İki bin dokuz’un 14 şubat sevgililer günü için aşağıdaki hediye önerilerinde bulunmuştum, ve bu önerilerin çok işe yaradığını aldığım maillerden anlamış işe yaramanın hazzını tatmıştım.
Bu sene alternatif birşey üretmek için zamanım olmadı, sanırım olmayacakta, yazıyı okuyan ziyaretçilerimiz fikir bazlı yorumlarıyla katkıda bulunurlarsa, bu yazı; sevgilisi olan ve sevgililer gününde hediye almayı düşünen herkese faydalı olur kanaatindeyim.
İşte benim geçen sene yoğun ilgi gören fikirlerim;
*14 şubatın geç saatlerinde, sevgililer gününü unuttuğunuzu düşünmesini sağlayın, sonra 300 kırmızı gül gönderin ve şöyle bir not yazın; gülleri sakın kurutma onlardan 10 kavanoz gül reçeli olur ama en tatlı reçel sensin.
*Sevgilinize bir çorap alın vermeden önce 3 gün giyin iyice koksun sonra , bunları ayağımdan 3 gün çıkarmadım koku ayaklarımın kokusu yazan bir notla birlikte paketleyip verin, paketi açtığında gözleri sevinçten nemlenmiyorsa anında bırakın, ondan sevgili olmaz.
*14 şubat sabahı çoban salata yapın ve salatanın her zerresinde emeğim ve sevgim vardı afiyet olsun yazılı bir notla paketleyin verin, aldığınız tepki olumluysa harika bir çiftsiniz.
*Şimdi yazacağım fikir kadınlar için , biraz marjinal sayılır, yapılırmı bilemem ama yazayım yapan yapar, sevgilinize bir boxer alın, vermeden önce 6 gün çıkartmadan giyin, sonra bu eylemi anlatan bir notla birlikte paketleyin verin, sizi seviyorsa asla yıkanmayacaktır o boxer.
*Sevgilinize, gece başınızı yaslayarak uyuduğunuz yastık veya üstünüze örtüğünüz yorganı paketleyip verin bayılacaktır.
*Bu fikirde süper!!! bolca soğan soyun ve ıssız adam‘ ı izleyin yetmedi babam ve oğlum’ u izleyin bolca göz yaşı biriksin ve hepsini bir şişede toplayın, ağzını kapatın, verin sevgilinize, bunlar seni düşünürken akıttığım göz yaşları deyin, emin olun boynunuza sarılacaktır ilişkiniz pekişecektir aksi olursa ben burdayım .
*Bu günden itibaren kestiğiniz tırnakları atmayın, paket yapıp, sevgilinize verin , ben bu aşkı tırnaklarımla kazıyarak yoktan var ettim mesajı verebilirsiniz, ayrıca anlamlıdır, hoşta olur.
*Bazılarına iğrenç gelebilir ama seven insan herşeyiyle sevdiği için sevgililer arasında sorun çıkmaz kanaatindeyim, burnunuzu sildiğiniz mendillerin yıkanmamış hali inanın hediyelik bir eşyadan daha çok etkiler sevgilinizi, paketleyip çekinmeden verin.
*Dizinizi bir yere çarpın yara oluşsun, o yaranın kabuğunu verin, hücrelerin nasıl yenilendiğini anlatmış olursunuz, aşkımızda böyle hep yenilenecek asla bitmeyecek mesajı da cabası.(Bu fikirde bir filmden esinlendim)
*Yemek yediğiniz tabağı veya kahve fincanınızı hediye etmeniz sevgilinizi inanın mutluluktan ağlatacaktır yaşanmışlık var ortada asla boru değil.
*Onu görmeye giderken, kullandığınız araçlara ait biletleri vermeniz eminim çok anlamlı olacaktır. Kendi aracınız varsa yakıt fatura fotokopileride olur.
*Kaç aydır birlikteyseniz, her aya bir hediye gelecek şekilde bir sepet yapın, ama şöyle bir risk var, 5 senelik bir ilişki 60 ay demek 60 farklı hediye de bilmiyorum yani, karar sizin.
*Tavsiyelerim hakkındaki yorumlarınızı, çekinmeden yazabilirsiniz, önemli olanın hatırlanmak, hatırlatmak, sevebilmek ve sevilebilmek olduğunu baz alırsak hediyede ki mananın sizi ve aşkınızı hatırlatacak birşey olması, kullanıp atacağı yada bir yere saklayacağı bir meta olmasından daha iyidir.
Fikir vermesi bakımından sevgiliye yılbaşında alınacak hediye önerilerimden oluşan yazımıda buradan okuyabilirsiniz.






Ocak 14th, 2010 on 00:32
Cennngizz bey, “sevgiliye hediye öneri”lerinden önce “sevgili bulma” önerilerinde bulunsanız daha isabetli olur. Öyle yalnızım ki toplu mezarlığa gömülmeyi vasiyet edicem artık…
Ocak 14th, 2010 on 00:07
Sevgilisi olmayan yanlızlar da oturup bir şiir yazsın
Ocak 13th, 2010 on 19:46
Cengiz Bey, ben aleni hiç çekinmeden hem de yüzüne yüzüne ” ”Ama ben senin sevgilin değilim ki, karınım” dediğimi yazdım zaten:) Düşüncemden öte gerçeklik belli. Aaa ama zaman zaman sevgili kıvamında da yaşadığımız paylaştığımız heyecan duyduğumuz olmuyor mu, oluyor tabi ki. eş-sevgili nasıl gördüğümüze bağlı belki. Ay ne bileyim ben, bir bilen miyim ki:)))
Bence biz, en iyisi kocası için sürekli ”Sevgilim sevgilim ” diye söz eden Ayşe Arman’a soralım bu soruyu derim:)))
Ocak 13th, 2010 on 18:37
Önerileriniz için teşekkürler Cengiz bey.hiç biri bana uymadı.kimseye de uyacağını düşünmüyorum.bu özel günler zaten beni daima kasar.mutlu olmak için özel günün ne önemi var.Cem yılmaz’ın dediği gibi mutluluk İÇİMİZDE:)
Ocak 13th, 2010 on 17:53
Selda hanım,
dünyanın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıyı düşünerek daha uygun ve samimi fikirler ürettim diye düşünüyorum…
Ocak 13th, 2010 on 17:52
Bunlar Sevgililere yönelik fikirler Aslı hanım,
Evliler sevgilimi ki..:)
Ocak 13th, 2010 on 16:53
Cengiz Bey önerilerinizden bazılarını okuyunca sevgilim olmadığı için inanın bukez sevindim:))
Ocak 13th, 2010 on 13:16
Walla ben, her sevgililer gününde eşime afacan çocuk ayarında, ”Ama ben senin sevgilin değilim ki, karınım” diyorum. her seferinde de enseme sevgiyle şaplağı yiyiyorum. Adamcağız da eş olmanın ötesinden geçip can hıraş sevgili olma hallerinin ilk heyecanını yaşatmak için çırpınıyor. bizim sevgililer günümüz bile komik oluyor:) yada ben hergeleyim eğlenmek için sebep icat ediyorum.
evlilere öneririm. ”ama ben senin sevgilin değilim ki” deyin, ama bizdeki etkiyi bulamazsanız da benden günah gitti. her ne tepki gelirse, sonucuna siz katlanın:)))