45 yaş sonrasını çok sevdim. Çünkü yokuş aşağı herşey. Ve kendimi aşağıya sallandırmak çok daha kolay.
Yokuş yukarı tırmanırken, daha yolun başıydı. Daha acemice ve yorgunluklarla doluydu. Yokuş yukarı çıkarken yolun sonuna ulaşmak ağır adımlarlaydı. Şimdi kendimi sallandırdım aşağı, fakat biliyorum ki artık adımlarım daha hızlı ve çabuk gelebilir yolun sonu. Ama olsun. Yokuş aşağı yorulmuyorsun.
Hele 50 yaşa merdiven dayamak çok keyifli. ”Ahh evladım, yaşlılık işte mazur gör” durumları vardır ya, işte o haller benim her küçük kusurda yırtmamı sağlıyor. Bilmiyorlar oysa, domuz gibi aklımın çalıştığını.
Eşim, görüntüme yüzümdeki çizgilere aldanıyor mesela. O zamanlar da kıskanacak birşey yoktu, hala yok. Ve hala kıskanıyor beni ama, kıskançlığıyla dert olmuyor eskisi gibi başıma. Oysa, bilmiyor ki gençtim, görüş mesafem dardı. Önümü gördüğüme şükrettiğim zamanlardı. Oysa şimdi, menzilime hem dürbünler takmışım hem de mini merceklerle dünyaya göz atıyorum.
”yaştan işte, duyamamışım” cümlesi de 45 ten sonra, acayip kurtarıcı bir cümle. Tamam zaten kulağımın biri defolu ama diğerini tilkiden emanet almışım halbuki. Bilen yok ki. İşime gelmeyenleri ”Duymadım” demek için yaşım müsait. Duymak istediklerim için ise, kulakları dikmiş kedi gibiyim fevkalade.
Eşim, ”Sen yaşlandıkça, seni tanıdığım günlerdeki hallerini yeniden yaşıyorum sanki” diyor. Kızım, ”Hangimiz anne, hangimiz çocuk karıştı” söylemlerinde. Oğlum, hele topuklu ayakkabılar varsa ayağımda, merdiven çıkarken, arabaya binerken elimden tutup bana yardım ediyor. Bir ilgi bir alaka gırla gidiyor. Valla 45 ten sonra, hayat yeniden başlıyor.
Yokuş aşağı hayat, ohhh ne rahat:)






Aralık 18th, 2009 on 03:11
Sevgili Ebru, Hayatin bir tek ciddi yuzu var, ÖLÜM.
Gerisi oyun… Dilerim ben ve herkes icin, sirali ve gecinden olur ciddi yuzle karsilasmak. Geri kalan yuzuyle barisik ve eglenerek yasamak lazim. Sevgiler
Aralık 18th, 2009 on 02:26
her yaşın ayrı güzelliği vardır elbet ama insan bu kadar güzeline özeniyor dilerim hep böyle hayat ışığından birşey kaybetmeden yaşarsınız..okurken bile keyif alıyorum sizi tanıyanlar gercekten çok şanslı.
Aralık 18th, 2009 on 02:19
Yooo,bu yaşadığın günlerin de kıymetini bil, keyfine var lütfen. Her yaş bir başka güzel. Biraz sabır, özencini nasıl olsa, bir gün yaşayacaksın Selda’cığım
Gün bugünkü gün, saat bu saat unutma.
Aralık 18th, 2009 on 01:17
Sevgili Aslı özendim şimdi nolucak:)))