2010 yılı içinde çalışanları tatili bol bir yıl bekliyor olacak. Kamu çalışanları bu yıl 117 gün tatil yaparken 248 gün çalışacak.
2010 yılında hangi ay kaç gün tatil yapacağız:
Ocak : 11 gün
Şubat : 8 gün
Mart : 8 gün
Nisan : 9 gün
Mayıs : 11 gün
Haziran : 8 gün
Temmuz : 9 gün
Ağustos : 10 gün
Eylül : 10,5 gün
Ekim : 11,5 gün
Kasım : 13 gün
Aralık : 8 gün
Yeni yılın, ilk mutlu haberi diye geçilen habere bakın. Türküz, tembeliz resmen ve alenen yaa… Yan gelip yatmaya,terlemeden kazanmaya, armudu birilerinin pişirip ağzımıza düşürmesine, emek vermeden yemeğe ne kadar da meyilliyiz. Biz adam olacağız da nesiller görecek inşallah öyle mi, çok zor çok. Bu kafayla imkansız hatta.
Alın teri denen bir ulvi sıvı var oysa insanoğlunda. O ışıklı, pırıl pırıl emekli sıvıyı akıtmadın mı dökmedin mi alnından, hatta terlemezsen kıçından sürekliliği olan kazanç yok. Olamaz da. Bakmayın siz, illegal yada kolay yollardan köşe dönüp kazanç sağlayanlara. Sonlarını görmediler daha.
Çok çalışmak lazım çok. Tatil yapa yapa, yan gelip yuvarlana yata ne bereket olur ne de huzurlu bir keyif. Beklemek boşuna.
Aslı der ki; Yeni yılda, sıvayalım kolları paçaları helal kazançlar için ileriye yatırım yapalım. Bugün çok çalışalım yarına Allah Kerim.
About Aslı Özden
Aslı Özden has written 455 post in this blog.
İlginizi çekebilir
- 08 Temmuz 2010 -- Yedi milyarlık tribünün seçilmiş iki holiganıydık (5)
Canımdan öpüldüğümü, aşkın beni sobelediğini düşünmüştüm…
İnandırmıştı…İnanmıştım, evet bu sefer inanmıştım, o yazdıklarımın çizdiklerimin sahibiydi. Türk filmi kıvamında bir düştü, güven, mutluluk... - 26 Eylül 2009 -- Hiçbir ayakkabı, vuramadı ayağımı (1)
Sonbaharla birlikte artık terlikler, sandaletler, açık ayakkabılar ayaklardan çıkıp kapalı ayakkabılara geçme mevsimi geldi. Ayakların özgürlüğü sona erdi.
Ayak sağlığı çok önemli tabi ki. Ayakları... - 20 Nisan 2009 -- Hey Taksi (0)
Taksi şöförlüğü bir sanattır: Her işsizin "iş bulamadım, bari taksicilik yapayım" mantığında olması, gerçek hizmet verenleride zor durumda bırakıyor.
Duyduğum kadarıyla Avrupa ülkelerinde çok sıkı ... - 08 Şubat 2012 -- Şimdi Sus! (2)
Şu anda hayatınızda olmayan ve olmasını da istemediğiniz şeyler nelerdir?
Bu soru biraz zor yerden, biraz da tersten geldiyse şunu deneyebilirsiniz:
Kaygı ve korkularınız nelerdir?
Şimdi yanı... - 15 Eylül 2010 -- (Dik)enli yol (0)
Var olma kaygısıyla geçen bir ömür değil miydi yaşadığın? Var olmak nedir, ne değildir usanmadan sorguladığın. Varlığına biçimsel anlamlar yüklediğin yahut yükleyemediğin anlamlardır anlayamadığın.
... - 15 Kasım 2010 -- Ve sökülür bir aşkın izleri (3)
ve sökülür bir aşkın izleri
sabaha karşı yazılmış şiirin satır aralarından.
öpüş tenden,
ten ruhtan ayrılır.
piç gibi kalır şiir ve aşk.
hasarlı duygulara giydirilen romantizmin acımtrak izle...
Ocak 4th, 2010 on 15:10
Deniz Erbal uçaktan atla sen,paraşütsüz…!
Ocak 4th, 2010 on 00:58
Sn. Deniz Erbal, herkesin iki hafta ile bir ay arasında yıllık izin hakkı var, bu tatiller onların dışında, bi nevi bonus gibi. Yıllık izinleride işin içine katınca tatil oranı %40′a çıkıyor (117+30/365=0.40). Biraz daha tartışmaya devam ederseniz hiç haklılığınız kalmayacak. Çingene çoçuğu olduğu zaman kulağına klarnet çalarmış… bizimde kulağımıza “tatil tatil” diye fısıldamışlar herhalde, öğrenciler aksırır tatil olur, yabancı devlet başkanı gelir, yollar kapanır tatil olur, kar yağar tatil olur, o kadar geri kalmışsızki yalnızlığımızdan kendimizi birinci sanıyoruz…
Ocak 3rd, 2010 on 17:50
Sevgili Deniz Erbal, buyrun çok eleştirin. Ben aslanlar gibi buradayım.
Ayrıca, Aşağılayan ben değilim, sizin tavrınız bu olduğu için, kişiyi kendiniz gibi bildiniz.
Ve Ayrıca,”Bakış açısı’’sözü, bana ait değil.
Sevgili Metoo’nun ”Aslı hn. olaya total açıdan bakmış.(Bakış açısı daha geniş olduğu içün.)” demiş ve bakış açı genişliği de oradan çıkmıştır.
Ve de, ayrıca, (istisnalar kaideyi bozmaz ama)Türk milleti olarak, fiilen saat doldurmaya çok meraklı olduğumuz bir gerçek. Ama işe konsantre olmak açısından kişiler ne kadar kendini veriyorlar acaba? Zaten çalışırken herkes tatilde değil mi?
Ben yaptığım işle, HİÇ para kazanmıyorum. Yaptığım öğretmenlik mesleğimi de GÖNÜLLÜ yapıyorum. Yani 5 kuruş karşılık almadan, terimle, emeğimle, ilgim, sevgim, her türlü maneviyatımla, BEN’i ucumdan kıyımdan değil, her halimle ortaya koyarak mesleğimi yapıyorum..KARŞILIKSIZ”… Ne bedenim ne zihnim paslanmaz benim.
Kaybettiğim, para, madde yada her neyse…
Kazandıklarıma gelince, sanırım sizin aklınız ermez.
Ocak 3rd, 2010 on 15:25
az eleştiri gelince nasıl da aşağılama kalkanına sığındınız. yok ışıldıyorum, sen siz paslanın, yok bakış açısı daha geniş.
varın siz günde 2 katrilyon kazanın. birgün neleri kaybettiğinizi de anlarsınız. aman benim söylediklerimi hatırlamayın. istemem.
zihinlerin paslanmadığı yıl olsun bu yıl.
Ocak 3rd, 2010 on 14:34
Sevgili Metoo, benim iş yerimde de sevdiklerim var. Özel hatatımda da. Belki her yerde ve her alanda sevgilerim var hatta. İşin maddesel boyutu başka manevi doyumu bambaşka. Bana çalışmak iyi geliyor. Bu anlamda, hesaplarım yok ve olmuyor da. Bakış açım, geniş olduğundan değil yüreğimde yer çok olduğundan belki de. Hatta, bir başka gözle baktığım için dünyaya.
Yürekte, koskocaman bir dünya taşıyabilmek, kolay değil ayrıca.
Yorumunuz için teşekkürler.
Ocak 3rd, 2010 on 02:15
Aslı hn. olaya total açıdan bakmış.(Bakış açısı daha geniş olduğu içün.) 117/365:%32 yani her 3 günün 1 günü tatil. Bir kamu çalışanı olarak bu bencede fazla.Bi günlük tatilin Türkiye’ye maliyetinin 2 milyar TL (2 katrilyon) olduğunu düşünürsek bir kaç gün sevdiklerimizin yanında olmak biraz pahalıya geliyor.
Ocak 2nd, 2010 on 14:45
Sevgili Deniz Erbal,
Hesap sizin hesabınız. Tatil sizin keyfiniz.
Ben çalışmaktan yanayım. İşleyen demirim ışıldıyorum. Sevdiklerim yanımda olmasa da her daim ruhumda taşıyorum. Siz, kendinize göre hesabınızı yapıp sevgiyle sevdiklerinizin yanında olun. Buyrun siz pas tutun. Ben size mani olmayayım…Sevgiler.
Ocak 2nd, 2010 on 02:34
ne şimdi bu?
yılda 52 hafta var. cumartesi ve pazar olmak üzere iki gün, yapar 52×2=104 gün.
117 gün eksi 104 gün eşittir 13 gün.
yani bu yıl aslında haftasonu tatilinin dışında 13 günden bahsediyorsunuz.
sadece 13 gün. bu sayının en aza düştüğü zaman 8 gündür (konu ile ilgili web sitesi dahi var. bakabilirsiniz). geriye ne kaldı: 5 gün.
5 gün için yok az çalışıyoruz, yok tembeliz, yok bilmem neyiz. bırakın allahınızı severseniz bu popülist lafları. çalışıyoruz da noluyor. kime daha fazla para kazandırmak için. bırakın insanlar birkaç tatil gününde sevdiklerinin yanında olsun.