Seni ilk tanıdığım geceyi düşünüyorum…Biriyle dertleşmeye ihtiyacın olduğu, moralinin bozuk olduğu geceyi ve o an karşına ben çıktım. Sen yazmıştın, ben uzun uzun okumuştum…Okurken hücrelerim parçalandı sanki…
Ben böyle hissederken sen bu acıyla başa çıkmaya çalışıyordun. Bırakmıştın kendini, çalışıyordun ama sadece kafandakileri dağıtmak, düşünmemek için…Herkes çıkardı ofisten sen eve nekadar geç gidebilsem o kadar iyi olur diye düşünür çalışır, çalışırdın…Bütün düşünceler, karanlıklar gece çöreklenir ya insanın üstüne senin için daha bir çekilmezdi, geçmek bilmezdi.
Askerdeydin, birbirinize kavuşmak için şafak sayarken o seni aniden bırakmıştı…Ben seni tanıdığımda aradan dört yıl geçmişti, söylerken uzun gibi geliyor, ama sevdiğini kaybeden, ölümü yaşamış biri için bilirimki yıllar geçsede, zaman araya girsede içindeki parçaları toparlamak mümkün olmuyor. Uykuların sende uzak olduğu gecelerde sen telefonda anlatır ağlardın, ben hattın diğer ucunda. Elimden başka birşey gelmezdi, ne denebilirki zaten…
İnançlarını yitirmiş biri var şimdi karşımda, gelecekten hiçbir beklentisi olmayan, yarınını düşünmeyen bulunduğu günü umursamayan…
Bir kıpırtı bir nefes. Her uzun kayboluşunda biliyorumki diplerde biryerlerdesin. Elimi uzatsam çıkarsam seni yapabilsem, keşke yapabilsem. Çaresizlikten, keşkelerden birkez daha nefret ediyorum. Sen ulaşılmazlarda bense meraklardayım…
İlginizi çekebilir
- 03 Ocak 2011 -- Profil Sahteciliği (2)
Bu gece gözüm döndü, burnumdan ve kulaklarımdan dumanlar çıktı gibi bir şey oldu :) Bildiğiniz üzere facebook hem gerekli hem de gereksiz bir buluş. Facebooku çoğu zaman gerekli görüyorum çünkü uzakla... - 01 Temmuz 2010 -- Hormonlarım rahat durun (6)
Dün gece okuduğum bir kitabın bazı sözleri öyle bir düşündürdü ki beni. Bağlanmanın kadın ve erkeklerde nasıl hormonlar salgıladığından bahsediyordu kitap.
Mesela kadınlar birine bağlandıklarında o... - 03 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 3 mart 2009 (1)
İstanbul sabahında yoğun trafik ve hafif yağmur vardı, 11 gibi iş yerimdeydim kahve yaptım kendime haberlere göz gezdirirken, Yusuf Hayaloğlu' nun öldüğünü okudum, yaşamak dediğin üç kıtalık bir şiir ... - 25 Temmuz 2010 -- Kök ve kanat (1)
Bir kadın ve bir erkek. Hormonları ''Hadi'' der. Görev vakti gelmiştir. Önce, birbirlerini beğenirler. Sonra severler. Birleşirler. Ve yeni bir canlıya hayat vermek üzere, yaşama hizmet ederler.
Bi... - 07 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 7 mart 2009 (0)
Sanırım abarttım 11.20 gibi iş yerimdeydim, dünkü yaşananların burukluğu vardı biraz, içinde bulunduğum süreci daha önce yaşamış bir komşum var burada, onunla durumu değerlendirdik, bana söylediğine g... - 08 Ocak 2011 -- Gidebilmek (2)
Biraz daha duracağım yanında... Gözlerinin içine bakacağım hem de gözlerimi senden hiç ayırmadan... "Lütfen gitme" demeni bekleyeceğim bir süre... Dudakların arasından çıkacak fermanımızı beklerken, s...
Ocak 19th, 2010 on 23:48
Çok arabesk yazmışsınız yine Selda hanım, biz zaten reklamlarda yeterine ümit besen, orhan abi, seda sayan izliyorduk… dibe vurmak iyidir, yükselebilmek için önce dibi görmek gerekir. Aşk acısı çekmek master yaptığım bi konu ama çok ağlayan ağlatır derler, en iyisi ben susayım.
deepnot: kalp kırılır, sevda içinde kalır.
Ocak 19th, 2010 on 23:56
yine dediğinize göre yazılarımı takip ediyorsunuz Metin bey…demekki sizin ruhunuzda arabeskle uyum sağlıyor. yazım aşk acısını anlatıyor evet ama dikkatli okuyun bu acı ölümle gelen bir acı, ve arkadaşımın acısı…ben sadece hissettiklerimi ve arkadaşımla paylaşımlarımı yazdım…
Ocak 20th, 2010 on 00:06
evet takipdeyim Selda hanım.
aşk acısının yanında ölüm acısı hafif kalır, lorke çeker, eğer insan öylesine değilde ölesiye sevdiyse zaten ölümde içinde değil midir aşkın???
Ocak 19th, 2010 on 00:23
Hep, ”keşke’yi başkalarına çare olamadığımda kullanmışımdır. En zoru da o keşkelerdir. Seni anlıyorum Selda…
Ocak 19th, 2010 on 11:16
keşkeler o zaman daha çokkk can acıtıyor Aslı:(