Geçtiğin yollar hep mi ıslak olacak, hep mi üşütecek içini bu yalnızlığın türküsü. Güneşin sıcaklığını unutmadım henüz, unutturacak kadar uzamadı kışlar…
Sadece güneşi özlettirmeye yeltendi, kapattı gökyüzümü bulutlar…Sokaktan geçen her arabanın ardında yeniden uçuştu yapraklar. Soğuk ve ıslak bir günün ortasında neşeli ve güneş kadar sarıydı hepsi.
Her geçenin ardından el sallayan yaramaz çocuklar gibiydi halleri. Kaldırımları örten hüznün sessizliğine bir bıçak gibi saplanıyordu kıpırtıları. Bir kız vardı sokakta, adımlarının ağırlığını yüreğinde hissediyor, nefesini soğuk değil ayrılık kesiyordu. Uçuşan saçlarına belli ki hayalleri de eşlik ediyor savura savura tüketiyordu mesafeleri.
Tüketemediği sessizliğine yeni cümleler ekliyordu kendi içinde. Sokakta tek başına olan her şeyde kendi yalnızlığını görüyordu, oysa yalnızlık “tek başına olmak değildi” diyordu bir yandan, yalnızlık anlaşılamamaktı.
Sevgili sözcüklerim ne kadar yorsam evirip çevirsem de beynimde sizi, anlatamıyorum kendime bu iç acıtan öykünün aslını…anlaşılamamak insanı yoruyormuş her kelimede daha çok eksiliyormuş insan.
İlginizi çekebilir
- 06 Mayıs 2010 -- Her kavuşma bir parça ayrılıktır (6)
Bu havaalanı ne çok kavuşma ne çok ayrılık yaşamıştı. Şimdi bir ayrılık, kavuşmayı bekliyordu.
Kadın sakindi. Beklediği adamın uçağının rötar yaptığını öğrenince yavaşca boş gördüğü bir yere oturdu... - 28 Ocak 2012 -- Veda Cümleleri (2)
Cebinde kullanmak üzere sakladığın ''veda cümlelerin'' var mı seninde? Hiç yerli yersiz kullandığını düşündün mü sende? Ya da aslında hiç ''veda cümlen'' olmadı mı?
Hayatta veda edebilmesini de bil... - 17 Ocak 2011 -- Otuz Beş Yaşındaki Ölüler Şiiri (1)
...
Hangi resmime baksam ben değilim:
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
...
Kaygılandı şiirinde Cahit
Haklıydıda…
Yaş otuz b... - 07 Eylül 2011 -- Biraz Su ve Biraz Toprak… (0)
Loş ışığın altında, seslerini duyurmamak için dikkatli ve sessizce konuşuyorlardı. Seda, arada sırada Zeynep’e sus işareti yapıp, birkaç saniye kulak kesiliyor, tehlike olmadığına emin olduğunda kaldı... - 13 Ocak 2010 -- Hayvanlaşıyor muyum ne? (6)
Dün gece, uzun zamandır ilk kez oturdum Tv başına. Ona zap buna zup. Kendime uygun bir kanal bulamadım, insanlar aleminde. ''Yok ı-ıh bu ne şimdi. Ayy Allahaşkına ne dizisi. Artık hiç bir hikaye kandı... - 23 Ekim 2010 -- Kaç kez sevebilirim seni? (2)
Görmediğimden değil yanında olsam da bir şey değişmezdi. Ben yine özlerdim seni. Yine kokuna hasret kalırdı seni görmediğim küçük anlarda bile burnumun sızlayan direği. Sana olan hislerim öyle basite ...
Nisan 20th, 2010 on 23:49
teşekkür ederim Okan bey.
Nisan 20th, 2010 on 19:39
yüreğinize sağlık çok güzel anlatmışsınız yalnızlığınızı