Elimdeki kitabı, evirip çeviriyorum. Altını üstüne getiriyorum. Okuyorum, inceliyorum. Kitabın adı: Alya, sevgilim ve ben. Tabi ki anladığınız gibi, bu kitap Ayşe Arman’ın başımıza patlattığı yeni kitabı.
 
”Ayşe Arman’ın bilmediğimiz, tanımadığımız, önümüze sunulmamış yanı yeri kalmadı gibi. Ama kadının yazdıkları yetmemiş gibi, bir de ısrarla gözümüze gözümüze dürtüyor artık her halini, resimli roman gibi. Sanki sadece o anne oldu bu hayatta, sanki kocalar sevgili olmaya ısrarla devam ediyor da, bu kadın da kime neyi ispat ediyor ki” diye düşünmüyorum iyi mi?
 
Bir başka açıdan bakıyorum. Belki de önce onun penceresine koşmayı akıl ediyorum. Çünkü, biri bir şey yaptıysa, vardır bir sebebi. Anlamaya çalışmak kötü bir şey değil tabi ki.
 
”Benim hayattaki en büyük başarım, böyle bir aileye sahip olmak” diyor. Herkesin bir ailesi olduğu halde, aile olmanın unutulmuş önemini tokat gibi vurguluyor. Aile olmanın bir kadının marifeti olduğunu ulu orta gözler önüne sunuyor. En samimi, en sahici hallerde mutluluğun saklı olduğuna sanki dikkat çekiyor. Kadınlığını unutmadan anne olabilmeye parmak basıyor. Bir erkeği erkek yapanın da, bir erkeği erkek hissettirenin de bir kadın olduğunu cümle aleme kafa tutar gibi o yalın resimlerle haykırıyor.
 
Sahiplenme, ait olma ve ailesini yüceltme duygularını alkışlıyorum. Çünkü, her güzellik de, iyilik de, mutlu yarınlara yatırım yapmak da, o küçücük çekirdek ailemizden geçiyor. Kim ne derse desin, ne kadar yadırgarsa yadırgasın, ben Ayşe Arman’ı ”Aile olmanın önemini” o yada bu şekilde herkese hatırlattığı için tebrik ediyorum.

İlginizi çekebilir

  • 23 Eylül 2009 -- Hatalarımdan birisin (0)
    Aklıma ne gelirse unutmamak için yazdığım kalın bir not defterim var, alttaki yazı "iş hayatında sıkça yapılan hatalar" ile ilgili okuduğum bir makaleden o not defterime yazdıklarım; Yapabilme gücü...
  • 25 Aralık 2008 -- Ressam Aynur YAVUZ (0)
    1974 yılında Konya da doğdu. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi resim bölümü ‘ nü 1996 yılında birincilikle bitirdi. GESAM üyesi olan sanatçı , birçok kişisel ve karma sergiye katıldı. Milli Eğitim...
  • 14 Temmuz 2011 -- Yılan (2)
    Çocukluğumun geçtiği köyümün çamurlu su kanallarında temmuz sıcağında yüzer serinlerdik.O sıcağı çok seven yılanlar, sıcaktan aldıkları güç ile olsa gerek tam da bu zamanlarda karınlarını doyurmak içi...
  • 11 Haziran 2010 -- Dağıldım (0)
    Dağıldım Dört yana savruldu parçalarım Ruhum bin parça oldu Anılarım darmadağın. Nereye baksam geçmişten bir parça Ne yana dönsem bir sorun Sırtımı dönüp duramayacak kadar inatçıyım Arkamda bır...
  • 02 Temmuz 2009 -- Çok hor kullanmışsın yüreğini (6)
    Çok hor kullanmışsın yüreğini. Karalamışsın yürek sayfalarını yaramaz çocuklar gibi. Kenarını köşesini koruyamamışsın hiç, yırtmış birileri. Sen de sahip çıkmamışsın, ''nasıl olsa yıprandı artık'' ...
  • 25 Kasım 2009 -- Bak bir gökkuşağına! (3)
    Bak bir gökkuşağına! Kırılgan ilişkiler, mecburi tebessümler Kısır çekişmeden Çözülmüş bağlar… Bir ben Yalnızlık şehrinde Sevgi, hoşgörü Çok uzaklarda… Arama, bulamazsın Kaf dağının ardında ...