Doktorumun karşısında oturuyorum. Nuh diyor, peygamber demiyorum. Hamileyim ve hamileliğimin daha ilk ayındayım. Keçiliğim üzerimde, hem ısrarın hem pazarlığın bende bini bir para.

Eşim, bir çocuğun şımarıklığını izler gibi sessiz ve tebessümle oturuyor karşımda. Doktorum da az inatçı değil hani. ”Üzgünüm, dediğin olmayacak. Hadi git evine, hamileliğinin keyfini çıkart” diyor. Yüzüm ekşiyor. Ama omuzlarım hiç düşmüyor.

Derdim mi ne? İlk doğumum normal oldu. Oğlum, normal doğumla dünyaya doğdu. Bu ikinci doğumum. Artık normal doğumu biliyorum. Eksik kalmamalıyım. Sezeryanı da bilmek istiyorum. Gençlik işte, tabi ki saçmalıyorum. Ama ben saçmalamayı seviyorum. Takmışım bir defa, oturmuşum mutlu haberden sonra doktorumun karşısına. Sezeryan pazarlığı yapıyorum.

Doktorum, boşuna profesör olmamış, çok değerli bir hoca. ”Olmaz, yok yere seni kesmem, boşuna nefesini tüketme ve aklından çıkartma. Herşey yolunda ve sen kendini normal doğuma hazırla” diyor, babacan tavrıyla.

Her ay kontrole gidiyorum. Her ay herşey doğal seyrinde ve normal akışında. Ben, her seferinde ”Sezeryan olacağım ama” diyorum. Doktorum, aynı ısrarla ”Hiç kendini yorma, normal doğum olacak çünkü herşey yolunda” diye cevap veriyor ısrarla. 9 ay rutin kontroller hep aynı cümlelerle geçiyor. Ve doğuma az kala son kontrol için gittiğimde doktora, herşey alt üst oluyor. Öyle bir sorun çıkıyor ki, sezeryandan başka çare kalmıyor. Doktorum, yenik ve kahrolmuş hallerde, oturuyor koltuğuna ve ” İşte bu senin yaptığın beynin gücü” diyor. ”Öyle bir güçle ve inatla girdin ki sistemine, beynin emir verdi ve son anda arıza çıkardı” diye ekliyor.

Ve sezeryan ile kızım dünyaya geliyor. Ne mi oluyor? Hiççç sadece artık hem sezeryanı hem normal doğumu biliyorum. Yıllarca yanımda hiç bir kadın ahkam kesemiyor:)

Siz, siz olun beyin gücünüze inanın. Ama herşeyin normalini ve iyisini çağırın. Beyniniz cevap verecektir, unutmayın.

İlginizi çekebilir

  • 27 Ekim 2009 -- Çamlıca tepesinde değişen birşey yok (1)
    "Kapıya çıkıp tam karşımıza baktığımızda Çamlıca tepesinin üzerinde sallanan salkım saçak bir sürü anten görüyoruz. (Bu antenler niye böyle buraya gelişi güzel dikilmiş?) diye vatandaşlar soruyor. Sor...
  • 30 Eylül 2009 -- Şeytanın en güçlü silahına yine yenildi (3)
    Geçen cuma akşamı, TV kanallarını zaplıyorum. Hiç dişime göre bir program bulamadım. Tam popstar alaturka'yı da zaplayacakken o da ne? Bülent Ersoy'un "Ben Gülben Ergen'i muhatap almam" sözleriyle ...
  • 25 Ocak 2011 -- Perdeciniz Ramazan/ Bir Perde Aşığı (2)
    Hakkında şurada da yazdığım Perdeciniz Ramazan usta, 10 senelik bilgi birikim ve tecrübesi ile her model mekanizmalı perde, tül, korniş, satışı, montajı, tamiri, temizliği ve ücretsiz ölçü alma, fiyat...
  • 10 Ekim 2009 -- Bitme (0)
    Öyle anlar, öyle duygular, öyle rüyalar var ki, insan hiç bitsin istemiyor.   Zaman dursa diye içimizden yalvardığımız olmuştur hemen hepimizin. Bitmesin dediğimiz. O öyle bir andır işte.  Bazen öyl...
  • 23 Ağustos 2009 -- Ne bahtsız adamım yahu (0)
    Webmaster olmadığım ve internetle ilgili teknik konulardan anlamadığım için yaklaşık  9 aydır arkadaşlarımla birlikte yazmaya çalıştığımız baygri.com'da başıma gelmeyen kalmadı. Önce içime sinen te...
  • 20 Kasım 2010 -- Karşılıksız sevgi (4)
    Bayramları çok seviyorum sevmesine de şu et olayı beni bitiriyor. Bizde kurban kesilir, dağıtılacak kısmı bir kenara ayrılır geriye kalan kısım ise kurulan kocaman yemek sofraları eşliğinde yapılan ta...