İçinde, sosyal aktivite alanlarının bulunduğu etrafı çevrili, geniş nezih bir sitede yaşıyorlardı. Site yönetimi, içinde yaşayanlar ne istiyorlarsa yerine getiriyor, hiçbir şeyi eksik etmiyordu. Bu yüzden de herkes mutlu ve mesuttu.

Bununla birlikte site yakınlarında varoş tabir edilen yerleşim alanları da vardı. Mehmet Bey bu varoşlardaki evlerin birinde eşi ve üç çocuğu ile yaşıyordu. Eşi siteye temizlik işlerine gider, kendiside yine sitenin bağ bahçe işleri ile uğraşırdı.

Mehmet Bey bir süre çalışıp ayrıldığı sitedeki işinden sonra ticarete atılmış, hem işlerini hem de kendisini geliştirmiş, bu arada çocuklarının da iyi eğitim almasını sağlamıştı. Sosyal hayatta ise yaptığı işle ilgili grupların yönetim bazında en tepe noktalarına kadar çıkmış, az çok bilinir biri haline gelmişti.

 Bir süre sonra eskiden kendisinin bahçıvanlık, hanımının temizlik yaptığı o siteden bir ev satın alır. Yaşamaya başlarlar. Onları, daha önceden tanıyanların bir kısmı şöyle yan gözle bir süzer yüz vermezler ama bir kısmı ise kabul eder iyi komşuluk ilişkileri içinde bulunurlar.

 Bu arada site yönetimi seçimleri yaklaşmış, o da aday olmuştu. Çok fazla kimsenin şans vermediği Mehmet Bey bu seçimden galip çıkar ve site yönetim başkanı olur.

İşte ne olduysa bundan sonra olur!  Sitede yaşayanlardan bir grup şaşkın ve tedirgindir. Bir zamanlar çok fazla önemsemedikleri Mehmet Bey ve ailesi onlarla yaşam alanlarını paylaşır olmuş, bununla da kalmayıp birde site yönetim başkanı olmuştu. Bu nedenle muhafazakâr bir yanı da bulunan Mehmet bey’i bir türlü başkan olarak kabul edememişler, içlerine sindirememişlerdi.

Doğrusu bunda belki haklı da olabilirlerdi. Mehmet beyin yaşam biçimi daha farklıydı, o ve onun gibileri çok fazla tanımıyorlardı. Bu yüzden tedirgindiler.  Bazı şeyleri dayatabilir, havuzumuzun etrafını kapatabilir, lokal’de içkiyi yasaklayabilir, siteye cami yapabilir gibi endişe taşıyorlardı.

Oysa sitenin belirlenmiş kuralları ve yönetmeliği vardı. Bunun dışına çıkması zaten söz konusu olamazdı. Bunu biliyorlardı ama yinede böyle birinin başkan olmasını ve kendilerini yönetmesini bir türlü hazmedemiyorlardı. O, onların gözünde eski bahçıvan Mehmet Bey ve ailesi olarak kalmalıydı. Ne işi vardı bizim içimizde diye düşünüp, üstelik bir de başkan olmuş bizi yönetiyor gibi duygulara kapılıp mutsuzluklarını açık açık belli ediyorlardı.

Bu nedenle Mehmet Bey seçimle gelmişti ama onu göndermek için bir daha ki seçimi beklemeye tahammülleri bile yoktu. Bunun için ellerindeki bütün imkânları kullanarak onu iş yapamaz hale getirip başkanlıktan ayrılmasını sağlamayı, daha da olmadı bir şekilde site güvenliğini devreye sokup amaçlarına ulaşmayı hedefliyorlardı.

Mehmet Bey ise kendisine verilen yetkiler doğrultusunda sitenin işleriyle uğraşır, bir yandan da kendisini istemeyenlere anlam veremeyip, bunun altında yatanları anlamaya ve çözmeye çalışıyordu.

Bu arada günler geçip gider. Mehmet beyin başkanlığı sırasında bir süre her şey yolunda gitse de ara sıra çıkarılan suni gerginlikler de hiç eksik olmaz. Onu istemeyen bir kesim bu ufak tefek gerginlikleri aleyhinde kullanırlar ama başarılı olamazlar. Bu sırada o da site yararına iyi işler yaptıkça ve kimsenin yaşam tarzına müdahale etmeyince daha da iyi anlaşılır ve büyük bir kesimin güvenini almaya devam eder. Diğer yandan, daha önce kendisi hakkında öngörülen endişeleri de böylece yok eder. Bu yüzden onu başkanlıktan indirmek isteyen kesimin de dirençleri kırılır, usulsüz yollara başvuramaya cesaret edemezler.

Sonunda her şey yoluna girmeye başlar ise de küçük bir kesimin onun başkanlığını sindirememesi yine devam eder. Ama onlarda zaman içinde her şeyin site kural ve yönetmelikleri doğrultusunda yapıldığını, birçok şeyin eskisi gibi olmadığını, değiştiğini bu nedenle keyfi dayatma yapılamayacağını, herkesin olduğu gibi Mehmet beyinde eğer seçimi kazanırsa siteyi yönetmeye hakkı olduğunu istemeseler de ve geçte olsa idrak edip kabullenirler.

About Selami Aydın

Selami Aydın has written 144 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 02 Mayıs 2010 -- Nefretim kendime (0)
    Bir tek Allah korkum vardı, Sevdadan da korkar oldum. Gözlerimden yaş akmazdı, Bebek gibi ağlar oldum. Sevilirken büyüdüğüm, Sokaklar bile kördüğüm. Şimdi aynada gördüğüm, Yüzden de utanır ol...
  • 25 Ocak 2011 -- Senden sonra aşkın alzheimer hali (0)
    Gittiğin günden beri ben şaşkınım tanrı şaşkın. Bedenim yatağa baş aşşağı yatıyor. Suratımda ikinci el olmuş bir makyaj var. Öyle bir canım yanıyorki öyle bile demek az kalıyor. Duvarların arasında...
  • 18 Eylül 2010 -- Yine yeni yeniden (4)
    Öncelikle yeniden burada olmaktan dolayı mutluyum. Uzun bir süredir okul ve iş temposu yüzünden ayrı kaldığım baygri ailesine yeniden katılmak çok güzel.. Sanırım ailemize yeni katılanlar olmuş, ge...
  • 05 Ağustos 2010 -- İpini çektim (3)
    Arkadaşınızın aldatıldığını öğrenseniz ne tepki verirdiniz? Gidip arkadaşınızın ağzını mı arardınız yoksa hiçbir şey olmamış gibi "aman ben etliye sütlüye karışmam" deyip köşenize mi çekilirdiniz? ...
  • 05 Mart 2011 -- Yalnızlık Allah’a Mahsus… (5)
    Hem oldukça yoğun, hem de çok severek yaptığım bir işim var benim. Her gün farklı bir hayat hikayesine şahitlik ediyor gözlerim. Bazen gördüklerim karşısında gülmekten kendimi alamıyorum, bazense yaşa...
  • 23 Haziran 2010 -- Acayip tasarımlar (0)
    Acayip tasarımlardan birkaç örneği yazının devamında görebilirsiniz. [gallery]...