Çok sevmiştim birini…
Dedim göm beni de öldüğün yere
Yanında olmak ise mesele
İşte sonsuzluğa yürüyelim birlikte
Yok istemedi döndü sırtını
Varlığımı da yok saydı
Arkasından sevdim olmadı
Yüzünü döndü olmadı
Anladım yüzü sırtı değildi dönüp duran
İçerde verdiği savaşın dışa vurumuydu
Nasıl giderimin hesabını yaparken o
Ben son mektubumu iliştirdim cebine
Helal değildi benim sevgim sana
Helal etmedim asla
Ben gibi olana kadar yanmanı diledim
Bencil demene aldırmadan yıkılmanı diledim
Ben gülerken ağlamanı diledim
Defol git ama bil dedim

About Ebru Durul

Ebru Durul has written 134 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 09 Nisan 2010 -- Messi, neyin nesi? (4)
    Futbola yakın ilgi duyan, küçük çocukların ve gençlerin hayran olduğu ve kendisine özendiği, hatta tanışmak için can attığı Lionel Messi'yi izlediğimde ''Ne kadar da haklılar futbolcu olmak isteyen ço...
  • 21 Ocak 2011 -- Sesin içimde sıcak bir sen kokusu (0)
    Kulağımda bir şarkı, sesi kuvvetli adamın. Bir dilimde, bir içimde, bir dışımda yankılanıyor sözleri... Kalbim bir ıslak kelebek nasıl da uçuyor sana. Sözler içimden, dışımdan taşıyor. Ağzımda dilim b...
  • 24 Aralık 2009 -- Muhtacım (6)
    Sabah erkenden yola düştüm kardeşimin eşi arabayı kullanırken ben hala uykunun etkisinden kurtulmakla meşguldum. Bir kaç cümle ile başlayan yolculuğumuz şarkıların hakimiyetinde geçti. Radyoda çok uzu...
  • 09 Mayıs 2010 -- Anneyle evladı arasında kopan tek şey göbek bağıdır (1)
    Türkiye'nin en iyi topluluk blogu seçilmiş olmanın bünyemde yarattığı moral ve bu moralle yazdığım ilk yazının anneler gününe denk gelmesi hoş bir tesadüf. Bu bağlamda 21 Nisan 2009'da yazdığım ann...
  • 28 Mayıs 2009 -- Güneşimde serinle, buzlarımda ısın (5)
    Herşeyimi veriyorum sana. Sar sarmala, dokun, kokla yaşamak istediğin kadar varım yanında...Gözlerini odakla gözlerimin derinlerine. Bakmak istediğin kadar varım yanında...Uzat ellerini, tut sıkıca ko...
  • 06 Mart 2010 -- Bilmek… (0)
    " Bilmek " eşsiz bir meziyettir. Ne zaman duracağını, ne zaman gideceğini bilmek... Ne zaman ağaç gibi, ne zaman daldaki kuş gibi davranacağını bilmek... Rüzgâr zorlasa bile ayakta kalabilmeyi... ...