Elimde bir kitap evirip çeviriyorum. Machado de Assis’in Mezarımdan Yazıyorum adlı romanı. Bir arkadaşımın isteği üzerine aldım. Kendisi araştırmış bulamamış benden rica etti, kısa bir araştırma sonrasında kitap şuan elimde. Ben elime alıyorum, kitap benden uzaklaşıyor sanki.
Kendimi, dikkatimi toparlıyamıyorum. Ama biliyorum ki elime aldığım kitap mutlaka bitecek. Yoksa huzursuz olurum. Kitabı kenara bırakıp Fransuvayla ilgilendim biraz. Fransuva bizim kaplumbağa evimizin erkeği. Her canlı gibi oda ilgi bekliyor, ilgilenmediğimiz zaman bize küsüyor, sessizleşiyor. Hepimiz aynı değilmiyiz ilgi eksikliğinde önce biraz sabrederiz, sonra suskunlaşırız, sonra sorgulamaya başlarız…
Bugün ofisimize yeni biri daha katıldı. Biraz tombul ama çok şeker. Onu izlerken dinleniyorum, ismini Behlül koydu kızlar. Behlül bir japon balığı…Yalnız kalmasın yanına bir tane daha alalım diyoruz ama hangi karakteri alacağımızı hala bulamadık.
Şu sıralar beynim de çok yorgun…Sevgi insanın içini ısıtmazmıydı, mutlu etmezmiydi, ruhunu doyurmazmıydı, umut etmek değilmiydi?
Beklentisiz sevemezmi insan. Herkes birşey bekler oldu. Yüreğim bugün birkez daha aynı şeyi yaşadı. Sevgi insanın canını acıtırmıydı? Acıtırmış…yüreğine söz geçiremiyor insan, önce sevmek istiyor…ruhum dışarılarda geziyor, bedenimden uzakta…
ve sanırım aşk kadın ruhundan anlamıyorrr…
About Selda Uğur
Selda Uğur has written 64 post in this blog.
İlginizi çekebilir
- 01 Eylül 2010 -- Söylenen en popüler yalanlar (1)
İnsanların söylediği en popüler yalanları bu yazıda toplamaya çalıştım. "Yalan kötü birşeydir, yalan söylemeyelim, yalanın rengi olmaz yalan yalandır" diyerek sosyal mesajımızıda verdikten sonra buyru... - 26 Temmuz 2010 -- Yüz karası (15)
Editörüm Cengiz Beyin o çok sevdiğim, sanki karşılıklı sohbet eder gibi okuduğum, ''Bilinçaltı Serzenişleri'' yazı dizisini okurken madde bölümünü içimde konuştum durdum. Yazmak isteği duydum. Gerek v... - 03 Eylül 2010 -- İskele (7)
Bir yaz akşamı..
Kayalıklara oturmuşum, yıllardır buradayım sanki..
Dalgalar vuruyor ayaklarıma,
yavaşça, serin serin..
Dolunay var bu akşam..
Mehtap da var denizin tam ortasında,
sanki bir kal... - 23 Ağustos 2010 -- Baygri nokta komu google’a 250 bin dolara satıyorum (4)
Sizlere internet mecrasının iki zeki çocuğu Burak Göktürk ve Cenk Uygur hakkında birşeyler yazmak istiyorum.
Burak Göktürk: Görsel arama ve yapay zeka alanında yeni teknoloji geliştiren ve bu aland... - 06 Kasım 2009 -- Ben bi zaman kaybıyım (0)
Ben bi zaman kaybıyım seninle, beni bırakıp sen olmuşum, ama ben olan sana değil, bana bi merhabayı çok gördün, evet zaman kaybıyım, yapmam gerekenleri bıraktım elim de olmadan, sağlığım da gitti, hoş... - 01 Aralık 2009 -- Erdek kışında güzelmiş (0)
Kurban bayramının 3.günü sabahın çok erkeninde oldukça kalabalık bir grupla Erdek'te yaşayan Anne ve Babamı ziyarete gittik ve aynı günün gecesinde tekrar İstanbul'a döndük.
Erdeğe hep yaz aylarınd...
Mart 29th, 2010 on 17:29
Amanıınnn sakın ha, taraf değilim. Ama beklentisiz sevmeyi bilirim. Kadın ve erkek bu konuda ayrılıyor olabilir. Ders verebilirim ama doğanın dengesini değiştiremem, demedi demeyin..
Mart 29th, 2010 on 16:48
Beklentisiz sevmenin dersi verilir…ücretsizdir:)
Mart 29th, 2010 on 17:09
Aslı evet ya çok hoş olur. Bence de acil olarak ders verilmesi gerekiyor:)
Mart 29th, 2010 on 13:41
Metin Bey; kaplumbağamı severken doğrusu öpüp okşamadım , beklentisiz sevmek zaten herkesin yapabileceği bir sevgi çeşidi değil, şüphe etmek yersiz bence…
Mart 28th, 2010 on 14:51
Selda hn, dün kaplumbağanızı severken bile öpüp okşadınız dimi? Kaldı ki hayvanları karşılıksız sevdiğimiz halde… Bir sevgiliyi beklentisiz sevebilir mi insan? Sevdiğiyle konuşmak, öpüşmek, sevişmek ister, yanında olmak ister. Beklentisiz seven -eğer anneniz değilse- şüphe etmek gerekmez mi?
Başka sorum yok Hakim bey.
Mart 28th, 2010 on 01:26
Selda’cığım , Behlül’ün yanına Bihter’i koyun, -ki aşk tamamlansın:)
Bu arada, aşk kadın yada erkek ruhundan anlamakla yükümlü değil. Kadın ve erkeğin kendisini anlamasını bekliyor bence.
Ayrıca haklısın; Aşkın en sahicisi, beklentisiz ve sürekli olanı…