….”Kaldı ki, kimsenin benim tavrımı çekeceğini düşünmüyorum” diyorsun ya; Oysa sen kimsesiz değilsin. Yada ben kimse değilim.
 
Sen bilmezsin, tavrının miliminin ben izini sürerim. Öyleyse ben, tavrını çekenim.
 
Biliyor musun, gündelik hayat devam ediyor burada, dizginlerinden kopmuş hallerde. Kimi rahvan kimi dört nal hem de. Ama hep bir an, birden zınk diye duruveriyor hayat bende. İşte o an, hep bir sızı var göğsümde. Tavrına anlamlar yüklerken yakalıyorum beni, iyi mi? Bazen derin dalıp gidiyorum işte. Hayat beni sollayıp geçerken hem de.Sen bilmezsin, nerden bileceksin ki. Çünkü, ben diyemiyorum nedense. Tavrının ücralarında imla arayanım ben. Sen bilme yine de, ama kimse çekmez dediğin tavrını çeken biri var. O benim işte….

About Aslı Özden

Aslı Özden has written 455 post in this blog.

Benzer yazılar

  • 29 Temmuz 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/ mavi (12)
    Hani bilirsin, onca kalabalığımın arasında, koşuşturmacalarımın kıyısında bazen dörtlüleri yakar, sağa çeker anahtar kontakta seni düşünürüm. Bu kez, neler oluyorsa bana, taşıt değiştirmiş gibiyim. As...
  • 18 Temmuz 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/Bilemezsin ama bilmelisin (7)
    Bilemezsin; Hangi tenhalarda gezdi bu can, tek başına. Nereden bileceksin; Ne karanlıklarda yürüdüm. El yordamı hemde, korkusuzca aynı zamanda. Ne soğuklarda titredim ben. Sen bilemezsin; ne üşüm...
  • 15 Nisan 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/unut gitsin‏ (6)
    "Unutuyorum'' demişsin. Yok bir mahsuru benim için, unut gitsin. Avcuna bunca yüreğimi dökmüşken, beni bilememişsin. Zaten hatırında değildim ki, ''Unutuyorum'' deyişin beni silkelesin. Ben, senin ...
  • 31 Mart 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/ Nasıl özledim bilemezsin (0)
    Hatırlıyor musun, ne çok didişirdik seninle, sessiz sevişmelere gebe kuytularda. Ne tuhaf, sağnak öfkelerini bile özledim birden, sicim sızılarla. Hani hatırla. Huysuz çocuklar gibi kendine geçirme...
  • 30 Mart 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/ Melek (2)
    Bilir misin bilmem; belki de tahmin edersin. Çok duymuşumdur bana ''Melek'' sıfatı yüklendiğini. Mesela okulumda, ''Melek'' kulağımın en aşina olan sözlerinden biri. Ama sen bana melek dedin ya han...
  • 29 Mart 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/ El üstünde (4)
    Yıllar akıp gidiyor, ben peşinde tuhaf gölge. Sen hep el üstümde ve belki bundan sonra da hep böyle. Ellerime bakıyorum şimdi. Avuç içime. Avcumdaki çizgilere. ''El üstünde taşıdığın kadar, baş üst...