sen gittin ya mathilda,
artık tek kurtuluşum sana sağır kalabilmek,
seni içimde dinlemekten kaçmak.
nasıl pis bir haldir bu,
ne acayip,
ne ayıp,
ne sakıncalı,
bu nasıl esirliktir,
bu nasıl saçmalamaktır mathilda.
biliyormusun mathilda, yanağını ılık ılık ıslatan yağmur,
sen gittikten sonra,
bir daha İstanbul’a hiç yağmadı.
sen gittin ya mathilda,
ihtimallerle beslenen kırmızı gözlü ihanet tanrıları,
tebessüm satıcıları,
düş emiciler,
ten soyucular,
ihlaller,
tesadüfler,
renksizler,
soysuzlar,
ve yalancılar,
ve yavşaklar,
nasırlı ruhlarının azadını bekleyen orospular, kutlamalar yaptı.
defolun gidin! ben yokum, dedim onlara.
yoktum mathilda,
ben yoktum,
benim az önce
asılmak suretiyle idamım gerçekleşti.
cesetimi mathilda’ya verin,
bir eylül akşamında şarap içerken yaksın dedim,
hiç olmamışım,
yaşamamışım gibi,
savur küllerimi mathilda…






Mayıs 12th, 2011 on 21:46
Tuhaf ve etkileyici bir şiirdi.. insanı eskilere götürüyor..Huysuz ve tatlı kadına’a ,Kristal deniz altına ve Mathilda May’e.Sevgiler Mathilda May…
Ocak 1st, 2010 on 22:55
o kadar büyük bir duygu yoğunluğu ile yazmışsınız ki okurken insan kendi hikayesi gibi benimsiyor ve ister istemez dökülüyor kelimeler yüreğinden.
bu konuda mütevazi olmayın bu kadar Cengiz bey,bence çok iyisiniz ne kadar derin yaşadığınızı anlıyorum okuyunca..bütün şiirleriniz okuduğunda bir ucundan tutup yakalıyor insanın yüreğini.
Aralık 31st, 2009 on 17:20
Sağolun Cengizbey ve Aslı hanım.
Aralık 31st, 2009 on 16:16
Mathilda: Huysuz ve tatlı kadın
Yorumları bir şarkıyla bağlayalım…Bugün yılın son günü, eskilerden bir şarkı söyleyelim:)
Aralık 31st, 2009 on 15:56
Selami bey,
yorumunuz için teşekkürler
Mathilda: Ulaşılmaz
Mathilda: İhanet
Mathilda: Aşk
Mathilda. Hayal
Mathilda. Hayal kırıklığı
Mathilda: Bilinmez
Mathilda: Herşey
Mathilda: Hiçbirşey
Mathilda: Sürekli sızlayan bir yara
Mathilda: Anı
Mathilda: Şefkat
Mathilda: Eski
Mathilda: Yarım kalmışlık
Mathilda: Yanılmışlık
Mathilda: Mathilda May
Mathilda: Ahmet Altan’ın “Kristal Denizaltı” kitabı
Mathilda: Yüce dağ başında yanan bir ışık
Mathilda: Vahşi dağların maralı
Mathilda: Ayşe, Fatma, Nil, Pelin, Yeliz, Filiz, vs vs…
Mathilda: Yüzü olmayan bir kadın
Mathilda: Bir kadının herşeyi olmak yada olmamak
Aralık 31st, 2009 on 13:57
Özümseyerek,yavaş yavaş okuyunca anladım ki çok etkileyici bir şiir. Selda hanım haklı.Tam bir Cengiz Aydın şiiri ve bir süre sonra Cengiz Aydın klasikleri arasına kesinlikle girer…
Mathilda’yı da ilk defa duyup öğrendim bu arada.
Tebrikler
Aralık 31st, 2009 on 10:00
Aslı hanım,
Hisleriniz gerçekten çok kuvvetli, yazılarınızdan bunu anlıyorum, şiiri beğenmenizde beni ayrıca mutlu etti..
Aralık 31st, 2009 on 09:57
Selda hanım “alıntı” bir yazının altına mutlaka aldığım yeri, yazıyı yazanı yazarım. Neden öyle düşündünüz anlayamadım.
Şiirimi etkileyeci bulmanızada sevindim keşke ağlamasaydınız.
Aralık 31st, 2009 on 09:53
Vallahi ilk defa kendimi haddim olmadan şair gibi hissettim Ebru hanım, yorumunuz “öyküsel şiir tadında yazımı” ne denli yaşayarak okuduğunuzu gösteriyor, buna çok sevindim…
Aralık 30th, 2009 on 21:49
Sevgili Selda, ”alıntı” zannedilesi bir şiir ewt. Haklısınız. Ama nedense okuduğumda alıntı olmadığını hissettim, şiirin bizim Cengiz Bey’in yüreğinden dökülmüş olduğunu biliyordum… Hislerimi seviyorum:)
Gerçekten muhteşem bir şiir.
Cengiz Bey sizi kutluyorum.
Aralık 30th, 2009 on 20:45
Şiiri okuduğumda çok etkilendim, nedense “alıntı” olduğunu düşünüp netten şairini aradım, sonra Cengiz Aydın’ın yazdığı son şiir olduğunu öğrendim, tekrar tekrar okudum,
ağladım…
müthiş bir şiir benim favorilerim arasına girdi, tebrikler.
Aralık 30th, 2009 on 17:54
yak cesedimi mathilda
yan gidişine
terk edişine
sessiz sedasız tüketişine
önce beni yaktın
şimdi sen yan mathilda
teşekkürler Cengiz bey harikulade.