Ya içini konuşacaksın. Yok için kötü söylüyorsa, yada içini susturacaksın. Yani özü sözü bir olacaksın.
Adam gibi adamlığı, bana düşmez ve hiç haddim değil belki ama hatta Müslümanlığı, ben özle söze bakarak tartarım. ”Sen de kimsin?” diyeceksiniz. Hiiçç, kulum. İnsanoğluyum. Biraz ”Hiç” im, biraz ”Herşey”im.
Yat kalk, spor yapar gibi hemde. Binbir tilki ile vur başını secdelere. Dön, tavaf et Kabe’yi, bilmem kaç kerelerce. Hadi gittin bir kere, iyi de ettin Allah kabul etsin. Ama tutsana artık bir açın, açığın, nefessizin elinden. Bin kere para döküp defalarca gideceğine. Sadaka ver vermesine de, hani sağ elinin verdiğini sol elin görmeyecekti. ”İlan et” diyen kim, hem de göstere göstere. 4444 kere değil de, off saymasan da 4443 kere çeksen şu tespihi, hatta elinle değil de zikrin gönlünün diliyle olsa. Alışmasan saymaya da, başkalarının eksiğinin, günahının da tutmasan çetelesini. Sana ne fayda? Paraya pula, mala mülke markaya böyle dellenmesen bir de. Maddeyi eritmedikçe tüm iç çeperlerinde, Yaratan’dan ve her birine suretini üflediği yaratılandan seni alıkoyar her bir kuruş, haberinde mi? Gönül gemin batar maddeye tamahla, bildin mi, iyi belledin mi?
Defalarca ve defalarca (Allah da kabul buyurursa), sil baştan sona altını çize çize, bazılarını kırmızı kalemle yuvarlak içine almacasına okuduğum, kutsal kitabımın bana en çok dediği şu ki, ”Namaz ayetinden çok, kul hakkı var terazilerin miliminde. Ve özün neyse, sözün de o olmalı mutlaka. Bilgilerinize…
About Aslı Özden
Aslı Özden has written 455 post in this blog.
İlginizi çekebilir
- 12 Mart 2011 -- Aşksallaşmalarım (0)
1-Kaos
İhtimaller denizinde, fırtınalı bakışlarına kapılıp boğulmaya başladığımda, anladım aşkın insanı nasıl aptallaştırdığını. Sahteliğini bile bile teslim olmak sana, her defasında lades diye ha... - 05 Kasım 2009 -- Blogcular ne kadar kazanır? (0)
Blogculuk ve bloglar üzerine yazılmış güzel ve açıklayıcı bir yazı okumanızı tavsiye ederim;
Bloglar geçtiğimiz birkaç yıl içinde büyük bir değişim geçirdiler. Bir zamanlar sadece sınırlı bir kitle... - 24 Haziran 2010 -- Bu rezalette emeği olan herkesi alkışlıyorum (1)
Vatan gazetesinde okudum;
"MUĞLA'nın Milas İlçesi Avşar Köyü'nde, borcu nedeniyle elektriği kesilen balık çiftliğindeki toprak havuzlarda oksijensiz kalan 25 bin balık telef oldu. Balık çiftliğinin... - 04 Kasım 2010 -- Düşünüyorum, öyleyse ayvayı yedim… (0)
düşünüyorum, öyleyse ayvayı yedim...
erimiş peynir gibi olan düşüncelerimin üzerinde ki yumurtanın sarısı gibi baskı yapan
huzursuzluk...
gürültülü bir sessizlik eşliğinde sıradan öğleden ... - 11 Ekim 2010 -- Yeşil bir suskunluk dolaşıyor gözlerimde (7)
Gökdelenlerin arasına sıkışmış ve içindeki kavgaya alışmış insanoğlunun bulanık zaferiydi teknoloji, ilk zamanları uydu anteni ekseninde genişlerken dünyamız, sersemleşen aklımızı fark edemedik. Mutsu... - 15 Aralık 2009 -- Uykum yoktu heyecanım çocuktu (0)
Çayımla demlendim dün gece. Ve sardım tabakamdaki bütün tütünleri. Tutmadı uyku, kırpmadım gözümü. Kirpiklerim değmedi birbirine.
Sonra süt içtim, çocukluğumdaki gibi. Uyku basar sandım gözlerime....
Aralık 26th, 2009 on 19:55
Sevgili Muzaffer, ”Budur!” yorumunuzla çok şey ifade etmişsiniz. Mutlu oldum, bir avuç kalan hemfikirleriz.
Ewt yorumunuzda ki gibi sadece İNSAN olmak gerek. Gerisi detay… Teşekkürler güzel yorumunuz için.
Aralık 26th, 2009 on 19:52
Sevgili Selda’cığım, ne mutlu ki bir avuç kadar da olsak varız.
”keşke yazınızı okuma imkanı bulabilseler ve kafalarında soru işareti oluşup kendilerini tekrar tekrar sorgulayabilseler…” cümlende geçen güzel dileğin gerçek olsa ve bir gün özellikle gençlere ulaşabilse de bu özet yazıyla, o gencecik yüreklere bir minicik ışık olsam.
Aralık 26th, 2009 on 18:41
Müslümanlık adı altında islam dinimizin temellerini çatlatan ve bunları kılıf olarak kullanıp her türlü çirkinliği yapan sözde insan müsfetteleri ; bırakın bunları insan olun insan sadece..
Aralık 26th, 2009 on 18:35
Budur…!!
Aralık 26th, 2009 on 14:21
özü sözü bir insanlar gittikçe azalıyor, herkes başka şeylerin hesabını yapıyor, keşke yazınızı okuma imkanı bulabilseler ve kafalarında soru işareti oluşup kendilerini tekrar tekrar sorgulayabilseler…
Aralık 26th, 2009 on 14:09
Sevgili Bige Hanim, sevindim begendiginize. Ben de tesekkur ediyorum yorumunuz icin.
Aralık 26th, 2009 on 13:12
içine çekti yazınız beni çok başarılı ,sayılardan ,şekillerden ,hurafelerden uzak olmayı süper ifade etmişsiniz .teşekkürler aslı hanım çok beğendim.
Aralık 26th, 2009 on 12:35
Sevgili Mert, gerçek bu. Ve beğendiğinize sevindim. Güzel yorumunuz için ayrıca teşekkürler.
Aralık 26th, 2009 on 11:49
Hislerime tercüman olunan bir yazı,korkunç beğendim gerçekten al çerçevelet duvarına as Mevlana yazmış diye yuttur gönül gözü kapalı olanlara.
Muhteşem!