ahh pamuk-prensesEskiden herşey daha güzeldi derler ya büyüklerimiz, acaba gerçekten herşey eskiden masallardaki gibimiydi; Heidi ve dedesinin yaşam sevincinden çoşması, ne bileyim çocukluğumdaki Küçük Ev dizisindeki gibi; her şartta mutlu olabilen insanlarlamı doluydu her yer.

Yoksa;  ”eskiden herşey daha güzeldi, duygular değerliydi” diye kurulan cümlelerin içi boşmu? Günümüzü baz alınca eskinin daha iyi olduğuna dair ciddi  şüpheler duyuyorum, çünkü aynı kültürün devamıyız.

Günümüzde herkes çakal, Keloğlan duruluğu yok insanlarda, pamuk prenses 7 cüceyle aynı anda çıkıp, cadıyla cilveleşiyor. Bu plastikleşmeye ayak uyduramıyorsan ya çekip gideceksin yada düşünmeyip yorumlamayacaksın…

Kaçış olarak düşündüğün “hadi gel köyümüze geri dönelim” de çözüm değil, köyünde kitap okunmuyor ama her evde 2 tane çanak anten var, yuvarlak dünyanın insanı yuvarlamasına direnmek zor, biz büyüdük ve çoktan g.tümüze kaçtı dünya… Duyguların sadece yazılarda, filmlerde ve şarkılarda kaldığı bir dünya yaşanası olmaktan çıktı…

Yukarıda yazılanları okuyupta “sanki kendisi sütten çıkmış ak kaşık” paso eleştiriyor hep mualif diye düşünenler olabilir, olsun s.kimde değil…

Yazıda girişi; sunileşen insani değerlerden örnekler vererek yaptım, asıl derdim son zamanlarda sitedeki iletişim yollarını kullanarak tarafıma edilen küfürler hakkında yazmak.

Bazı klavye delikanlılarının işi gücü yok nerdeyse her gün beyinlerindeki çekememezliği kusuyorlar, ben içimden “lan oğlum akıllı olun lan” deyip gülüp geçsemde, adamlar türlü şekillerde geliyorlar, amaçları nedir? neden böyle yaparlar bilmiyorum, bana küfür ederek egolarınımı tatmin ediyorlar anlamadım, gelen maillerden bazılarını ve geçende MSN’imi patlatmaya çalışanlarla ilgili yapılabilecekleri ilgili yerlere ilettim, yasal yollara başvuruyorum artık.

Allahtan sevenimiz sevmeyenimizden çokta gaza geliyoruz, kendimizi iyi hissediyoruz. Her gün baygri.com’daki iletişim seçeneklerinden “zaten tek seçenek var :) baygri@hotmail.com” işte bu iletişim seçeneğinden bana gelen maillerin yüzde 5′ini içinde lağım taşıyan klavye delikanlılarının küfürleri oluşturuyor, geri kalanını daha güzeli :) daha iyiyi bulmak adına yazılan mailler oluşturuyor, bağlıyorum;

Cengiz der ki ben buyum
sevenimde var sevmeyenimde
sevenlerim başımın tacı
sevmeyenlerim zil taksın biyerlerine

En samimi tebessümlerimi en derin saygılarımı ve en harbi selamlarımı gönderiyor, küçüklerimin yanaklarından, büyüklerimin ellerinden öpüyor yaşdaşlarımla tokalaşıyor herkese iyi şeyler diliyorum.

About Cengiz Aydın

Cengiz Aydın has written 1010 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 03 Mayıs 2010 -- Kanalizasyon (10)
    Boston. Hava sıcaklığı 32 derece. Herkes soyunuverdi birden. Kızlar, askılı mini elbise ve parmak arası terliklere, erkekler şortlara geçtiler hemen. Etraf cıvıl cıvıl. Kimsenin umru değil, kimseler. ...
  • 07 Şubat 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 7 şubat 2009 (0)
    Uyandım saat 9.45, acil bir çıkış yaptım, 11 gibi iş yerimdeyim, girişte güvenlik görevlisi, çantamı gecerken kontrole bırakmadığım için uyardı, geç kaldım aceleden unuttum çantayı bırakmayı dedim, al...
  • 07 Kasım 2010 -- Bu nasıl izdivaç? (9)
    İnternette ve haber sitelerinde bol bol videoları dönüyor mutlaka izlemiş ya da okumuşsunuzdur. Esra Erol'la İzdivaç programından bahsediyorum. Damat adayı Necati Bey talip olduğu gelin adayı Yadig...
  • 05 Ekim 2010 -- Kadınlar yakışıklı gördümü bakar kardeşim (6)
    Geyik bir konu ama yazmak istedim, yapılan uluslararası aşk araştırmasına göre, tabu olarak görülen bir çok şey artık dile geliyor. Eskiden erkekler hoşlandıkları, güzel buldukları kadına çekinmede...
  • 05 Ekim 2011 -- Hayvan Sevgisi (2)
    Bugün sabah   kahvaltı  yaparken televizyonda  haberleri  izledim.  Antalya da yaşayan Ramazan  Öztürk isimli bisiklet  tamircisinin güvercinlere olan merakını konu eden bir haberi veriyordu spiker....
  • 14 Nisan 2009 -- İlk emir oku ise, ikincisi yaz’dır (1)
    12 Nisan gecesi çok güzel hareketler bunlar' ı izlemeye başladım. Programın giriş bölümünde Yılmaz Erdoğan öyle bir söz söylediki çok hoşuma gitti. Aklımda kaldığı kadarı ile; ilk emir oku ise, iki...