….Kaç saniye gözünü kırpmadan bakmıştın, bilemiyorum. Ancak, gözlerindeki anlamı gün gibi aklımda tutuyorum.
 
Hani, mevsimlerden yazdı. Hani, biraz kilo almışsın” demiştim. Yine dilimi tutmayı becerememiştim. Bir önemi yoktu üstelik, sanırım laf olsun diye söylemiştim. Maviydi üzerindeki. Çok yakıştığını söylemiş miydim? Belki de diyememiştim. Mavinin sana çok yakıştığını beynime gizlemişim.
 
Bu kez kısa değildi cümlelerin. Epey sohbet etmiştik. Tadını çıkardığımı hatırlıyorum da, keyfini sürmek vardı hala, kahretsin.
 
Biliyor musun, gündelik hayat rüzgar gibi esiyor hala, her yerde olduğu gibi burada da. Bazen duruyorum. Yüzümü rüzgara veriyorum. Sen bilmezsin ama, o an göğsümde aynı sızıyı duyuyorum. İnce, insanı içine içine eriten bir sızı. İçime içime erimeyi ezber ettim de, mum gibi dışıma akıp gitmeyi hala öğrenemedim….

About Aslı Özden

Aslı Özden has written 455 post in this blog.

Benzer yazılar

  • 29 Temmuz 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/ mavi (12)
    Hani bilirsin, onca kalabalığımın arasında, koşuşturmacalarımın kıyısında bazen dörtlüleri yakar, sağa çeker anahtar kontakta seni düşünürüm. Bu kez, neler oluyorsa bana, taşıt değiştirmiş gibiyim. As...
  • 18 Temmuz 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/Bilemezsin ama bilmelisin (7)
    Bilemezsin; Hangi tenhalarda gezdi bu can, tek başına. Nereden bileceksin; Ne karanlıklarda yürüdüm. El yordamı hemde, korkusuzca aynı zamanda. Ne soğuklarda titredim ben. Sen bilemezsin; ne üşüm...
  • 15 Nisan 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/unut gitsin‏ (6)
    "Unutuyorum'' demişsin. Yok bir mahsuru benim için, unut gitsin. Avcuna bunca yüreğimi dökmüşken, beni bilememişsin. Zaten hatırında değildim ki, ''Unutuyorum'' deyişin beni silkelesin. Ben, senin ...
  • 31 Mart 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/ Nasıl özledim bilemezsin (0)
    Hatırlıyor musun, ne çok didişirdik seninle, sessiz sevişmelere gebe kuytularda. Ne tuhaf, sağnak öfkelerini bile özledim birden, sicim sızılarla. Hani hatırla. Huysuz çocuklar gibi kendine geçirme...
  • 30 Mart 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/ Melek (2)
    Bilir misin bilmem; belki de tahmin edersin. Çok duymuşumdur bana ''Melek'' sıfatı yüklendiğini. Mesela okulumda, ''Melek'' kulağımın en aşina olan sözlerinden biri. Ama sen bana melek dedin ya han...
  • 29 Mart 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/ El üstünde (4)
    Yıllar akıp gidiyor, ben peşinde tuhaf gölge. Sen hep el üstümde ve belki bundan sonra da hep böyle. Ellerime bakıyorum şimdi. Avuç içime. Avcumdaki çizgilere. ''El üstünde taşıdığın kadar, baş üst...