Yazar değilim ama bildiğiniz gibi yine de yazmaya çalışıyorum. Aslında, herkesi karşıma almış bir nevi konuşuyorum, laflıyorum, sohbet ediyorum, kafa şişiriyorum biliyorum.
Sanki, sadece yazılarımı editörüm eleştirebilir modunda geziniyorken, evdekilerin sağlarını görüp soldan girişiliyorum. ”Haftada 1 yada bilemedin 2 kez yaz ki daha kaliteli yazılar çıksın” diyor eşim. ”Otu moku yazıyormuşum” öyle diyor çocuklarım.
Önce hinlik düşünüyorum. ”Kıskançlar nolcak, kağıdıma, kalemime, klavyeme hasetleniyorlar” ” diye içimden geçiriyorum. Sonra, ”İlgimi mi eksik buluyorlar ki?” diye kendimi sorguluyorum. Aaa, dışardan kendime bakmayı akıl edip, ”Hadi lenn” çekiyorum. Her an, her yanlarındayım. Bu yaşımda genç kızlar gibi sekiyorum. İlgi, sevgi, eğlence tam gaz en çok bende. Eee iyi de benden yana neleri eksik, bulamıyorum. Allah biliyor, çiçeksiz sofra bile kurmuyorum. Çiçek bulamasam, bahçeden ot yoluyorum.
Dönüyorum, ”Neyiniz eksik?” diyorum. Çıt yok:) ”Allah için, bizden yana sorun yok, senden yana da eksik yok. Okuyucuya üzülüyoruz” diyorlar. Utanmıyorlar. ”Tamaamm açarız halka, okuyucuya, yorumcuya” diye homurdanıyorum bir de gülücük savuruyorum.
Hepsi, hep bir ağızdan gülüyorlar. ”Açmasına açarsın yazarlığını eleştiriye de, alırsın gardını, giyersin zırhını, kuşanırsın oku-yayı, kılıcı kalkanı” diyorlar. Ayy bunlar benimle kafa buluyorlar. ”Son gülen iyi güler” sözünü ortalığa döküp, ”Ulan, eleştirileceksin bak, ağır ol ” diye de içimden geçiriyorum, kendi kulağımı çekerken beşliği de bozdurmamaya çalışıyorum.
Ey okuyucu, darılmaca gücenmece yok söz. Harbi harbi eleştirilmek istiyorum. Neyi yazayım yada yazmayayım. Neyi ne yapayım. Kaç yazayım. Hangi kelimelerle boğuşayım. Nasıl satırlarda takla atayım size soruyorum.
Yazılarımı, yazarlığımı eleştiriye açıyorum. Yalnız fazlaya kaçmayın da ev halkına rezil olmayayım:)
Yazarlık açılımım
16 Yorum yapılmış
Sayın yorumcu, yorumunuz değerlidir, lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşınız. Yorumunuzu yazmadan önce aşağıdaki uyarıları okuyunuz ve yorumunuzu yazarken lütfen küçük harf kullanınız.
Bay Gri.com'da yer alan okur yorumları yorumları yazanların görüşüdür, okur yorumlarından baygri.com sorumlu tutulamaz. Bay Gri.com'da yer alan tüm resimler ve marka logoları sahiplerine aittir. Bay Gri.com'da bulunan yazı, video, fotoğraf veya yorum ile ilgili şikayetiniz varsa ve yazacağınız yorum konu ile alakalı değilse lütfen iletişim formunu kullanarak bize ulaşın.1.Tamamı büyük harflerle yazılmış ve yazım kurallarını ihlal eden yorumlar onaylanmaz.
2.Küfür ve hakaret içeren yorumlar onaylanmaz.
3.Yorumunuzun onaylanması için geçerli bir e-posta adresi yazınız.
4.Yorumunuzda sonradan pişman olacağınız kişisel bilgilerinizi paylaşmayınız.
5.Yazdığınız yorumu onaylanmak zorunda olmadığımızı unutmayınız.
6.Yorum yazarken mümkün olduğu kadar pozitif olabilirsek, ortamı germemiş; bir hoşluk, bir sinerji, bir güzellik oluşumuna katkı sağlamış oluruz.
Yasal Uyarı: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca tüm haklarımız saklıdır. Sitemizde yayınlanan tüm içerikler, alıntı yapılan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir. Bu kurala uymayanlar hakkında hukuki yollara başvurulur.
Kafiyesiz Duygular (Sakıncalı Şiirler) Facebook Sayfası...



Ocak 2nd, 2010 on 19:53
Sonucu yazmazsam, rahat edemem. Ayrıca açılım yaptım referanduma gittim o kadar. Sonucu merak eden birileri varsa eğer, sonucu açıyorum:)
Evde herkese tane tane okudum önce yazımı, sonra yorumları. Kendi gözlerine ve dillerine bırakmadım hiç bir kelimeyi hatta harfi. Hahaa suratları çok şekerdi, gerçekten komiklerdi.
”Ayy baş olmaz bununla” mı dediler içlerinden, ”Tamam, peki, iyi, idare edelim” mi diye arkamdan işaretleştiler bilemem ama, şimdilik sesleri solukları kesildi.
En çok şunu anladılar ki, yazarım, dökerim içimi, anlatırım biri ağzımda diğeri boğazımda, basarım keyifle tuşlara vee müdahale etmiyorsam kimselere, MÜDAHALE DE ETTİRMEM KENDİME.
Aralık 30th, 2009 on 21:39
sevgili aslı hanım yok valla sorumlu tutmam,zaten okurken genelde tatlı bir tebessüm oluşuyor.sağolun.
Aralık 30th, 2009 on 18:18
Sevgili Selda, ben alışkınım onların beni paylaşamamalarına da; Onlar alışamadılar bunca yıllardır, sahiplenme güdülerimin fırrr çalışmasına. ve alışamadılar bir türlü bakkalın çırağına bile ”canım” diyor olmama
)))
Baygri ailem oldu bir anda tabi ki. Demezler mi, ”Eyvahh, Eee nerden çıktı bu şimdi???
Karşı pencere oyunu oynayınca anlıyorum onları da aslında. Beni de sizler anlattınız eşime ve çocuklarıma.
Ne şeker:)
Teşekkürler…
Aralık 30th, 2009 on 18:09
Sevgili Selami Bey, yaş aldınız yine kolaya kaçtınız:) Şakaaaa:)))
Cengiz Bey’in sözlerinin altındaki imzanız çok değerli benim için, bunu da biliniz. Teşekkürler, saygı benden…
Aralık 30th, 2009 on 18:07
Sevgili Bige, tabi ki devam. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım:)
Teşekkürler, beni okurken ki yüz ifadeleriniz için. Yüz çizgilerinizden beni sorumlu tutmayın ama…
)
Aralık 30th, 2009 on 18:05
Sevgili Mert, birileri eleştirsin istedim ben aslında, ama öyle bir motivasyon var ki yorumlarda, açılım aileme saçılım gibi oldu bu arada:))
Teşekkürler güzel sözleriniz için.
Aralık 30th, 2009 on 14:53
Ailenizde hafif bir kıskançlık söz konusu sanırım:) Bizler buradayız yazılarını okumak için, halimizden de oldukça memnunuz…
Aralık 30th, 2009 on 14:28
Aslı hanım
Cengiz beyin yorumundan sonra söylenecek başka bir şey yok.Aynısına imzamı atıyorum.
Saygılar
Aralık 30th, 2009 on 13:44
aslı hanım o güzel ailenize söyleyin biz sizden ve yazılarınızdan çoook memnunuz.sizi okurken ekranın karşısındaki benin bir fotografını yolluyabilsem daha iyi bir cevap olurdu ailenize galiba.devam devam…..
Aralık 30th, 2009 on 11:51
Sizin gözleminiz hayata bakış açınız en üst seviyede bana göre.İçinizden ne gelirse neyi düşünürseniz ve paylaşmak isterseniz biz buradayız.Zevkle yazın bizde aynı hazda okumaya devam edelim…
Aralık 30th, 2009 on 06:24
Sevgili kampanya.yarışma.promosyon, benim kaygım yok. Ailem, baygri ailemi kıskanıyor galiba:) Yoksa kimse okumazsa oturur ben okurum, ben kelimelerimle mutluyum.
Beni okuduğunuz için de ayrıca teşekkür ediyorum.
Aralık 30th, 2009 on 06:20
Sevgili Ebru hanım, ben yazma özgürlüğüme de zeval getirmemek için, işte böyle döküldüm, olanı biteni yazdım. Kafayı diktim. Referanduma gittim:)
Teşekkürler, yanımda olduğunuz için.
Aralık 30th, 2009 on 01:32
Yazılarınızı sürekli takip ediyoruz aslı hanım bence güzel ve açıklayıcıda yazıyorsunuz yani siz yazın okuyan birileri var..
Aralık 30th, 2009 on 00:40
Cengiz Bey, yani Sevgili Editörüm; yorumunuzu kendilerine, tane tane okuyacağım. Onlar ne hal içinde olurlar bilemem ama Sanırım ben keyiften dört köşe filan bile değil, altı köşe olup uçacağım.
Saygılarınızı da bilahare ileteceğim.
Değerli yorumunuz için ayrıca Teşekkürler.
Aralık 29th, 2009 on 23:36
yazılarınızda içtenlik ve sıcaklık var ben seviyorum tarzınızı..özgürsünüz bir kere özgür hissediyorum yazdıklarınızı okurken..sizi bağlayamayan dünyayı bize anlatmanızı seviyorum
devam edin Aslı hanım sakın eksiltmeyin sizden öğreneceğim çok şey var.
Aralık 29th, 2009 on 22:36
Aslı hanım,
Neyi yazıp yazmayacağınıza siz karar verirsiniz biz okuruz, adı üstünde biz okuyucuyuz…
Ne yazarsanız yazın önemli olan sizin o konudaki bakış açınız ve yaptığınız yorumdur.
Bu sitenin ziyaretçileri sizin; “bir kara sineğe” yazılmış yazınızdan tutunda “komşu bahçedeki şeftali ağacı”nı anlattığınız yazınızıda severek okudu diye düşünüyorum.
Belkide dünya üzerinde bir kara sineğe yazılmış yegane yazı sizinkidir, işte bu bakış açısı yüzden baş yazarsınız ve her konuda özgürce yazıyorsunuz, siz yazabildiğiniz kadar yazın, sizden kalitesiz birşey zaten çıkmaz…
Ve ayrıca; ”Otu moku” yazmakta herkesin harcı değildir,
eşiniz beyfendiye ve çocuklarınıza saygılarımla:)