Bir elimde oksijenli su, bir elimde yara bantı yaralarına merhem olmak ister miydim hiç. Bu denli beklentisiz ”sana yazmak bana iyi geliyor” diyebilir miydim, ayıpsa ayıp ve çocukça.
Zaman ertelenmeyecek kadar daralmışken bana; tartıları terazileri ortaya çıkarmadan, en saf en anadan uryan hallerimle yanyana sıralayabilir miydim cebimdeki kelimeleri.
Oyun değil, hayat bu…
” mükemmel insan yoktur, mükemmel niyetler vardır ”
Benzer yazılar
- 24 Ocak 2010 -- Gerçek aşkın acısı geçmez, hafifler (7)
Sözünü ettiğim, gerçek aşk. Hakiki, sahici, kör edici cinsten olan. Kendinden vazgeçiren, önceliği sevdiğine verdiren o muazzam histen bahsediyorum.
Öyle günümüzde ayağa düşmüş hallerdeki duygudan... - 18 Ocak 2010 -- Yedi krala küstüm (5)
Dönüp tarihime bakıyorum, şimdiki bana ben bile şaşırıyorum. Ben ki yedi kralla barışıktım oldum olası. İyi de yedi kralın yediside mi bana yamuk yaptı? Bu ne izolasyon böyle bendeki. Bu nasıl padişah... - 04 Ocak 2010 -- Kendim için seviyorum (8)
Ne olursa olsun ve kim olursa olsun, düşmüyor içimde hazan yaprağı. Kimse ölmüyor yüreğimde, izin vermiyorum. Elim varmıyor bir kazma bir kürek alıp iç çeperlerimde mezar kazmaya. Gönlüm el vermiyor y... - 26 Aralık 2009 -- Kaç mevsim buruşturduk seninle (2)
Yine el ayak çekildi. Yine çöktüm gecenin başına, iki kişilik yalnızlığımla. Yüreğimin çilingir sofralarında seninle demleniyorum.
Biliyor musun her esirgediğin sözün, her kısa cümlen ayrı bir meze... - 19 Ekim 2009 -- Tatlı dile, güler yüze tav oluyorum (1)
İş yoğunluğumdan arta kalan zamanlarımda, genelde haftasonlarında kendimi şımartmak istediğimde, bir alışveriş merkezinin orta katında, sigara içebildiğim balkonlu restauranda, somonlu makarna yerim. ... - 18 Ekim 2009 -- Bedenlere, ruh geldi (1)
Elimde gazete, Hürriyet cumartesi ekinin üçüncü sayfasına takılıp kalıyorum. Fotoğraflardan kendimi alamıyorum.
Amerikan Glamour Dergisinin, eylül ve kasım sayısından iki fotoğraf da bana sımsıcak...
Aralık 17th, 2009 on 02:31
Teşekkürler Sevgili Mert, Teşekkürler Sevgili Ebru…
Bu arada, Yine yeniden aramıza hoşgeldiniz Ebru Hanım.
Aralık 16th, 2009 on 23:56
Çok güzel yazmışsınız yüreğinize sağlık…Niyetlerdir insanları mükemmel yapan, takdiri hak eden niyetlerin kötülüğe yenik düşmemesi dileğiyle.
Aralık 16th, 2009 on 20:55
” mükemmel insan yoktur, mükemmel niyetler vardır ”
Ötesi yok!!!!