Bir sene önce bugün 27 0cak 2009′da Dün’süz adamın bu günü adıyla baygri.com’da günlük yazmaya başlamıştım, yaklaşık bir ay kadarda yazdım, biraz nostalji yapayım dedim, bakın bir sene önce 27 0cak 2009′da günlüğe neler yazmışım;
“Dün’süz adamın bu günü 27 0cak 2009
Fırçasını gökkuşağına batırıp, gökyüzüne resim yapan, suya yazı yazan, bıçak sırtında şiir okuyan, sürekli düşünen, kalp yaralarına karşı cebinde yara bandı taşıyan, militan ruhlu, B planı olmadan yaşayan, kalbini beyniyle aldatan.
Yaşadığı sürece hayata dair tüm duyguları sığdırmış, bu duygulardan kazanımları olmasına rağmen vücudunu saran romantizmi, gerçeğin üstünde tutmuş, hissel tatlar peşinde koşmuş, kalbinin sesine göre hareket etmiş, mantığı devre dışı bırakmış.
Çok insan tanımış ama az aşık olmuş, aşık olunca da sevdiğini kendinden üstün tutmuş onu sadece göğe sığdırmış yerden ona bakmış ve daha fazla sevmiş. Aşkını koruma adına bir kaplan, dilekleri için bir lamba cini, köpek sadakati ile bağlılık….. bunların yetmeyeceğini bilememiş. Kalp buruk olunca insanın kendini daha hoyratça harcadığını öğrenmiş, sonunda aldığı darbelere dayanamayıp kalbinin aşk kısmını çevrim dışı yapmış.
Ucuz klavye çapkını olmamış, ucuz şeylerin peşinden koşmamış, hayatlarında bir şekilde yer aldığı hiç kimsenin hakkında negatif yorum yapamayacağı, sakalımda zamanından önce çıkan beyazların her teli bir değerdir benim için, hakettim onları ….diyebilen, ısrarla dün’süzleştirilmek için uğraşılan ve sonunda pes eden, dağlarında baharın kısa sürdüğü, yağmurun ellerinden alkış sesini az duymuş biridir dün’süz adam….
Ve okuyacaklarınız, dün’süz adamın bu günüdür. Bu yazı dizisini sürdürebildiğim kadar sürdüreceğim bakalım ne kadar sürecek hep birlikte göreceğiz…
Kendimi tanıttıktan sonra, kahvenin sigaranın yanına Yeni Türkü ‘ nün ” başka türlü bir şey benim istediğim” ile güne başladım, maillerime bakıp çalan şarkıyıda mırıldanırken, bu günün de salakça geçeceğini düşünüyorum..Hiç bir heycan bir yaşam sevincim yok allahım ya ben hiç pozitif bişeyler yazamayacakmıyım. Herkesin bir derdi, sıkıntısı, mutluluğu, umudu var.
Benim neyim eksik ben niye bomboşum 2 dakikadan fazla odaklanamıyorum hiç birşeye, düzelir sanırım düzelmeli düzelecek ve ben de iyi bişeyler yazacağım…
İlk günümde şimdilik bu kadar, aklıma geldikçe, yaşadıkça …gün beklemeden anında yazarım.
Dün’süz adamın bu günü 27 0cak 2009 part 2
Arkadaşımın tavsiyesi ile bir video izledim, tüylerim diken diken oldu, 1914 de sarıkamış ta tek kurşun atmadan ve yemeden donarak şehit olan askerlerimizin, rus askerler tarafından çekilmiş görüntüleriydi, çok etkilendim, durgunlaştım ve videoda ki fon müziğininde etkisiyle ağlamaklı oldum.
Bir iki haber sitesine girdim kahvemi içerken, tabi iş yok kimsenin resim alası yok malum ekonomik kriz zaten kriz olmasada alası olmuyor insanların ama bahanemiz kriz, karnımız doycak, giyineceğiz, ev alacağız araba vs derken dış kapının değil şehir kapısının mandalı pozisyonunda sanata ilgi, insanlarda haklı ne diyebiliriz ki, ben memur olmalıymışım diyecem bünyem yadırgayacak en iyisi demiyorum bir şey.
Gün, koşar adım akşama ulaşma çabasındayken, çoook eskilerden bir şarkı dinledim tesadüfen, ve eski bir arkadaşım aklıma geldi onu aradım uzunca konuştuk, iyi şeyler de olabiliyomuş yahu pekte kötü bir gün geçmiyor diye düşünürken, güzide bankalarımızdan biri sağolsun aradı, hatırlatmalarda bulundu, kaç gündür bişey satamıyoruz ki bankaları hatırlayalım.
Sanırım sigarayı bırakmalıyım, her şarkıda, her moral bozukluğunda, her keyifte derken çok içiyorum evet bırakmalıyım.
Şu da var tabi bir “Bülent Ortaçgil” den “bu su hiç durmaz” da sigarasız olmuyor ki…
Tebessümlerimle..”



Son yorumlar