İnsan, özgür olmadıkça ruhun sağlıklı, kişinin başarılı olması beklenemez. Çünkü, özgürlük sorumluluk taşır. Bilindiği gibi ya-hey alıp başını gitmeler, sadece kendini düşünmeler özgürlük değil, sorumsuz bir uçarılıktır.
Müdahale gören her ruh, müdahale edenin kalıplarına tepiştirilmeyi, sığdırılmayı ve iki beden dara girmeye çalıştırılmanın zahmetli ağrısını yaşar. Ne enerjisi serbest dolaşabilir, ne aurası mutlu ışık yayabilir. Zaten, kimsenin kimseye müdahale etmeye, baskı yapmaya hakkı yoktur. O kölelikten kalma zulümkar bir lükstür.
Oysa özgürlük, kendini bilme, kendine malik olma durumudur. Ne istediğine kendi karar verirken insan, nasıl davranacağına da kendi iradesi yol gösterici olacaktır. Özgür insan, nerede nasıl davranacağını, ne giyeceğini, ne konuşacağını bilir. Çünkü, özgürlük içinde özgüven barındırır.
Özgürlük, insanın vicdani değerleri ve ahlak sınırları içinde keyifle, sağlıklı ve mutlu yaşamasıdır. Özgürlük, bizlere sunulmuş hayattan sorumlu olmaktır.
Müdahale gören ruh, hiçbir zaman kendi nefesini kendi alıp, başkaları için sağlıklı soluyamayacaktır. İlla ki bir silahla değil, bir baskı yada müdahaleyle de bir insanın yaşarken soluk borusunu kesmek, onu boğmak, ona nefes aldırmamak kimsenin hakkı olmadığı gibi, hatta bilakis kul hakkıdır.
Müdahale ederken yada edilirken, unutmayın özgürlük gerçek sorumluluktur. Kişi de herşeyden önce kendinden sorumludur.






Ocak 27th, 2010 on 23:48
Sevgili Ebru, kesintisiz nefeslerle yaşamınızı sürmenizi diliyorum. Unutmayın, o nefesin sahibi sizsiniz ve Allah suretinden üfledi her soluğunuza. Sahip çıkın. Kendinizden çok Allah için… Sevgiler.
Ocak 23rd, 2010 on 23:32
sevgili ASLI ÖZDEN satırlarınızı okurken içim ağladı…ne kadar doğru cümleler kurmuşsunuz bu nasıl güzel bir anlatım ve ne kadar doğru bir tahlil,,keşke bu satırları herkes okuyabilse ve bir öğreti gibi olsa bu yazı.NEFESİM KESİLİYOR yaşarken….yüreğinize sağlık sizi sevgiyle kucaklıyorum.teşekkürler.
Ocak 22nd, 2010 on 12:12
Sevgili Metoo, anlasilmistir. Sorun yok.
Ama demek ki napmicizzz?
Yazilarimi okumaya niyetlendiysek, hizli okumiycizzz:)
Ocak 22nd, 2010 on 18:35
Peki hocam, bundan sonra hem hızlı hem hırslı okuycam
Ocak 22nd, 2010 on 18:37
düzeltiyorum; “anlayarak” hızlı ve hırslı okuycam
Ocak 21st, 2010 on 22:57
Sevgili Metoo,
özgürlüğü hala namus olarak mı algılıyorsunuz. O bağnazlıkta mısınız bilemiyorum. ”Hür kuşun eti yenmezzz” hangi anlamda yazılmıştır tarafınızdan, daha açık olunuz. Özgürlüğün namus ile bir ilgisi yoktur. Özgürlük düşünce ve hislerin hürriyeti ve ruhun sağlığıdır.
Ocak 22nd, 2010 on 00:47
Ben yazınızı çok hızlı okudum, yorum yapamayacak kadar hızlı. Espri olsun diye yazdım o sözü, sizin yazdığınız anlamları yüklemedim.
Ocak 21st, 2010 on 22:54
Sevgili Bige, güzel bir örnek vermişsiniz. paylaşımınız ve yorumunuz için teşekkürler.
Ocak 21st, 2010 on 21:02
“Hür kuşun eti yenmezzz”
Ocak 21st, 2010 on 19:03
ya yıllar önce seyrettiğim bir şaka programı geldi yazınızı okuyunca aklıma.bir anne ve çocuk vitrine bakıyorlar,vitrinde canlı manken var .birden manken hareket ediyor ve kadın çok korkuyor.başlıyor çocuğunu dövmeye .o çocuk annesinin korkusu yüzünden boş yere sopa yiyiyor .baskı ve yanlışlıklarla ne kadar kendi olmayı başarabilirki çocuk büyüdüğünde.müdehale ne kadar çok o kadar kendin değilsin.şaka programıydı fakat çok acıydı .sevgiler.