Çaldın kapıyı ansızın, girdin içeri ve sordun : “Güneşe ne kadar bakabilirsin, çırılçıplak gözlerinle?”Ağustostu, gündüzler kısalıyordu, alnında sabaha karşı ilk sevişmenin tuzu hala sırılsıklam duruyordu…
Gölgelerimiz uzarken, herhangi bir denizin kenarında çok çabuk akşam oluyordu…Geceye ve yine birleşmeye az kalıyordu…
Zaman ölüyordu…
Aşkın kabarıyordu ve hep sabaha karşı azıyordu kediler. Şimdi bir mahzende üstü örtülü minderler var, altına bakmaya korktuğumuz. Tuğla köşelerdeki hint işi lambalara muhtaç bir çocukluk da geçirmedik şansımızdan, hep vardı elektrik faturasını ödeyecek paramız. Ama hep sabaha yakın uykuya dalınan kalitesiz uykularımız oldu ve hangi sebepten olduğu hiç belli olmayan, yine de açlıktan olduğuna inandığımız mide ağrılarımız vardı. Neye aç olduğumuzu bir tek ikimiz bilirdik.
Kırmızı şaraptan başkası dudağımıza yakışmazdı ya, hep çok içerdik, ilk önce hangimiz görecekti şişenin dibini. Ateş dansı eden birkaç mum da olmasa asla açmazdık şişeleri. Ne derdimiz vardı anlamazdım; Aşkın zindanından mı kaçmıştık, yoksa düş müydü bu bu kör kuyuda gördüklerimiz?
Gün içinde kuyunun dibinden sadece üç-beş dakika görebildiğimiz yukarıdaki güneşe , ne kadar bakabilirdik kör olmadan?
Ben, kör olmayı göze alana kadar!
Sen?
Sen “beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın…”
About Hakan Güzhan
Hakan Güzhan has written 13 post in this blog.
İlginizi çekebilir
- 08 Mart 2011 -- Sorgusuz Aşk (4)
Ansızın geçip gitti yürek yangınları... Bir zamanlar yanıp tutuşan yürek birden söndü, küle döndü... O andan sonra anlam aranmadı ayrılıklarda... Başa gelir çekilir denildi... Başa geldi hiç çekilmedi... - 09 Mart 2010 -- Amca deme emmi de (2)
Daha önce yayınlanmış ve halen yayınlanmakta olan ve çok izlenen bazı televizyon dizileri toplumdaki gençleri nasıl ki, giyim kuşam, hal, tavır ve hareket olarak etkilediyse ve halen etkilemeye devam ... - 20 Mart 2010 -- Bazende bir fotoğraf…(2) (0)
Yandaki kareleri uzun bir süre önce mynet'te görmüştüm, başka bir konu ile ilgili araştırma yaparken tesadüfen yine karşıma çıktı, bu sefer yayımlamadan edemedim.
Yaralı yavrusu yol ortasında kalan... - 09 Haziran 2009 -- İnsanoğlu tepeden tırnağa ego’dur (0)
Şimdi yazacaklarımı pazar günü, çok güzel hareketler bunlar'ı izlerken not almıştım, "ilişkide olan bir çiftin, ilişkiyi önce bitirme yarşı" ile ilgiliydi oyun.
Olayımız şu;
Bir iş yerinden kovu... - 19 Ekim 2010 -- Kompliman (2)
İltifat bildiğimiz diğer adıyla kompliman, gerçek ya da yalan kelimelerin bir cümle topluluğunda biraraya gelip insanların çıkarları doğrultusunda karşılarındaki kişiye an itibariyle aksettirdiği cüml... - 20 Ağustos 2010 -- Okudum: Seçenek Etkisi / Yılmaz Yunak (0)
Her şey 17 Ağustos depremi ile baş gösteriyor. Mucize eseri depremden kurtulan doktor bir kadın; eşinin mucizevi kurtuluşunun ardında yatan sır perdesini aralamaya çalışan bir başkomiser; başkomisere ...
Son yorumlar