İsminiz ”Pınar” değilken, size hiç Pınar diyen oldu mu? Bana oldu. Olmasa neden yazayım ki şimdi bunu. ”Eee ne olmuş yani” diyeceksiniz, muhtemelen. Okura göre, belki ne alaka, kel alaka durumu. Ama ben derim ki, alakaya çay demle al bardağı eline, sonra da oturup Aslı’yı oku.
Her gün, okulumdan çıkıp, evime gittiğim yolda bir melek duruyor trafik lambalarının yanında. Kırmızı ışığa denk gelmek istediğim tek trafik lambası işte o kavşakta. Herkesin, ”Deli” olarak nitelendirdiği, benim ”Melek” olduğunu adım gibi bildiğim biri o. Kendisi 40-45 yaşlarında, ama çok güler yüzlü bir bebek kıvamında. Ne zaman, kırmızıya yakalansam, dursam, camı indirip hatırını sorsam; kendi ismini bile bilmeyen ama bana, ”Teşekkürler Pınar abla” diyen zihinsel engelli bir melek o.
Mekanı o kavşak ve civarı. Aklıma koymuştum, hani uygunsa okuluma alacaktım onu. Ama çok yağmur yağdı buralara. Bugün göremedim kendisini kavşakta. Kırmızı ışığa denk geldim. Gözlerim çok aradı, bana ”Pınar abla” diyen, o bebek adamı. İlerlerde, uygun bir yere park ettim arabamı. Kavşağa yakın esnafa koştum. Sordum-soruşturdum. Bugün görünmemişti, sabahtan beri hiç ortalarda yoktu.
Dedim esnafa, ”Pınar kim?” Dediler, ”Sizsiniz.” Dedim, ”Nasıl yani, ben Pınar değilim ki.” Şaşırdılar. Mahallesinden tanıyorum sanmışlar. Dediler, ”Biz sizin isminizi Pınar zannediyorduk. Arabayı uzaktan gördüğünde, ”Pınar abla geliyoorr” sevincine biz de ortak oluyorduk. Hatta Pınar Hanım geliyor, kırmızı ışığa denk gelse bari diye dua ediyorduk.” Yineledim, ”Adım Pınar değil.” dedim. Esnafa hayal kırıklığı ektim. Ardımdan söylenen, ”Bir tek size Pınar diyordu da..” sözlerini uzaklaşırken seçtim.
Eve geldim. Pınar ne demek elbette biliyorum. Yine de her açılımını bilmek için, bütün arama motorlarına direktif verdim. ”Arayın bulun bana Pınar’ı, her türlü açılımını. Çünkü ben bir meleğin Pınar ablasıyım” dedim.
Pınar: Bir kaynaktan fışkıran, engellenemeyecek duru temiz berrak su:))) Bu anlatım nasıl hoşuma gitti anlatamam. Pınarın her anlamı çok güzeldi. Ayy o melek, o bebek adam ne şekerdi. Deli deliyi görünce sopasını saklar derler ya hani. Sanırım, bizi, birbirimize kan çekti.
Onlar melek aslında. Deli deyip geçmeyelim. Sevelim, ilgilenelim. Gerekirse sahiplenelim. Kim söylüyor bunu? Tabi ki bir deli Aslı ve Pınar abla:)






Nisan 22nd, 2010 on 17:47
aslında düşününce hayatımızda bir çok kereler bebek adamlarla,bebek kadınlarla karşılaşmışızdır hepimiz .ancak kaçımız farkındayız bu denli.harikasınız aslı hanım ay pardon pınar hanım:)…(artık siz bir melekte pınarsınız ne şeker)
Nisan 23rd, 2010 on 11:19
Sevgili Bige, az da olsa, yerleşti bazılarımızın diline, ne şekerrr…Bu da beni mutlu eder.
siz de çok şekersiniz:)
Aslı yada Pınar ne farkeder…Kim nasıl hitap etmek isterse, eder:)
Yorumunuz için, teşekkürler.
Nisan 22nd, 2010 on 14:38
Çekim gücünüzün kuvveti…
Esnafın bile haberdar olması çok güzel nelerle karşılaşıp nasıl farklı durumlar yaşıyorsunuz Aslı hanım vallaha bu işler bence de biraz deli işi
)
‘Deli deliyi görünce gözünden tanırmış’
Çarşıdaki,ewimin civarındaki tüm deliler beni tanır selam verirler sarılır dilsiz olanlar birşeyler anlatır sonunda omzundan göğsüne yukarıdan aşağı doğru kesme işareti yaparak “arkadaş kanka” haraketi yaparlar ve iletişimi enerjiyi sonlanıdırıp yoluma dewam ederim…
Aslı hanım yalnız değilsiniz,super bi yazı olmuş teşekkürler….
Nisan 23rd, 2010 on 11:15
Sevgili Mert,
Gördün deli, dön geri derler ya hani:)
Sanırım bizim gibiler, üstüne gidenlerden geri dönemeyenlerden ve onların da bir can bir nefes taşıyıp duyguları olduğunu bilenlerdeniz…Onlar melek, deli olan biziz…
Yalnız olmadığımı biliyorum. İyi ki varsınız…Teşekkürler.