Hafta arası olduğu için, miskinlenmeye fırsat yoktu. Sabah kahvaltımın ardından, çarçabuk içtiğim kahvemin eşliğinde gazetelere göz atarken, yüreğim takıldı içimi ısıtan habere. Küçücük bir arının yüklendiği misyon beni hem mutlu etti hem de umutlarımı tazeledi nedense. O gün her önüme gelene dereden tepeden girdim ve ne yapıp edip okuduğum haberi sattım bir şekilde.

Haberin başlığı ”SOBA ARI” ydı. Başlığı okuyunca, nasıl yani oldum. Soba arı mı? Bir çırpıda okudum haberi. Bir anda içim ısındı.

Haberde, ”Alman bilimadamları, bal arıları hakkında ilginç bir keşfe imza attı. Würzburg Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre her kovanda bir arı “ısıtıcı” olarak görev yapıyor” diye yazıyordu. ”Vücut sıcaklığı diğerlerinden yüksek olan ısıtıcı arılar, 44 dereceye kadar çıkabilen vücut sıcaklarını istedikleri gibi ayarlayıp, kovanın iç çeperinde büyüyen yavru arılara farklı miktarlarda dağıtıyor. Bu sayede yavru arıların vücutları, gelecekte “koruyucu”, “yuvacı” veya “yemek toplayıcı” gibi farklı rollere sahip olabilecek şekilde gelişiyor. Yüksek ısıda büyüyenler daha zeki oluyor” diye de devam ediyordu.

”Soba Arı…Ayy ne şeker”, diye kendi kendime söylendim. Bir anda okuduğum haberle, içimin tadının ve ısısının yükseldiğini fark ettim. Sanki kovandaki minik arılardan biriydim de ısı etkisiyle rol edinecektim. Yada Soba arı bendim, üşüyenlere sıcaklığımla misyon yükleyecektim. Bana ne oluyordu ki? Tuhaf olduğumu biliyorum da, içimde bir bal arısının olduğunu bilmiyordum, o sabah okuduğum haberin üzerimdeki etkisiyle öğrendim.

Düşünüyorum da, iyi haberlere mi hasret kaldık acaba? Yada bilinmeyeni öğrenmek hatta yeni bir keşfi okumak mı cazip geldi ki bana? Yada tüm mevsimlerine inat, çok soğuk artık yaşam. Ve üşüyen insan ruhlarıyla dolu her yan. Beni bu habere kilitleyen, günlerdir düşündüğümde içimi ısıtan – ruh tadımı şekerli yapan ne bir türlü  bilemedim. Belki de Yaratan’ın yüceliğini ve ulviyetini, yarattığı o minicik bal arısının yaydığı ısıda bir kez daha hissettim. Neydi, hangisiydi? Sanırım ihtimallerin hepsi, içimi sıcacık yapan nedendi.

İlginizi çekebilir

  • 20 Ocak 2011 -- Terazi Burcu (23 Eylül-23 Ekim) (1)
    Bu burçta hava unsuruyla öncülük yeteneği birleşmiştir. O yüzden de Terazi kafaya yönelmiş bilgili, dengeli, pozitif bir burçtur. Yöneticisi Venüs'ün de katılımı ile burç uyum ve güzellik  kazanır. ...
  • 08 Mayıs 2011 -- Kırmızı ojeli mutsuz kadınlar (8)
    Kıskanç bir çocuk değildim. Kıskanç bir insan da olmadım. İmrendiğim çok şey vardı elbette. Uzun boylu kadınlara imrendim. Burnu hokka olanlara, renkli gözlülere. Babamı ve annemi kaybettikten sonra b...
  • 22 Nisan 2011 -- Portakal “Beni Dinleyen Var mı?” (0)
    Kalorifer petekleri yanaklarıma soğuk üflüyor. Göz kapaklarım sürgülü kepenkler gibi bir iniyor bir kalkıyor. İçimde keyifsiz bir tat, yorgunluğumu damağımda hissediyorum. Feryatla tenkit arası bir...
  • 23 Haziran 2010 -- Acayip tasarımlar (0)
    Acayip tasarımlardan birkaç örneği yazının devamında görebilirsiniz. [gallery]...
  • 27 Eylül 2010 -- Yolculuk (2)
    Hep aynı şeyi yapıyorum. Valiz hazırlamaktan nefret ediyorum, hatta tiskiniyorum ve hatta fenalıklar geliyor bana. Ruhum daralıyor, içim kararıyor. Yine bir valiz hazırlama töreninde kendimle başbaşay...
  • 26 Ağustos 2010 -- Ey Aşk Nerdesin? (4)
    Biliyor musun ben kimsenin yanlışı olmadım ve kimsenin inandığı doğrularıyla oynamadım. Aklımı çeldirmedim kimseye ve kimsenin aklını çelecek kadar tehlikeli olmadım. Hep inandıklarımı yaşadım. Kaderi...