Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası tarafından, Bodrum Belediyesi Nurol Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Namazla Diriliş’ konulu toplantıda gazeteci- yazar Abdurrahman Dilipak konferans vermiş.
 
Vee utanmadan, “Günde üç öğün ve tıka basa yemek yiyen özellikle kadınlarımız, kendilerine fiziki yönden zarar verip aşırı kilo alıp badi badi yürümek zorunda kalırken, kocalarına da zarar veriyorlar. Bu kadınları gören kocaları Bodrum gibi yerlerde başka kadınlara bakmaya başlıyorlar” demiş.
 
Bu nasıl bir zihniyettir bu nasıl bir şekilciliktir ve bu nasıl hep belden aşağıya çalışmaktır, çıldırmamak işten bile değil. Namazdan bahsedenin, niyaz etmekten haberi olmazsa olacağı budur.
 
Aslında fazla söze gerek yok; Allah bile kadın-erkek ayırmadan ”Ey iman edenler” diye başlıyorsa sözüne. Bizler de okuyoruz kutsal kitabımızı öğreniyoruz, neyin ne olduğunu biliyoruz gerek yok  Abdurrahman Dilipak gibilerine. Boşversinler namazla dirilişi filan bence. Onlar, kendi başlarını kayırsınlar dilleriyle ve zihniyetleriyle, mahşerde yeniden dirildiklerinde.

İlginizi çekebilir

  • 05 Mart 2011 -- Ben her bahar sana aşık olurum (1)
    Ben her bahar aynı insana aşık olurum. Farklı zamanlarda aynı yerden kırılırım. Ayrılacağını bile bile, yapıştırırım kemiğimi, desteksizce tekrar... tekrar ona.. Felç oluncaya kadar hayatımın sanc...
  • 16 Kasım 2011 -- Babam’ın mavi gözleri artık bakmıyor… (10)
    Canım babam; Kurtulamadın azrailin elinden, Çok çabaladın ama yenemedin... Artık yoksun biliyorum. Ama her şey hayalmiş gibi geliyor. Sanki telefon çaldığında sesini duyacağım ''kızım fikriye nasıls...
  • 22 Kasım 2009 -- Bu yolculuk başka (12)
    Bu sabah, canlarımdan ikisini Kutsal topraklara yolcu ettim.   Henüz gün ağarmadan, canımın tezliğiyle uyandım. Horozlar ötmeden evlerindeydim. Bir elimde fotoğraf makinası diğer elimde bir şişe su,...
  • 21 Ocak 2010 -- Karakutu (9)
    O zamanlar da aceminin önde gideniydim, yıllar yılı yazıp karalamaktan hiç vazgeçmedim. Sever yazardım, üzülür yazardım, kırılır incinir yine yazardım. Canım acıtılır, haksızlığa uğrar kaleme kağıda s...
  • 15 Haziran 2011 -- Keşke (0)
    Keşke demeyi sevmem Ama keşke anlayabilseydin Bana nasılsın dediğinde Beni yalan söylemek zorunda bıraktığını Keşke anlayabilseydin Gözlerimin şişkinliğinin Uykusuzluktan olmadığını Nedenini ...
  • 22 Aralık 2009 -- Tahta baston (7)
    Kurak topraklar gibi derin derin çizgiler belirmişti yüzünde. Her bir çizgi yoksulluğu, hüznü, acıyı ve mutluluğu yani yaşanmışlıklarını anlatıyordu tek tek. Pamuk tarlasını andıran beyazlar düşmüştü ...