Oldum olası, şu el öpme eylemine ayak diretmiştir içim. Çok saydığım ve canım kadar sevdiğim anne ve babamın bile elini öpmek aklıma gelmez. Çünkü, o yalakalık eylemini ruhum bilmez. Biraraya geldik mi, kucaklarım sımsıkı ve şap şap öperim o tatlı yanakları. Sıcaklık, içtenlik, hürmet, sevgi, saygı ve hislerimin diğer değerlileri, hepsi o kocaman kucağımın içindedir çünkü. En önemlisi de içinde yüreğimin olduğu göğüs kafesim, değer verdiğim kişiye mutlaka değmeli.

Tamam herkesi de kucaklayamam belki. Ancak, bir sımsıkı el sıkmak da içtenliktir, hürmettir, sevgidir, saygıdır tabi ki. El öpmek de, neyin nesi ki? Hele bir de el öptürenler takımı vardır ki, inadına çocuklaşırım içimde, keçiliğim tutar ve ne yapar eder öpmem ben o eli.

Yaşça benden çok büyük olan, yani oldukça yaşlı olan saygı duyduğum kişiliklere gelince, el öpeceğimi beklerlerken resmiyeti filan yok sayarak, önce severim ton ton yanaklarını sonra da eğilir öperim az önce sevdiğim buruşmuş tenlerini. Bu tavır bende sevginin saygının çok daha içten hali.

Bir de okuldaki yavrularım var ki, daha okula adım atar atmaz ben, kıyametler kopararak koştuklarında kimi saçıma kimi elime davranıp öptüğünde, mutlaka elimi öpen eli çevirir ben de öperim ne olursa olsun illa ki. Onlar melek, ben hizmetkarlarıyım bu dünyada onların. Öptüler mi elimi, borçlu kalmak istemem öperim ellerini.

Kimse kimseden büyük değil ki. El etek öpenlere ifrit olmuşumdur kendimi bildim bileli. Peki Arap Birliği zirvesine katılan, Berlusconi ne yaptı, gitti Kaddafi’nin elini öptü. Ülkesinin de haklı olarak tepkisini çekti. Ehh var tabi sıradışı başbakanın bir bildiği. İtalya, enerji konusunda Libya’ya bağımlı durumda. İşin içinde para ve menfaat oldu mu, böyleleri el öpmekle kalmış, eh yine de iyi. Daha ileri de gidebilirdi.

İlginizi çekebilir

  • 11 Ekim 2011 -- Birkaç saat yetecek kadar sesin kaldı kulağımda (0)
    Akşamcı bir peri yarım kalmışlığıma bakıp kafayı çekerken; Tenimi beş vakit üstümden çıkarıp; “al bak içim sen dolu” diyen ben, o uslanmaz o arsız kalbimle titreyerek  teslim oluyorum ayrılığa. Çok...
  • 13 Ağustos 2011 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Rezerve (+18) (0)
    Hergün şehrin iki farklı yüzünü görüyorum. Gece şehrin banliyösünde yaralı yüzüne uzanarak uyumaya çalışıyorum. Sabah oluyor, hani olmuyor da  zorluyoruz geceyle birlikte olsun diye. Sabah ta kalkıp ş...
  • 30 Temmuz 2010 -- Aşk sana yakıştı Ayrılıksa ona… (7)
    Gözlerinde güneşin doğmasına epey bir zaman var daha. Henüz vakit çok erken uyanman için bu derin uykudan. Saçma sapan haller içerisindesin, bunu biliyorum. Unutmaya çalışan, unutmaya çalıştıkça daha ...
  • 18 Haziran 2009 -- Sana bir yanılmışlık şarkısı gönderiyorum… (1)
    Yazmamak için direndim ama başaramadım, yazayımda rahatlayayım dedim. Yine o şarkı çaldı ve yine suratım düştü! ilk defa böyle birşey yaşıyorum, şarkı çalmaya başladığında suratı düşen hatta ağlayan t...
  • 07 Temmuz 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 1 (13)
    Karıncaların tembel olduğu, arıların şarap yaptığı bir gezegende köpek dadılığı yapmak gibi ilginç isteklerim var, 16 farklı ırktan köpekle ilgilenmek onları eğitmek ve hayatımı o köpeklere bakarak ka...
  • 27 Mayıs 2011 -- Dört Eş’le Yaşam… (0)
    Sibel Üresin ismi gündemi  meşgul ediyor;  malum açıklamaları yüzünden. Çok eşliliğin dinimizde olduğunu söyleyen Üresin, bunun yasal olmasının gerektiğini ve dayanaklarını kendince açıkladı .Toplumda...