Dostlarla beraberiz. Sohbetteyiz. Demlemişiz çayları, asmışız gülücükleri dudaklarımıza daldan dala atlıyoruz. Kafa sıfırlayıp, biraz geyik, çokça keyif yapıyoruz.

Konu dönüp dolaşıp, kadın ile erkeğin farklılıklarına geliyor. Konu ne zaman oralara gelmiyor ki zaten. Erkekler, hep böyle vakitlerde mest olurlar ya hani, hep üstünlerdir nedense. Ben de kadın olduğumu unutup, diğer hemcinslerim gibi susup oturamıyor kıpır kıpır laf çeviriyorum. İnsan yanımla o hassas konunun, eğlencesine dalıyorum. İfrit oluyorlar biliyorum. Bir de üstüne üstlük zeytinyağ gibiyim, alttan aldığımı gören olursa, bileklerimi keseceğim. Nasıl ifrit olmasınlar hem eğleniyorum hem de yenilmiyorum. Ama kimbilir bazen de ne söylemler yapıyorum ki, sırf benim dalıma basmak için konuyu mıncık hale getiriyorlar, bunun da çok farkındayım. Ama bakmayın keyif çoğalsın diye de çoğu zaman safa yatıyorum.

”Ben o mağara dönemindeki kadını bir elime geçirsem yapacağımı bilirim” diyorum. Hani şu karikatürlere konu olmuş olan, azman bir erkek tarafından saçlarından kavranmış, yerlerde sürüklenen hatundan söz ediyorum. İşte ben; saçlarını o zamanlardan süpürge yaptırmaya boyun eğmiş, yerlerde sadece ”ciiyaak!” vaziyette sürüklenen hatundan nefret ediyorum. Adamı hiç gözüm görmesin zaten. Kadına söylenirken, adamın gelmişine geçmişine sayıp sövüyorum.

Eşim, ”Aaa,yapma” diyor. ”Adam kadınını o zamanlar da öyle seviyor” diye ekliyor, aklı sıra konuyu yumuşatıcıya yatırıyor. Döküyorum konunun üzerine çamaşır sodasını kalıp gibi yapıyorum mevzuyu. ”Tamam, o şekil de bir sevda diyelim. Adam, ”Seni seviyorum” derken, insan kalkıp yerden, tutup adamı sakalından niye yere vurmaz ki” diye cevap veriyorum. ”Seni seviyorum” diyene ”Ben de” demek gerekmez mi” diyorum. Hakikaten, ”Seni seviyorum” diyen erkeğe, ”Ben de” demek varken, ne diye ciyaklar ki bu kadın milleti, o an çözüyorum..

Tabi ”Geyik” yapıyoruz da, bu aralar kendime dışardan bir bakıyorum, aman Allah’ım kendimi mor çatı müdüresi gibi hissediyorum. Olsun, adım çıkmış 9 a, inmez 8 e biliyorum. Feminist filan değilim, sadece eşitlikten yanayım. Ve her durumdan keyif almanın yanındayım.

Bir de farkettiğim bir durum var ki, o mağara dönemindeki kadın ben olsaydım, aşk daha renkli tarih daha adaletli olurdu, eminim…

About Aslı Özden

Aslı Özden has written 455 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 12 Temmuz 2009 -- İlginç bir kitap (0)
    *Okulda sınıfın en ahmak çocuğuydu: Albert Einstein *Dünyanın en çok okunan yazarlarından biri olduğu halde yıllarca açlık çekti: Upton Sinclair *Fare oynatarak milyonlar kazanan adam: Walt Disn...
  • 02 Eylül 2009 -- “Ben tatil yapana kadar yaz bitti” diyorsanız (0)
    Yaz aylarında insanın beynine harıl harıl hücum eden "tatil yapmalıyım, allahım tatil yapmalıyım ben tatil yapana kadar yaz bitti" diktesine kulak asmayan ve daha dingin daha acelesi olmadan alternati...
  • 29 Haziran 2010 -- Bu masallar pek bir tanıdık geldi bana‏ (2)
    İnternette dolaşırken bir karikatürle karşılaştım. Çok hoşuma gitti gece gece güldürdü beni. Bir baba kızına uyku öncesi masal anlatıyor. Ne masallar ama :) " pamuk prenses, prens onu tam öpecekken şa...
  • 09 Haziran 2009 -- İnsanoğlu tepeden tırnağa ego’dur (0)
    Şimdi yazacaklarımı pazar günü, çok güzel hareketler bunlar'ı izlerken not almıştım, "ilişkide olan bir çiftin, ilişkiyi önce bitirme yarşı" ile ilgiliydi oyun. Olayımız şu; Bir iş yerinden kovu...
  • 07 Eylül 2011 -- Yaz hiç bitmese… (0)
    Yaz aylarının bir sesi var. Hafif hafif uğuldayan rüzgar, çiçekler böcekler ve tatlı gün batımları insana yaşama sevinci veriyor. Havalar ısındıkça mevsimin ruhuna bürünüyorsunuz. İçinizden renkli, çi...
  • 10 Aralık 2009 -- Öpüşmenin bilimsel analizi (1)
    Ne diyelim bu da araştırıldı tam oldu, süperiz şimdi, hayırlısı olsun, dileriz tüm öpüşmelere ışık tutsun bu araştırma; Amerikan bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre,...