Rüyalarından korkar mı insan? Ben acayip korkuyorum. Hatta bir rüyanın ardından günlerce tırsık vaziyette dolanıyorum. Çünkü, çoğu, haberci benim rüyalarımın. Olur olmadık, olacaklardan önceden haberdar ediliyorum. Oysa öyle müneccim, falcı, cinci taraflarım hiç yok. Valla uykuya her daim huzurla dalıyorum. Hatta başım yastığa milim, duam dudaklarımda yarım kala ben uykuyla buluşuyorum.
Ama genelde rüyalarım çıkıyor. Nadir es geçtiğim oluyor. Üstelik benim rüya meleğim uluslararası çalışıyor. Hem kendi olaylarımı hem dünya durumlarını bana izlettiriyor, rüyamda hepsini önceden bulduruyo.. İyi yada kötü, bir seçim de yapmıyor üztelik. Mesela Lady Di’nin ölümü, Galatasaray’ın UEFA kupasını alması, 99 Gölcük depremi, İkiz kuleler hemen aklıma geliverenler.
Olacak iyi olayı önceden bilmek, çok keyifli. Ben görmüştüm mesela 1 ay önceden UEFA kupasını alacağımızı. Millet yanımda maç izlerken can-hıraş heyecan içinde; ben ohhh çelmişim bacakları, gönlüm rahat bakıyorum keyfime. Ahkam kesiyorum bir de. ”Alacağız kupayııı, heyecan yapmayın” diyorum her heyecan dalgasında yükselen seslerde.
Amaaa ikiz kuleler mesela…Rüyamda, ben dev bir camın arkasından izliyorum herşeyi. Yüksek binalara uçak giriyor. Korkunç patlamalar oluyor. Sonra çöküşü izliyorum ve her yer toz duman kan revan. Elbette ki, rüyanın hemen ardından, bende taşlar yerine oturmuyor. Ancak ben eşime, kızkardeşime mutlaka anlatıyorum. Çünkü ya çıkarsa diye tırsıyorum. ”Rüyam hayrolsa bari” diyorum. Onlardan hayra yoracakları medetler umuyorum. Biz ikiz binaları tarıyoruz. Neresi acaba diyor, harbi harbi kafa yoruyoruz. Önce memleketimizi kayırıyoruz. Hatta Sabancının ikizleri mi diye de hayıflanıyoruz. Ve bizde bir akşam üzeri, kızım henüz 7 yaşında ben mutfaktayım yanıma geliyor ve ”Amerika patlıyor, senin haberin yok” diyor. ”Filmdir o” cevabıma ”Hayır, film değil haber” diyor. Tv karşısına koşuyorum. Aman Allah’ım, rüyamı yeniden yaşıyorum. Telefonum çalıyor, kızkardeşim arıyor. ”Abla rüyanı izliyor musun” diyor. Ağzımız açık kalıyor…
Rüyalarımdan korkuyorum. Güzel rüyaları hep cepte kar sayıyorum. Neden yazdım bu yazıyı? Dün gece bir rüya gördüm, hayrolsun. Okulumdayım. Editörlerim, Selda hanım ile Cengiz Bey karşımda oturuyor. Odamın kapısı çalınıyor. Şehrin valisinden 2 beyaz zarf geliyor. İlk zarfı açarken ben, Türk bayrağı ve madalya taşıyan biri de odaya giriyor. Bu nedir diyorum, ”Bursaspor” için diyor. 2. zarfı elime aldığımda, zarfı açamadan uyanıyorum…
Rüyamın yorumunu, Eğer Bursaspor şampiyon olursa, biz de sitemiz olarak, Blog ödülleri yarışmasında derece yapacağız gibime geliyor… Yada rüya meleğim gönlümü iyi biliyor.
Rüyam hayrolsun diyorum. Umarım, benim popiş açıkta kalmamıştır da rüya meleğim oyun oynamamıştır bana, bunu yürekten diliyorum….






Nisan 13th, 2010 on 17:27
ikiside gerçekleşirse, süper olur Aslı…
Nisan 13th, 2010 on 18:39
Keşke Selda, süper olur valla…
Dünden beri, rüyamı siteye yazmasa mıydım acaba diyorum, kendi kendime. Ya uğuru kaçarsa:(
Nisan 13th, 2010 on 11:18
Umarız bu seferde rüyalarınız gerçekleşir. Hem Bursaspor hem de Baygri şampiyon olur…
Nisan 13th, 2010 on 16:57
Hayırlısı inşallah Selami Bey…
Rüya meleğim, yüreğimi biliyor ya. Hoş herkes biliyor aslında. Fazla açık çünkü. Umarım bana şaka yapmamıştır bu defaki rüyamda.
Nisan 13th, 2010 on 08:51
İki zarfında gerçekleşmesi dileğiyle inşallah Aslı hanım inşallah….
Rüyaları bu kadar alanen ve gerçekçi görmenizde şaka gibi bu arada…
Nisan 13th, 2010 on 17:02
İnşallah Sevgili Mert İnşallah…
Rüyalarımı anlatsam, inanmazsınız gerçekten. Korkum da işte bu yüzden. Hep iyi şeyler görmek istiyorum. Hep ve herkese iyilikler diliyorum.