Birçoğumuz mevsim değişikliklerinin başlangıçında kısa süreli uyum zorlukları yaşayabiliriz. Mesela sonbahardan kış’a geçerken hemen adapte olamayız. Kimimiz hastalanırız. Bünyemiz uyum sağlamaz, bir kırıklık olur toparlanamayız bir türlü.
Hele birde hazırlıksız yakalanırsak. Endişelenebiliriz bu yüzden gergin de olabiliriz sonra toparlanıp adapte oluruz. Bunun yanında bazılarımız da kış’ı hiç sevmeyebiliriz mesela. Ama biz sevsek de sevmesek de mevsimler gelir, gider değişir. Sonrası ise güzellikleri yaşanır her birinin ayrı ayrı.
Günümüzde ki değişimin zorlukları da tıpkı mevsim değişikliklerinin başlangıcında oluşan kişiden kişiye değişebilen durumun olağan yansımalarının sonucu gibidir aslında.
Bir dönem serbest ekonomiye geçişte, büyük tantana koparan yerli şirketler başlangıçta batıp yok olabilecekleri rekabet edemeyecekleri kaygısı ile değişime ayak direseler de sonradan kendilerini yenileyip kaliteyi arttırınca bugün birçok ülkeye ihracat yapar duruma gelip, kazanan durumda oldular.
Bununla birlikte değişime dair, değiştik değişiyoruz demekte de sıkıntıları azaltmıyor. Değiştik ve değişerek gelişiyoruz deyip iktidar olan bu günkü hükümete bile uzun süre değişip değişmediği konusunda bir kesim tarafından hep şüpheyle bakılmış. Attığı her adım farklı yorumlanır olmuş ve değiştiğini beyan etmesi bir türlü yeterli görülmemiş ve süreç sancılı ve sıkıntılı geçer olmuştu.
Birde değişim süreçlerinde, değişmeyip aynı kalanların plan ve programları ile uyguladıkları stratejilerin olumlu/olumsuz etkilerini de görebiliyoruz. Değişimden tereddüt eden samimi bulmayan ana muhalefet yıllardır muhalefetliğini, yapacakları icraatlar üzerinden değil de hep laiklik üzerinden yürüttüğünü ama sonucuna baktığımızda bunun karşılığını alamadığını görebilmekteyiz. Stratejisi ve söylemleri o kadar çelişkili ve halktan uzaktı ki, bu yüzden iki dönemdir iktidar olan ve son zamanlarda iyice yıpranan iktidar partisine hala alternatif olabilir duruma bile gelememişti bir türlü.
Nihayetinde bu günlerde değişimin tedirginlikleri ile dolu sanal buz dağlarının artık sanki eridiği görülmüş ve bunun üzerine uzun zamandır laiklik üzerinden siyaset yapan ana muhalefetin de kendisini ve sol’u ilk defa sorguladığını yetkili bir milletvekilinin açıklamalarıyla öğrenmiş bulunuyoruz. Bu doğrusu güzel ve beklenen bir adım.
Asker değişim içinde.
Yargı değişim içinde
Medya değişim içinde
Ana muhalefet de değişim içinde.
Olsun tabii ki. Bu değişimden yukarıda sözünü ettiğim yerli şirketler de olduğu gibi sonunda kazanan her kurumla birlikte ana muhalefette olabilir. Yeter ki değişsin, seçim dönemlerinde değil her zaman samimi ve herkesi kucaklayacak biçimde sanal korkulardan arınmış bir tavır sergilesin. Birtakım yersiz duygulardan arınmış güçlü oluşumlara, güçlü kadrolara her zaman ihtiyacı vardır bu ülkenin. Hangi kesimden olursa olsun. Mamafih herkes bu millet için en iyisini yapma gayreti içindedir zaten.






Son yorumlar