Hep dünden kalmayım, bugüne. Uykusuzluk çekiyorum bu ara. Yoksa yaşlanıyor muyum ne? Yaşlılar az uyur diye bilirim de. Ben de bir alemim lafa bak, ee genç de değilim heralde.

Ama sanki yastığı yorganı yatağı, içime sermiş gibiyim. İçim uyuyor, içimde uzanıyorum. Ama ben cin kesilmiş hallerde hep ayakta dolanıyorum. Artık, oturduğumuz sitenin güvenlik görevlisinden utanır oldum. Ne zaman geçse bahçe duvarının dibinden, ben verendada afyonu patlak hallerde, çay-sigara-müzik-gece keyfi yapıyorum. Bir de uykusuzluk suçmuş gibi, hani suç bastırır misali, adamcağıza abartılı selamlar veriyorum.

Kulağımda müzik, ha uykum geldi – gelecek, hep beklemedeyim oturuyorum. Gözlerimden uyku akıyor zannediyorum, yatağıma koşuyorum. Off ya, uykum ebe oluyor yine. Say say bitmiyor. Sağım, solum, önüm, arkam sobee. Oysa, zaten herkes uykuda. Bir ben kalmışım oyunda. Elbette hep ben ebe olacağım gecenin koynunda.

Biri bir mercimek tıkıştırmış gözümün alt cebine sanki. Uykusuzluktan heralde. Kaşınıyor, batıyor, hafif kızarık üstelik. Ben kendime ihmalkar bir mahlukum. Gönlüm olup doktora gidene kadar, gözüme yerleşmiş, bir de rahat etmiş mercimek ceviz olur mu olur, korkmuyorum da. Uykuya ne çare varsa deniyorum bu ara.

Neler oluyor bana, bilmiyorum ama uykusuzluk çok fena… Diyemeyeceğim. Çünkü, uykularım beni terk ettiğinden beri, ben hayatı 7/24 yaşıyorum…

İlginizi çekebilir

  • 06 Ekim 2011 -- iSad (0)
    Bir insan düşünün… Hayatı, doğumundan itibaren çoğumuzun bile en hafifini dahi yaşamadığı kadar kötü talihsizliklerle dolu, her talihsizliği bir şekilde kendisi için avantaja çeviren, kendi kuralları ...
  • 18 Nisan 2009 -- Cepte hüzün olsada kalpte umut her zaman var (0)
    Her hüznün, yüzümüze kapanan her kapının, her kırılan kalbin ardından sığınılacak tek şey, tek dayanağımız belkide  UMUT! Çevremize baktığımızda herkes bir şeylerden dert yanıyor, sanki herkes muts...
  • 08 Aralık 2010 -- Mesaj kaygısının hikâyenin önüne geçtiği bir film: New York’ta Beş Minare (7)
    Büyük bir reklam ve tanıtım kampanyasından sonra gösterime giren” New York’ta Beş Minare “ filmini yeni izleme fırsatım oldu. Maliyetinin fazla olması, film üzerine çok konuşulması insanı ister isteme...
  • 08 Şubat 2011 -- Bunun adı hayvanlık (3)
    Madeni paraların dışarda toplanması, suların pet bardaklarda satılması, stadlarda atılan bir cisimden dolayı yaralanmaların önüne geçmek için alınmış basit önlemlerdir. Ama bu önlem dünyanın ilk 10 st...
  • 30 Haziran 2010 -- İklimim Karadeniz (7)
    Damarlarımda deli deli akan kan, sanki daha bir çıldırdı onlarla. Yön tutan bir yanları vardı, gözümün karalığına, kamikaze cesurluğuma. Ben serseri kurşundum sanki, onlar pusula. Bana iyi geldikleri ...
  • 28 Ağustos 2009 -- Bu üçlünün espri yapması yasaklanmalı (0)
    Ömür Göksel ( muhteşem bir sesi olan yorumcu) Okan Bayülgen: -esra ceyhanın sütüdyosundan patırtılar geliyo .. Ömür Göksel: -kasımda yapsalardı kasımpatı olurdu.... . Faik (yorumcu Safiye Soy...