şimdi burada olsa…
konuşmadan,
dakikalarca bakışsak dedinmi hiç?
merak ediyormusun,
bugün ne giydim,
nerelere gittim?

acaba…
seni özlediğimi düşünüp,
iç çekiyormusun?

seni bilmem ama,
ben bunları yapıyorum.
geceye gülüşünü katıyorum,
en güzel yerinle süslüyorum,
düşüncelerimi.
bıkmadan her gece,
duyguların en rafinesini,
yoğuruyorum…

fakat yetmiyor,
olmuyor,
olamıyor,
ihtimallere tutundukça dibe çekiliyorum,
azar azar bitiyorum.

ve artık,
ve sonunda,
ve işte gidiyorum.

sana,
biraz isyan,
biraz pişmanlık,
gizli öznesi ben olan cümleler,
ve
sonu yoruma açık bir öykü bırakıyorum.

sana,
gecelerimden kusmuş uykular,
ıslanamadığım yağmurlar,
azıcık gurur,
hayal kurmana yetecek kadar anı,
rüyalarını boyaman için,
mavi hariç tüm renkleri
bırakıyorum.

artık
gidiyorum,
dikkat et kendine,
aklım sende kalmasın.
soğuk su içme,
pervasız uyursun sen
üstünü ört,
kapıyı kim o demeden açma,
ve
lütfen ağlama…
noktayı sana bırakıyorum
en sona koyarsın.
elveda…

Benzer yazılar

  • 01 Ocak 2010 -- Savur küllerimi Mathilda (12)
    sen gittin ya mathilda, artık tek kurtuluşum sana sağır kalabilmek, seni içimde dinlemekten kaçmak. nasıl pis bir haldir bu, ne acayip, ne ayıp, ne sakıncalı, bu nasıl esirliktir, bu nasıl saç...
  • 13 Kasım 2009 -- Taşıdığı kalp serçe ürkekliğindeydi (4)
    serçeydi o taşıdığı kalp serçe ürkekliğindeydi, çabuk kırılır, çok üzülürsün derdim, üzülürdü, üzülürdük. o da benim gibi yağmuru severdi. yağmurda çay içmeyi, yürümeyi, ve okumayı. okurdu...