Ben -ki, kalabalıklarımı olduğu kadar, yalnızlıklarımı da severim. Kalabalığımdaki enerjimle, yalnızlığımdaki durağanlığımla her daim barışık gezerim.

Kısa süreliğine hatta bir kaç güncük ama yalnızlığı sevemedim bu sefer, evdeyim tek başıma. Ben dağınık bir durum yaşıyorum bu ara. Düzenimde bir sapma var. Dümdüz çizgimde bir eksiklik var. Kesik çizgi gibiyim. Saçma sapanım bu sıra.

Olmadık zamanlarda sofra kuruyorum kendime mesela. Hatta çiçek koymayı unutuyorum masaya. Mideme indiriyorum gerekli gereksiz ne varsa. Fazlaya kaçıyorum abur-cuburla. Spor kanalları açılmıyor şimdilerde ekranda. Ne izleyeceğimi bile bilmiyorum TV kanallarında. Gecenin bir vakti, çamaşır atıyorum makinaya. Ne lüzum varsa. Bir de mutfakla sözleşme yapmış gibiyim, sürekli çay kaynıyor ocakta. Müzik, şarkı, türkü çekilmiyor, sessize kesmiş evdeki akşamlarda. Kitabımı okurken, ”Şşiiittt” diyeceğim kimse olmayınca, zevk vermiyor kitabım da.

Bahçeye gelen kedilerin üzerine su atan olmayınca çocukça, benden azar işiten de yok hınzırca. Çocuklarımla görüşürken telefonda, alttan dürtük yiyenim de yok yanımda. Meyve yemeyi unutur mu insan? Unutur elbet, meyveyi soyup önüne koyanı yoksa. Vitaminlerim eksildi bu sıra, vücudumda. Akşamın bir vakti, ”Kalk gidelim” çeken olmayınca, ”Amaann boşver şimdi oturalım sıcacık evimizde” nazımı diyeceğim kimse de yok, bir kedim bile yok, ne fena. Merdivenlerde çıt yok. Koşu bantı da koşmuyor, öylece duruyor kıs kıs güler gibi bana.

Yazımı yazarken, başımı okşayıp ”Bu sefer ki konu ne, bana da okusana” diyene, sınav olurken bilmiş çocuklar gibi üzerine kapanıp ”Bitmedi dahaaa” diye mızıklamayı bile unuttum iyi mi, şu bir kaç akşamda. Sabahları, ”Günaydın”ım, akşamları ” İyi uykular”ım tavan oldu. Bir kaç gündür gülümsemem yüzümde dondu. Sevemedim bu sefer yanlızlığı ben yaa..

Cümle alem gelse, beni oyalamaya. Yok, ı-ıh istemem. Mızıkçılık yaparım, oyunları bozarım, huysuzlanırım. Çünkü biliyorum ki, kimse kimsenin yerini tutmuyor bu hayatta…

About Aslı Özden

Aslı Özden has written 455 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 28 Temmuz 2010 -- Sıyırmak bedava (2)
    Damla kadarım. ihtimal yok kendimi bulmaya. Ya akıp gidecek ya buhar olup uçacağım. Okyanus oldum da ne oldu. Al sana damlasın işte. Yedek parçan yok. Yaratan yaratmamış, bozuldun mu, az git uz git se...
  • 28 Nisan 2009 -- Asuman Krause Açılımı (0)
    Asuman Krause: 1998 Türkiye ikinci güzeli, mankenlik, sunuculuk, film ve tiyatro oyunculuğu, 2 albümü olan şarkıcı, hatta gelecek haksız eleştirileri önlemek için, albümünü ismini vermeden radyolara g...
  • 09 Şubat 2011 -- Hasan Söylemez/ Bisikletle Türkiye Turu (0)
    Okan Bayülgen'in programında kendisinden bahsetmesiyle tanıdım Hasan Söylemez'i. O kadar kıskandım ki anlatamam, tam da benim hayal ettiklerimi yapıyor. Hasan Söylemez, gazeteci ve fotoğrafçı. Temm...
  • 19 Kasım 2009 -- Çok anlamsız fotoğraflar (24)
    Bu hafta, Habertürk gazetesinin eki, Habertürk pazar' da röportajı yapan ve verenin pozları konuşuluyor. Elbette Helin Avşar ve Taraf gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı'nın o anlamsız fotoğraflarınd...
  • 15 Eylül 2009 -- Tolstoy ve Che Guevara (0)
    Lev Nikolayeviç Tolstoy; Soylu, zengin ve tanınmış bir ailenin çocuğuydu. Babası konttu. Kendisinin de kont unvanı vardı, ama dönemin çarlık yönetiminden tiksiniyordu, bildiğini köylülere öğretmek adı...
  • 09 Aralık 2009 -- Sil tuşunu beynimizde de kullanabilsek (2)
    Sil tuşunu beynimizde de kullanabilsek, Bilgisayar da olduğu gibi sil tuşu ile bir tıklayabilsek, bir tıkla temizlik hafızamız da, hayat ne kolay olurdu. İstemediklerimizi, beynimizi zorlayanla...