Yayılmışım koltuğa, bir yandan dergileri karıştırıyorum. Bir taraftan da ”Yaprak dökümü”ne göz atıyorum. Birden, Fikret’in eşi ile arasını düzeltmek için, süslenip püslenip sofraya cicileriyle oturmasına ifrit oluyorum.
Eşinin, partnerinin, özün sözü erkeğinin ilgisini çekmek için, arayı düzeltmek adına, kadınlar için tasarlanmış bu bayağı fikre oldum olası illetim.
Ben Fikret olacağım, ”Gel lan buraya” derim. Karşıma oturtur üstelik anlayışımla bülbül gibi de öttürürüm. Tamam, paçoz olma, ama hiç bir zaman. Elbette temiz ve bakımlı ol, ama her zaman. Pöff sen adamla iyiyken, eteğini toparlayama, aran biraz bozulup soğuyunca, dertop ol, o soğukluğa pür süs otur, oldu mu ya? Ee olmadı valla. Karşındaki hıyar bile olsa anlar. Bunlar, çok adi numaralar.
Çevremde de var böyleleri. (Bknz: 67 lik bedene 18 lik meme, yazım) Çok bilirim, eşinin ilgisini çekmek için, seksi çamaşırlar alan kişileri. Noldu, adam bağlandı mı, gösterdi mi ilgi? Hadi diyelim bir anlık hayvansal bir ilgi, ee sonra bağlanmadı tabi ki. Neden bağlansın ki? Çamaşır çıktı mı, kadın yine aynı kadın çünkü. İyi de, kendini bir bez parçasıyla bu kadar aşağılamanın bir anlamı var mı ki? Yok tabi. Çünkü, adam çamaşırı değil, kadınını sevmeli.
Özünle, sözünle, zekanla, yüreğin ve anlayışınla erkeğinin vazgeçilmezi olmak varken; iyice beyinsiz göstergeler sergilemenin ve bayağı stratejilerle karşısında dikilmenin ne alemi var ki? Sevecek, ilgi gösterecek adam cicilere bicilere, karşısında beyinsiz vaziyette oturan süs bebeğine aldanmaz. Ayrıca hasta da olabilir insan, usta da. Mutfakta da görüyor seni adam, salonda da, yatakta da. Her yanına, her mekanda ilgi göstermeli. Her alanınla, her halini sevmeli.
Hem neden hep kadın ilgi bekler ki? Erkeğin de ilgi hakkı değil mi? O çekiyor mu öyle adi numaralar. Çekmez tabi. Malı mülkü gibi görüyor kadınını çünkü. Ortadan yok olmak sadece kendisine ait sanki. Erkek, kaybedebileceğini de akıl etmeli. Öyleyse, kadın kendine güvenmeli, dümdüz çizgisinde bile ele avuca sığmamak için direnmeli.
İlle de strateji uygulayacağım diyorsa kadın; demek ki ne yapmalı, kadın kendine ait acil bir dünya kurmalı. Orta göbeğine kendi kurulmalı. Her önüne geleni içine almamalı. Özellikle erkek kapıyı tıklattığında, ”Girilmez” levhasını asmalı. Kendine zararsız kurduğu dünyada erkeğini kapısında miyavlatmalı. Bak ilginin Allah’ını görüyor mu, görmüyor mu?
Yoksa, zaten iki tarafa da geçmiş ola. Doğal, samimi bir sevgi olmadıktan sonra, çektirip gitmeli. Yada yol vermeli…
Bence tabi…






Nisan 23rd, 2010 on 11:11
Sevgili Bige,
Siz de süpersiniz, güldürdünüz beni. Aslında hemen bütün diziler deli ediyor beni. Ancak, arada göz atıp izleyince de bana konu çıkıyor valla
Teşekkür ederim yorumunuza.
Nisan 23rd, 2010 on 11:08
Sevgili Mert,
Her zamanki gibi, insanın yüreğini okşayan ve onore eden sözlerinizin bulunduğu yorumunuz için teşekkür ediyorum.
Kimsenin kulağını çekmek değil niyetim. Ben aslında en çok sizlerle beni konuşuyor, beni kendime tekrar ediyorum…Sizler okuduğunuz sürece, yazılara devam elbet…Sağolun.
Nisan 23rd, 2010 on 11:05
Sevgili Nida,
Zor kadın olmaktan öte, güçlü ve dik bir kadın olmalı. Böyle kadınlara da zor kadın deniyor ama haklısınız, çok doğru. Erkek yada kadın farketmez aslında, Stratejisiz ve doğal olundu mu ve insanlar konuşa konuşa derler ya hani, işte bu yakalandı mı, herşey kolay aslında…
Bu arada son cümleniz için, ayrıca çok teşekkür ediyorum. Şımarmam lazım ama utandım valla:)
Nisan 23rd, 2010 on 09:59
ayy aslı hanımmm harikasınız yaa aynen katılıyorum size çok doğru söyledikleriniz. yazılarınızı zevkle okuyorum…
Nisan 23rd, 2010 on 16:47
Ayy Burcu’cuğum yaa, siz de harikasınız. Bir gülücük gibi geldi yorumunuz. Yazılarımı zevkle okuyor olmanız beni de şevklendiriyor, teşekkürler.
Nisan 22nd, 2010 on 17:56
ilk önce bu dizi beni deli ediyor.(ferhundenin hayriye hanıma arabayla çarpıp ayağını kırması koparttı beni):)),sonra sizin tespit muhteşem ne güzel bulup çıkartmışsınız bu gerzek diziden kadınların zayıf ve yanlış yönünü.tüm yazdıklarınıza katılıyorum.süpersiniz valla ne diyeyim aslı hanım.
Nisan 22nd, 2010 on 14:43
Heh hadi bakalım bayan okuyucularımız Aslı hanım kulağınızı çekti dikkat edin benden söylemesi…
Hatta bu yazıyı alın şems’in 40 kuralı gibi buzdolabınızın üstüne asın günde 3 defa okuyun derim perfect bi yazı allah nazarlardan korusun sizi Aslı hanım,durmak yok yazılara dewam
))
Nisan 22nd, 2010 on 13:53
harika ötesi bir yazı.kadın erkeğine her daim ilgi göstermeli ama haketmediği davranışı görürse de çekinmemeli kendini savunurken.susmamalı,pusmamalı yeri geldi mi zor kadın olmak gerekiyorsa zor kadın olmalı.yeri geldi mi hayır demesi gerekiyorsa hayır demeli.dediğiniz gibi bir an değil her an bakımlı olmalı.karşılıksız sevmeli erkeğini severken ve yaptığı hiçbir fedakarlıktan karşılık beklememeli.siz harika bir kadınsınız Aslı Hanım.