Erken rezarvasyon tatil seçeneklerinin başlaması ile beraber yeni elemanların işe alınması, onların eğitimleri, derken yoğun ve yorucu bir döneme girdim.
Ve uzun bir süre sonra nihayet bugün izinliyim. Sabah gazete ve ekmek almak için dışarıya çıktığımda hiç içeri girmek istemedim. Hava muhteşem güzeldi. İzin günlerimde evimdeysem eğer kendimi hiç dinlenmiş hissetmiyorum, gezerken dinlenenlerdenim. Yürümek dinlendiriyor beni. İçime oksijeni çeke çeke ohh missss gibi.
Geçen gün telefonumun ekranı aniden gitti, şimdi serviste ilk zamanlar kendimi boşlukta gibi hissettim, şimdi ise sanki bağımlılığımdan kurtulmuş gibi hafiflemiş hissediyorum. Keşke bizi sıkıntıya sokan olaylardan, çaresizliklerden, karşısındakine şirin gözükmek için bildiği gerçeği hiçe sayıp, rol yapan hatta komik duruma düşen insanlarında ekran ayarlarını yapabilmek mümkün olsa, ne hoş olurdu.
Boşver diyor sevgili kankam, boşveriyorum.
Yüreğimi de dinliyorum… Bu sıralar onuda baya ihmal ettim. Fazla bir değişiklik olmamış hala içindeki çığlıkları bastırma çabasında. Bu yürek herşeye rağmen, gidene rağmen hala gülümsemeyi biliyor.
Ama yalnız sen kapıyı ne zaman çalsan ve ben o kapıyı ne zaman aralasam baharda açmayı bekleyen tomurcuklar gibi oluyor sana özlemim.
Üzülürsün diyor sevgili kankam, üzülürüm diyorum…
Yarın keyifli bir gün olacak diyorum, inşallah diyor sevgili kankam, inşallah…
İlginizi çekebilir
- 29 Mayıs 2010 -- Maria’nın ruhumdaki izdüşümü (5)
ah lacivert gözlü Maria,
bilinçaltıma gizlenmiş, benliğimi esir almış orospu,
ah göğüs uçlarından göğe yükseldiğim kadın…
katil gecelerden, idam mahkumunun son isteği kutsallığında bir şarkı istedi... - 14 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 13 mart 2009 (0)
Öğleden sonra uyandım, çok uzun zamandır sabah uykusuna hasrettim, uyandığımda sarhoş gibiydim yada rüyada gibi bilmiyorum salaktım yani, birşeyler atıştırdım, kahvemi aldım balkona geçtim, söylemesi ... - 27 Nisan 2010 -- Ben kendi hayatımın Atatürk’üyüm (6)
Ortalık, padişahlık hanedanının hükümleriyle toz dumandı. Kuşatılmamış duygum, düşüncem, inancım bile, bana kalmamıştı. Gaflet ve delalet içinde, dağıtıyorlardı tüm şehirlerimi. Bütün coğrafyalarım el... - 30 Ocak 2011 -- Şizofren bir aşkın kırıntıları 2 (0)
İki sevgili öğle yemeğinde buluşurlar
Ordan burdan konuşulup, yemekler yenirken, tam sohbetin ortasında…
Adam :
- Bitanem izninle lavaboya gideceğim
Kadın :
- Tamam bita... - 14 Nisan 2012 -- Sükut-u Hayal (1)
Hiçbir gece bu kadar uzun olmamıştı. Ve bugüne kadar yaşadığım hiçbir acı bu kadar derin değildi. İçim tükeniyor. Ben, bende değilim sanki... Soruyorum kendime "Çok mu zordu gidebilmek bir adım öteye?... - 28 Şubat 2011 -- Güneş Sirki/ Saltimbanco (3)
Cumartesi akşamı kendimi şanslı hissettiğim bir gösteri izledim. Cirque Du Soleil (Güneş Sirki) ve onun gösterisi Saltimbanco. Klasik sirk duruşuna farklı bir açıdan yaklaşan bu ekip, ses, ışık ve gö...
Mart 21st, 2010 on 23:55
Anliyorum seni Selda, oyleyse hersey gonlunce ve hayirli olsun.
Mart 22nd, 2010 on 14:20
tşk.ederim Aslı güzel dileklerin için…
Mart 21st, 2010 on 22:31
Sevgili Selda, bos vere bos vere bu hallere gelinmedi mi?
Affina siginarak diyorum ki, Sen yine de hic bir seye bosverme. Kimsenin ekran ayarini yapamazsin ama karanlikta goz de kirpma. Kim rol yapiyor ve sirin gozukmek icin komik duruma dusuyorsa uyar. Bosverirsek, hem karsimizdakine olan insanligimiz hem kendimize olan saygimizda kusur ederiz gibi geliyor bana. Yuregine gelince, dinle sesini, diledigini diledigince ozle hatta. Uzulmemek de senin elinde…
Yarin ve yarinlar keyifli olsun.
Mart 21st, 2010 on 23:29
Boşverme aşamasına kadar bütün uyarılar yapıldı Sevgili Aslı, ama bu kişinin huyuysa düzelmiyorsa,kendimi daha fazla yıpratmamak adına boşvermek belkide en iyisi…hepimizin keyifleri bol olsun:)