Nostalji yapmakmı denir, hörgüçten yemek mi denir bilmiyorum “Dünsüz adamın bugünü” başlığıyla günlük yazdığım döneme ait 16 Şubat 2009 tarihli yazımı baylaşayım istedim;
Buz gibi bir pazartesi sabahına uyandım, hem hava hem gün soğuk, hafif bir geçikmeyle iş yerimdeyim.
Rutin çay kahvaltı olayını halletikten sonra, yazarkafeye eklediğim yeni yazıların onaylanıp onaylanmadığına baktım, onaylanmış.
Kredi aldığım bankalardan birinde görevli, müşteri ilişkileri yöneticim Ayşegül hnm uğradı, durumu anlattım konuştuk ve gitti. 30×40 ölçülerinde bir resim sattım az önce moral oldu.
Saat 17.40 civarı simit almak için dışarı çıktım, buz gibiydi hava çıkmışken sigarada aldım, simit çay olayı yaptım iyiydi.
Grip hallerime baş ağrısı da eklendi, deliricem ya, neyse konu değişsin;
Dünya sanat tarihine bakıldığında, sanatçıların genelde zor hayatları olmuş, bu bağlamda acaba zorluk ürettiriyormu? diye bir önerme geliyor aklıma;
vincent van gogh (yaşadığı zor hayat ve ruhsal sorunlarının sonucu, sevdiği kadının, kendinde en beğendiği şey olan kulaklarından bir tanesini kesip zarfla kadına gönderen, sonrasında akıl hastanesine kapatılan, çıkıncada intihar eden bir ressam)
henri de toulouse-lautrec (aristokrat bir ailenin, küçük yaşta gecirdiği hastalıktan sonra cüce kalmış, ama ailesinin servetini red edip, sokak hayatı yaşamayı seçmiş, alkollü olduğu bir gece, merdivenlerden düşerek ölmüş bir ressam)
ludvving van beethoven (fakir bir aile ve ayyaş bir babanın oğlu, hep zorluklar çekmiş, sağır kalma korkusu ile yaşamış ve sağır olmuş, bir yolculuk sırasında zatürreye yakalanmış ve ölmüş bir müzik dehası)
zor hayatları olmuş sanatçılara üç örnek, tabiki rahat hayat yaşamış ve üretmiş sanatçılarda var, benimki öylesine bir düşünce…
Ataol Behramoğlu‘ nun “çok sevdim bir zamanlar” şiirinden iki dörtlükle veda ediyorum…
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Alıp başımı gitmeyi yollar boyunca
Seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün
Masal şehirlerini geçerken hızla
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Ürpertili, sımsıcak tenini kadınların
Salmak serin sulara gövdemi
Düşüp gitmek ardına şiirin ve aşkın
İyi şeyler dilerim, tebessümlerimle…






Son yorumlar