Biri size bir maille veya bir mesajla veya sosyal ağların birindeki anlık yazışmalarda; “beni deli ediyorsun” yazsa, tepkiniz ne olur?
1.Empati yapmaya çalışırsınız “ya bunu tebessüm ederek yazmıştır” diye düşünürsünüz.
2.Anında moraliniz bozulur “allahım ya neden böyle dedi” diye başlayan kurgularda bulursunuz kendinizi.
Aynı söz yine size beni deli ediyorsun
şeklinde yazılsa ne empati yapmaya nede kurgulamaya gerek kalır, çünkü “beni deli ediyorsun” cümlesinin sonuna koyulan iki nokta ve bir sağ parantez bünyede “olumsuz bir durum yok, herşey yolunda” etkisi yapar, işte iki noktanın ve bir sağ parantezin hayatımızdaki etkisi bu kadar önemli.
Ayrıca tüm yukarıda yazdıklarımı çöpe attıracak şekilde, yüzünüze ve gözlerinizin içine bakarak söylenmiş “beni deli ediyorsun” cümlesindeki kışkırtıcılığı, azarlamayı veya tebessümü anında fark edersiniz ki buda beden dilinin en sıcak dil olmasının güzelliğidir.
Yani neymiş beden dilinin eksik olduğu tüm diyaloglarda insan beyni kurgu yapmaya hazır bir canavar gibi pusuda bekliyormuş, aman! dikkat.
İlginizi çekebilir
- 08 Eylül 2010 -- Mutlu bayramlar (2)
Nasıl da çabuk geçti koskaca ramazan. Bayram geldi çattı. Evler daha bir özenle temizlendi, şekerlikler doldu, kolonyalar alındı, ikram için tatlılar yapıldı, kapıya gelen çoçuklar için çikolatalar al... - 07 Temmuz 2011 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Boncuk (0)
Çocukluğum; güneşi yapraklarında terleten fındık dallarının arasında geçti. O Ağustos sıcağında fındık toplarken; zamansız ılık rüzgarlar eserdi, ansızın esen o rüzgar bir mola gibiydi yorgun bedenler... - 04 Nisan 2009 -- Bir sempati kişisi Berrin Şeker Civil (0)
Uzun zamandır Berrin Şeker Civil hakkında birşeyler yazmak istiyordum, bu gece beyaz show'a konuk olunca tekrar depreşti bu istek, kendileri kanaltürk televizyonunda hafta içi gece yarıları berrin'le ... - 19 Ocak 2009 -- İyiki doğdun hazel (5)
Yazarlarımızdan Selda UĞUR' un yeğeni Hazel' in bugün doğum günü, baygri.com ailesi olarak Hazel'in doğum gününü kutluyor, sağlık ve başarılar diliyoruz.... - 04 Şubat 2011 -- TRT’nin Sergen Yalçın Saçmalığı (5)
NTV Spor'dan TRT'ye 1 milyon TL'ye transfer olan Sergen Yalçın konusu hakkında birşeyler yazmak istiyorum.
TRT'nin reyting kaygısı olmasını ve bu kaygıdan dolayı saçma transferlere saçma paralar ya... - 03 Şubat 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/ Mum gibi (2)
....Kaç saniye gözünü kırpmadan bakmıştın, bilemiyorum. Ancak, gözlerindeki anlamı gün gibi aklımda tutuyorum.
Hani, mevsimlerden yazdı. Hani, biraz kilo almışsın'' demiştim. Yine dilimi tutmayı b...
Nisan 20th, 2010 on 21:27
Haklısınız Aslı Hanım. Daha çok, yazılan yazıların his ve düşünce dünyamdaki çağrışımlarını ifade eden ,yorum niteliğinden uzak yazılarım oldu.Bu nedenle de formatın dışına çıktım belki de haddi aştım…
Yazılarınızın hemen hemen çoğunu okudum diyebilirim.Duygusal potansiyeli çok yüksek,yaşamı tüm duyularıyla özümsemiş, kendine özgüveni çok yüksek bir kişilik olarak algıladım sizi. Uslubunuz çok doğal,içten ,rahat,kıvrak… Blogtaki en canlı renklerin başında geliyorsunuz.
Yazarlık hususuna gelince ilk paragrafta zaten açıklamamı yaptım.
Sevgiyle kalın…
Nisan 20th, 2010 on 22:15
Sevgili Selen Hanım, estağfurullah haddi aşmak ne demek. Yorumlarınız yazı niteliğinde olduğu için, editörüme bile danışmadan size kapı araladım:)
Yazılarımı okumanız beni mutlu etti. Ben de uzuunnn yorumlar bekliyorum öyleyse. Bizim editörün başı keldir oysa. Ona yorum var, bana yok… Benim başım kel mi?
Yazılarım ve kişiliğim için, tarafınızdan yazılmış yoruma içten teşekkür ediyorum.
Siz de sevgiyle kalın.
Nisan 19th, 2010 on 16:57
Sevgili Selen Hanım, genelde yorumlarınız, yazı kıvamında oluyor. Editörümün işine karışmış gibi olmayayım ama buyrun sitemize yazar olun. Böylelikle, sadece yorumlarınızı değil, yazılarınızı da okuma zevkine erişmiş oluruz…
Nisan 18th, 2010 on 21:34
Bahsettiğiniz türden paylaşım alanlarında, beklemediğiniz açıklamalarla karşılaşabiliyorsunuz.Sanal ortamın sağladığı rahatlıktan mıdır bilinmez ,iletişim kurduğunuz kişi reeldekinden çok farklı bir tutum sergileyebiliyor.Kendi hakkında bile –karşı tarafın herhangi bir talebi olmadığı halde – gerçek dışı açıklamalarda bulunabiliyor.Günlük yaşamda beşeri münasebetlerde gösterilen özen ya da ciddiyetten bir an için sıyrılıp kendini daha rahat ifade etme lüksü yaşanıyor.Böylesi bir ortamda olabilirlik payının oldukça yüksek tutulması gereken ,beklenen bir durum bu…Olmamasını tercih ederim ancak karşılaştığım böylesi bir tutumu da fazla ciddiye almam…
İletişimin asıl ögelerinin devre dışı kaldığı böylesi bir ortamda çok şaşırtıcı türden davranışlar değil bunlar…Gerçek yaşamda muhatabınızın en ufak bir mimiği, jesti sizin için çok şey ifade edebilir.Ancak sanalda sadece yazılar var.kişiler kelimelerden müteşekkil.İnsanı tam manası ile algılayamadığınız bir alem.. Herşey muğlak biraz flu…Olmasının da hiçbir etkisi yok zaten.
Blogunuzu fark etmem de bir paylaşım alanındaki karşılaşma sayesinde oldu. Zaman zaman gökkuşağınızın renklerini temaşa ediyorum.Bazen görüş beyan ettiğimde oluyor ancak kendi ayak sesimden başka ses duymadım çoğu zaman.-serzeniş babında söylemedim.
Nisan 18th, 2010 on 21:41
Selen hanım,
zaman zaman yapıtığınız yorumları çok yerinde buluyorum, “aşk yağmuru heykeli” ile ilgili yorumunuza cevaben de birşeyler yazmıştım, lakin şu var; yorum yazmak konusunda genel olarak üstümüzden atamadığımız bir çekingenlik var.
Siz istediğiniz yazıya yorumunuzu yapın, yorumlarınızı en azından ben zevkle okuyorum