“Dünyayı sahiden bilenlerin yüzüne dağılabilecek kadar berrak kalan bir gülümsemeyle”
Suskunluğu sese çeviren adamın zamanıysa bu zaman..için kanar, uyuşur bedenin, donar kalırsın yaşamın içinde. Bazen ağırdır tanıklık etmek zamanın katledilmesine seyirci kalmak, o an istediğin el onun eliyse, o an istediğin onun sesiyse, onun sözüyse boşa geçmiş zaman dersin, bilirsin bu adam doğru buluşmaların adamıdır.
Gelişlerine, gidişlerine, kalışlarına, sözlerine, dokunmalarına ve elbette düşüncelerine tanıksındır önceden, bildiğin, tanıdığın nefestir o, yaşamak dediğinde yanında olmasına şükrettiğindir, yabancı değildir henüz sana, gitmemiştir senden daha, yaşadığın daha geçmiş bile olamamışken, tanık olmak gidişine..el sallamak, sahi unuttuğum bir şeyi yaptım..gidene el sallamayalı ne çok zaman geçmiş, gider mi gider? kalır mı kalırsın sen de..bu neşe, bu ayaz, bu aşk, bu kahve, bu biber, bu acı, bu şeker….yok yok öte hiç yok..
Bildik masal yaşamadım ben seninle..bir adamla nasıl zenginleşilir, sonra onu yitirince bile nasıl güzelleşilir bunu bildim, kavramaya çalıştığım yaşamın, aşkın ve kendimin başka hallerini keşfettim seninle..sözcüklere, hayallere tutunup giderim..bir düşü yolculadım ama şıkır şıkır bir iz bıraktı içimde ne güzel..
”mavi serpuşlu bedevilerin, çölü suyun mavisine boyadıkları gibi, benim kalbime de yıldızları serpti gitti ne güzel”
About Zuhal Kale
Zuhal Kale has written 25 post in this blog.
Benzer yazılar
- 24 Ekim 2009 -- Ayna (0)
Bir hayata itirazın cümle kapısıdır ayna, ya da kabul edişin ve düşlerin azınlıkta kaldığı bir serüveni en çok aynalar yansıtır. Bilirkişidir ayna ihmale gelmez ve bir hayal kumpanyasıdır, birgün kırı... - 22 Haziran 2009 -- Baba (0)
"Baba yüreğim kanıyor, Duman duman hasret tütüyor her yanım baba... Şimdi düşsem şu dalgalara boğulur muyum?.. Yine tutar çıkartır mısın baba?.. Yoksa duymaz mısın sessiz çığlıklarımı tuzlu sularda?..... - 10 Mart 2009 -- Nay na na nina nay (0)
Dün gece yine dostlarlaydık
konuştuk şurdan burdan
insanlardan ülke sorunlarından
bi de çocuk düşlerden elbette
hüzün rengi duman
nice coşku, nice umut
geçti düşler gözümden
kimileri yok bilinm... - 09 Mart 2009 -- Çoktan hükmüm vardır (0)
Bana kimse sormaz atarlarken düğümü
ben bir dilsizim silkemem ki yükümü
gözlerimde ürkeklik kimse bilmez küsümü
çünkü adım kadın dinletemem sözümü
bana herkes sahip benim hiç hakkım yoktur
ben ... - 27 Şubat 2009 -- Mesela sen şair olsan (0)
Mesela sen şair olsan
ben öpsem seni usulca
martılar simitleri kapsa havada
ben seni izlesem
sen gülsen baksan bu yana
ben simidin bir parçası olsam
bir türkü tuttursam içimden
neşeli bir şey... - 27 Şubat 2009 -- Eksik şarkı (0)
Yalnızlık çalışıyorum bu aralar....
Ya da yalnızlığı anlamaktan ötesi var diyorum..umutsuzlukta en büyük umuttur içinde bulunduğum yabancılaşma halinde..tam da şu anda...
Şimdi kalkıp yüreğime d...
Aralık 15th, 2009 on 14:53
Hoş bir ayrılık yazısı tebrikler…
“Severek ayrılınsa aşka hasret kalınsa, eğer mutlu olunursa yeniden barışılsa” olmazmı?
Ocak 23rd, 2009 on 11:51
Her ayrılık böyle güzel bi tat bırakabilse keşke… Belki acısı geçinçe hepsinden bir kaç ışık parlıyodur, kimininkisi az, kimimkisi daha parlak…