Dün gece, uzun zamandır ilk kez oturdum Tv başına. Ona zap buna zup. Kendime uygun bir kanal bulamadım, insanlar aleminde. ”Yok ı-ıh bu ne şimdi. Ayy Allahaşkına ne dizisi. Artık hiç bir hikaye kandırmıyor beni.”
”Bana mı bir haller oldu. Yoksa bir haller mi bana geldi. Biraz daha zaplayayım belki kanallardan biri sarar beni. Yada ben sarılsam kanalın birine daha iyi değil mi”, derkeenn buldum. Nationale Geographic. Ve büyük kedi.
Eee canım, Nationale Geographic de hiç seyretmediğim bir kanal değil ki. Değil tabi de, ölçüp tartıp biçince, insani dizilere taş çıkartır anne leopar ve kızının hikayesi. Hatta beni içine düşürdü ekran, hem de ”Bana ne Firdevs hanımla Bihter’den” der gibi. ”Onlar da anne kız mı yani.”
Anne leopar, kızına rehberlik etti. Kız kedi büyüyüp avlanmayı öğrendi. Off görsel şölen harika tabi. Leoparın asaleti beni mest etti. Hikaye giderek değişti.
Babuna cinsi bir maymun, bizim kedi kızın avı oluyor. Ama o da ne, babuna cinsi maymun boynundan kedi kıza kendini kaptırıp yemek olduğunda, gövdesinin altından miniminnacık bir kafa uzanıyor. ”Hii o ne şeker bir şey öyle” diye ekrana yapışmışken ben, leopar kızın avının o minik şeker yavrusuna gösterdiği ilgiye insanlığım dumur oluyor. O şefkate içimden ağlamak geliyor. Nasıl bir duyarlılıktır öyle, minicik bir yavruya, o kedi kızda ki. Bizim insanoğlunda bile zerresi kalmadı ki. Savaşlarda, hatta güncel küçük olaylarda bile insanoğlunda ne yavrular gitti. Nefessiz izledim belgeseli tabiki.
İnsanlar alemi hayvanlaşırken, hatta aklı bir yana bırakıp İç güdüleriyle hareket ederken, hayvanlar alemi parmak ısırttı bana, dün gece. Sonra izlediğim belgeselden aldığım hazza göz atınca, düşünmeden edemedim kendi kendime ”İnsanlığımdan mı utanır oldum acaba. Yoksa ben mi hayvanlaşıyorum ne? ”
Hayvanlaşıyor muyum ne?
6 Yorum yapılmış
Sayın yorumcu, yorumunuz değerlidir, lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşınız. Yorumunuzu yazmadan önce aşağıdaki uyarıları okuyunuz ve yorumunuzu yazarken lütfen küçük harf kullanınız.
Bay Gri.com'da yer alan okur yorumları yorumları yazanların görüşüdür, okur yorumlarından baygri.com sorumlu tutulamaz. Bay Gri.com'da yer alan tüm resimler ve marka logoları sahiplerine aittir. Bay Gri.com'da bulunan yazı, video, fotoğraf veya yorum ile ilgili şikayetiniz varsa ve yazacağınız yorum konu ile alakalı değilse lütfen iletişim formunu kullanarak bize ulaşın.1.Tamamı büyük harflerle yazılmış ve yazım kurallarını ihlal eden yorumlar onaylanmaz.
2.Küfür ve hakaret içeren yorumlar onaylanmaz.
3.Yorumunuzun onaylanması için geçerli bir e-posta adresi yazınız.
4.Yorumunuzda sonradan pişman olacağınız kişisel bilgilerinizi paylaşmayınız.
5.Yazdığınız yorumu onaylanmak zorunda olmadığımızı unutmayınız.
6.Yorum yazarken mümkün olduğu kadar pozitif olabilirsek, ortamı germemiş; bir hoşluk, bir sinerji, bir güzellik oluşumuna katkı sağlamış oluruz.
Yasal Uyarı: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca tüm haklarımız saklıdır. Sitemizde yayınlanan tüm içerikler, alıntı yapılan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir. Bu kurala uymayanlar hakkında hukuki yollara başvurulur.




Ocak 13th, 2010 on 19:51
Ayy Selami Bey, ben izlemedim kedi ile fındık faresinin hikayesini. Çok isterim izlemeyi. Yaratılana yüklenmiş o muazzam duygular ne kadar ulvi düşünsenize. Paylaştığınız için, teşekkürler.
Ocak 13th, 2010 on 19:48
Sevgili Bige Hanım, nasıl güzel uyudular birlikte değil mi:) Ayy ikisine de içim gitti. süperdi…
Ocak 13th, 2010 on 16:47
Minik minik yavrularını emzirirken bir kedinin fındık faresini görüp iştahının kabarması heyecanlanması fakat o farenin bir şekilde yavruların içine girip kedinin minik memesinden süt emmeye başlaması ile kedinin birden bütün düşmanlığı unutup annelik duygularını sergilemesi de gerçekten sizin de dediğiniz gibi parmak ısırtıcı bir olay.
Elinize,gönlünüze sağlık
Ocak 13th, 2010 on 14:02
ne tesadüf iki akşam önce bende seyrettim o muhteşem anne kızın hikayesini.av olmuş anne babunun koynundan çıkan yavru babun bir harikaydı .kız kaplanın yavru babuna olan bakışı ve şevkati görülmeye değerdi.akıllara zarar bir düzen .sık sık seyretmek gerekir bence .teşekkürler aslı hanım.
Ocak 13th, 2010 on 00:58
Teşekkürler Seldacığım, o ilgi ve şefkatin duruluğu insanoğlunda yok artık çok üzücü.
Ben kız kediyi kendime yakın buldum iyi mi? Hay Allah’ım hayvanla bir tutuyorum kendimi. Ne günlere kaldık yaa
Gerçekten hepimiz düşünmeliyiz bir kez daha..
Ocak 13th, 2010 on 00:47
Sen izlerken haz almışsın, ben yazdıklarını okurken…Hepimizin düşünmesi gerekiyor bence uzun uzun…