Sen bilmezsin, ahh ben hep böyle yapıyorum anlatmadım ki nereden bileceksin. Her hüzünlü şarkıda sen bana misafirsin.
Hani ele avuca gelemeyen hiç bir yere sığamayan ben, işte o ben var ya; sırf senin için sığıyorum hatta sığınıyorum kendime. Tuhaf değil mi, ben ki iflah olmazdım. Ben ki, pervasızım en çok da korkusuzum. Ama korkuyorum işte. Hayret, yüreğimin alevinin vehametinde demek ki ehil olmuşum.
Ne çok susmalar çalışmıştım, hatırla. Beceremeyip başaramayıp kağıdı kalemi az fırlatmamıştım. Bak sustum. Artık, kaçamak sözler ediyorum. Karışmasın aklın. Bir de ben ayak bağı olmayayım diyorum.
”Sen bana bakma, içim başka söylüyor aslında, dışım başka” sözün var ya, ah bir bilsen, ben o sözünü yüreğime yastık yorgan yaptım. O cümlene baş koyuyor, o harflerinle ısınıyorum. Anlayacağın, çocuklar gibi avunuyorum.
Unutmadan, hani tüm renkleri hediye etmiştin de, en sevdiğim rengi kendine saklamıştın ya, bu arada sakın arama. Mavi bende.
Gönderilmemiş mektuplar/ Kaçamak sözler
8 Yorum yapılmış
Sayın yorumcu, yorumunuz değerlidir, lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşınız. Yorumunuzu yazmadan önce aşağıdaki uyarıları okuyunuz ve yorumunuzu yazarken lütfen küçük harf kullanınız.
Bay Gri.com'da yer alan okur yorumları yorumları yazanların görüşüdür, okur yorumlarından baygri.com sorumlu tutulamaz. Bay Gri.com'da yer alan tüm resimler ve marka logoları sahiplerine aittir. Bay Gri.com'da bulunan yazı, video, fotoğraf veya yorum ile ilgili şikayetiniz varsa ve yazacağınız yorum konu ile alakalı değilse lütfen iletişim formunu kullanarak bize ulaşın.1.Tamamı büyük harflerle yazılmış ve yazım kurallarını ihlal eden yorumlar onaylanmaz.
2.Küfür ve hakaret içeren yorumlar onaylanmaz.
3.Yorumunuzun onaylanması için geçerli bir e-posta adresi yazınız.
4.Yorumunuzda sonradan pişman olacağınız kişisel bilgilerinizi paylaşmayınız.
5.Yazdığınız yorumu onaylanmak zorunda olmadığımızı unutmayınız.
6.Yorum yazarken mümkün olduğu kadar pozitif olabilirsek, ortamı germemiş; bir hoşluk, bir sinerji, bir güzellik oluşumuna katkı sağlamış oluruz.
Yasal Uyarı: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca tüm haklarımız saklıdır. Sitemizde yayınlanan tüm içerikler, alıntı yapılan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir. Bu kurala uymayanlar hakkında hukuki yollara başvurulur.




Mart 25th, 2010 on 15:40
Teşekkürler Selami Bey, sanat olarak görmeniz nezaketinizdir.
Gönderilmemiş mektuplar sözlerden daha değerliler. Çünkü söz uçar-yazı kalır…
Gönderilmemiş mektuplar, beyyinedir, kanıttır.
Mart 25th, 2010 on 10:43
Gönderilmemiş mektuplar, dillerin söyleyemediği kelimelerin bir kağıda dökülmesi, bir tuvale yansıması,bir heykelle buluşması yani kısaca bir sanat dalında kendini bulmasıdır aynı zamanda.
Mart 25th, 2010 on 01:43
Cengiz Bey, sanat yapmayi hedeflemeden yapilan, belki de en dogal ve en bakir sanat gonderilmemis mektuplar.
Ve o gonderilmemis mektuplar ve o kacamak sozler, herkesin tabiri ve tarifi olan ” ayaklarimi yerden kesti” hissiyatindan uzak, tam tersi ayagimin altindaki topragi bana hissettiren, var olduguma sukrettiren bir duygu. Degerli yorumlariniz icin tesekkurler.
Mart 25th, 2010 on 01:36
Sevgili Nida, oyle anlamli ve oyle yurek tadi ki o gonderilmemis mektuplar..Hani o kacamak sozlerin derinligi var ya, kimsenin dokunmasina izin vermediginiz, en derin cekmecelerde sarip sarmalayip sakladiginiz ve koklaya koklaya ortaya cikardiginiz o sozler, hayatin luksu tadi tarifi ifadesi gibi bende. Inanin o gonderilmemis mektuplar ve o kacamak sozler, fena degil muthis bir degerler…
Degerli yorumlariniz icin cok tesekkur ediyorum.
Bir daha ki gonderilmemis mektuplari okurken, iciniz acimasin. Icinde muhtesem duygularin oldugu bir tarife goz atar gibi damaginizda tad bularak okuyun. O zaman farkli hissedeceksiniz.
Mart 25th, 2010 on 02:14
söylemem gerektiğini hissettiğim ve bir türlü söyleyemediğim,bende benimle yaşayan ve benimle yaşlanan her şey içimi acıtmıştır az ya da çok.tabi zamanla yaşadığımız acının,özlemin yerini tatlı ufak bir tebessüm alıyor.hep acaba söyleseydim daha mı farklı olurdu diye düşünmüşümdür.belki de haklısınız.yaşadıklarımızla yoğunlaşıyor,yoğuruluyor duygularımız.ve bizler böyle hissediyor, böyle büyüyoruz.
Mart 24th, 2010 on 23:42
ne fena bir şeydir söyleyemediğimiz cümlelerin aklımızda uğuldaması.ne fenadır dilimizin ucundaki kelimelerin ağzımızdan çıkamadan boğazımızda düğümlenmesi.gönderilmemiş mektuplarımız ne kadar azsa o kadar mutluyuz bence şu hayatta.gönderilmemiş mektuplarımızın , kaçamak sözlerimizin olmaması dileğiyle.yine harika cümleler,harika bir yazı.teşekkürler Aslı Hanım.
Mart 25th, 2010 on 00:23
Bence gönderilmemiş mektupların varlığıdır hayatı yaşanası kılan.
Bir filmin, bir şarkının ne bileyim herhangi bir şeyin tetiklemesiyle insanın içini ürperten alıp götüren duygulardır hayatın lüksü ve gönderilmemiş mektupları.
Mart 25th, 2010 on 00:41
Ve hatta bir çok insanın gönderilmemiş mektupları vardır.
Ve ve hatta bir çok sanat yaratısının kaynağında gönderilmemiş mektuplar yatar. Gönderilememişin dışa vurumu sanatla olmuştur.