”Sıksam dişimi, fit olurum aslında.” sözünü acil kulak arkası ediyorum. Çünkü, öncelikle dişini sıkmasını istemiyorum. Kıyamıyorum. Sonrasında da ben fit adamlara acayip ifrit oluyorum.

Yaklaşık bir ay önce, bir gece. Kızkardeşimlerle, dışardayız akşam yemeğinde. Sözünü edeceğim kişi, ailece tanıdığımız biri. 50 yaşını çoktan geçti. Başka bir masada ailesi ve arkadaşlarıyla yemekte. Malum, sigara yasağı var. O yüzden beyefendi, biraz masada çöpleniyor, biraz dışarda sigarasını tüttürüyor. Her seferinde bizim masanın yanından geçerken, olmayan göbeğini daha da içine çekiyor. Tabi, doğallığa hayran olan beni bu hareket deli ediyor. Bir de kas çalışıyor belli. Göğüs kafesindeki 37 kemiği saymayı bırak, insanın açık kalp ameliyatı yapası geliyor. Üstelik, saçları da boyamış, ahh o kendini nasıl da beğeniyor. Benimse ”Yazıkk” çekesim geliyor. Eşim, ”Şhiitt sakın ha” diyor. Kıpırtımdan anlıyor. Sigara içmek için dışarı çıkışımızı, adamın içerde olduğu zamanlara denk getiriyor. Belki, frenlerim tutmaz da, şakayla karışık birşey söylerim diye endişeleniyor.

Çenem daha masada durmuyor elbet. ”Adama şöyle bir bak, olduğu gibi stratejisini gör.” diyorum. ”Ben daha gencim, ne iş olsa elimden gelir, hala işe yararım. Bir genç hatun bulsam, anında eşime posta koyarım. Ben, andropoza girdim. Kendimi bir halt zannediyorum ama komiğim” diye onun ağzıyla böbürleniyorum. Tabi günaha giriyorum. Ama ben haklıyım, adam fit fit gezerken ortalıkta, günaha girmezsem ayıp olur biliyorum. Masadakiler beni onaylıyor. Hepsi göbekleri salıyor. ”Kim olursa olsun, beni ben olduğum için sevsin” moduna giriyor.

Sporunu ihmal etmezsin. Sağlıklı beslenirsin, kilo almamaya özen gösterirsin. Ama belli bir yaştan sonra, fit olmaya kalktın mı, ifrit bir adam göstergesisin. Kimliğin, fiziğin değil önemli olan kişiliğinle ortalığı duman etmelisin…

Sevgi, ilgi, beğeni, hayranlık, aşk… Sözünü ettiğim bunca değer seni sen olduğun için sevmekse eğer, herşeye değer.

İlginizi çekebilir

  • 29 Aralık 2011 -- Bir ceset’in dramı (2)
    Ceset kokusu çıkmaz kolay kolay. Kokarsın sevdiklerine ve bakarsın bir süre sonra sevdiklerin uzaklaşırlar senden sevmemeye başlarlar seni ya da psikolojin bozulur sen istemezsin hiç birini. Kafayı k...
  • 21 Nisan 2009 -- Devletin işsizlik fonunda gözü var (2)
    Hükümetin krize yönelik ekonomik tedbirlerinden biri işsizlik fonu nemasının dörtte birinin, üç yıl boyunca bütceye aktarılmasıdır. İşsizlik fonu, adı üzerinde işsiz insanların kriz döneminde geçinmel...
  • 28 Ağustos 2010 -- Mash-up şık! (6)
    İlk yazım o yüzden fazla laf kalabalığı yapmak istemem. Bir bakıma tanışma faslı olsun, en azından bundan sonra yazacaklarım için ‘’ahhhh kimbilir hangi dünyayı kurtarıo’’ izlenimi olmasın şık olmaz:)...
  • 27 Kasım 2009 -- Suskun kederler (1)
    Ey yüreğime oturan keder, vurgununda suskunluğum hırçınlaştı. Derinlerin pençesinde bir yumruk, şimdi daha şiddete yoğunlaştı. Sakin rüzgarların bedeninde bir kadın, duvarları tırnaklarıyla avuçladı.....
  • 22 Kasım 2010 -- Olmadı “Diyemediklerim.com” olmadı! (8)
    Bir süredir Baygri.com’da  nacizane bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Yazdığım yazıların daha çok okunması ve paylaşılması herkes gibi beni de mutlu eder. Eğer ki bu paylaşımlar yazar adı yazılarak veya...
  • 01 Nisan 2010 -- 1 Nisan ve Şaka (0)
    1 Nisan ve şaka üzerine şık bir yazı yazmak için 2009'un  Nisan'ında araştırma yapmıştım. Aşağıdaki link sizi 1 Nisan ve Şaka ile ilgili 3 farklı rivayete götürür. İşte o link...