1 . Yarışmak işi, müsabaka.
2 . Bilgi, yetenek, güzellik vb.nde üstünlüğünü göstermek için yarışmak işi, yarış, yarışım.
3 . Ticarette üstünlük kazanma çabası, rekabet.
Oy nedir?
1 . Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi, rey.
2 . Bu tercihi belirten işaret, söz veya yazı.
3 . Seçimlerde kişinin herhangi bir aday veya partiye ait yaptığı tercih.
Oy toplamak nedir?
İnsanlara yarıştığınız konu ve durum ile ilgili açıklamalar yapıp, sizi tercih etmeleri, size oy vermeleri konusunda bilgilendirmek için kullanılan yasal yolların tümü “oy toplamak” cümlesi ile açıklanabilir.
Hazımsızlık nedir?
1. Sindirimin normal şekilde olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına; halk arasında hazımsızlık, tıp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri çeşitlidir. Ağır yemekler, yemekleri gereği gibi çiğnememe, diş veya dişeti iltihapları, içki veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek, fazla miktarda şekerli veya unlu şeyler yemek, kansızlık, yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü hazımsızlığı doğuran nedenler arasında sayılabilir. Yemekten bir süre sonra; midede şişkinlik veya yanma hissi ortaya çıkar. Sık sık yemek ihtiyacı hissedilir. Kabızlıktan şikayet edilir. Bazı kimselerde halsizlik, uykusuzluk, unutkanlık veya çarpıntı görülür.
2. Çekememek, katlanamamak, benimseyememek, kabullenememek, psikolojik anlamda bir hazımsızlık çekmek.
Baygri.com dostları, bazı durumlar vardır, susmak susabilmek çok büyük erdemdir, ama yapamazsınız susamazsınız, çünkü o “bazı durumlar” diye geçiştirdiğiniz durumlarda siz haklısınızdır. Bende öyle yaptım susamadım; bizimde katıldığımız, kısmetse bugün ödül alacağımız 2010 blog ödülleri yarışmasının facebook sayfasına, kategorilerinde ilk 5′ler açıklanınca birçok insan gibi bende birşeyler yazdım. Aradan üç gün geçti az önce tesadüfen bahsettiğim sayfada üçgün önce yazdığım yoruma cevaben, tanımadığım bilmediğim, tahmin edemediğim biri tarafından; “gayet seviyesiz oldukça zekasız” bir yorum yapılmış.
Cevap verip muhatap olmak istemesemde kendimi tutamadım. Yandaki görseli büyütüp okuduğunuzda yorumları okuyup meseleyi net anlayacaksınız. Bu kişi baygri.com adına gönderilen mailleri/mesajları okuyabiliyorsa mutlaka baygri.com’u takip ediyor ve benim blog ödülleri organizasyonuna ait bir mecrada yazdığım yorumu okuyup cevap verebiliyorsa muhtemelen yarışmaya katılan belkide aynı kategoride yarıştığımız biri olabilir, olay büyütülecek belkide yazılacak bir olay değil, bende sadece şaşkınlık hissi yarattı birde “elma veren ağaç taşlanır” sözünü hatırlayıp gülmeme sebep oldu.
Yaklaşık 13 saat sonra sadece ilk 3′te olduğumuzu bildiğim, ilk 3 sıralamasının gittiğimizde açıklanacağı 2010 blog ödülleri töreninde olacağım.
Selamlarımla…







Mayıs 8th, 2010 on 18:08
Sitenizin 1.oluşunu canlı yayında izledim az önce. Tebrik ederim Cengiz bey. Kıskananlar çatlasın artık
Mayıs 8th, 2010 on 10:10
Hoca kimseyi suçlamaya gerek yok, bu yarışmanın her aşamasında bir sakatlık var bunu geçen sene biz yaşadık, hatta daha fazlasını..
Bir kaç adam gibi adam blogcu dışında kimse artık katılmıyor bu yarışmaya , katılanların çoğuda o arkadaşın bahsettiği mevzunun kat ve kat daha fazlasını yaparak oy topluyor..
Geçen sene 80 oy öndeyken, bir kaç saatte adam 50 oy fark atmıştı..
Yarışmada haksızlıklar olduğunu söyledik, verdikleri cevap neydi biliyormusun ?
“Biliyoruz evet ! Bu aşamada hiç bir şey yapamayız. Artık seneye” dediler..
Mayıs 8th, 2010 on 11:02
Kürşat, yarışmanın işleyişini, yarışmanın sakatlığını veya mükemmelliğini tartışmıyorum…
Bir yarışmaya katılmış olmanın gerekliliği olan oy isteme ile ilgili kimliksiz biri tarafından şahsıma yapılan yorumun aptallığını tartışıyorum. Yorumu yapan kişinin hedefinde ben varım.
Allah aşkına benmi yanılıyorum, yapılan yorumu normal düzeyde düşünen biri yapabilirmi?
Ya sınıf başkanlığı seçimlerinde bile insanlar oy ister, muhtarlık seçimleri nerdeyse miting havasında geçiyor, eleman tutumuş insanlara oy isteme mailleri attın diyor, ya allahım atıcam tabi oy isticem, attığım kişide sitemi beğinirse ve üşenmezse bana oy verir veya vermez, ama ben çabamı gösteririm. Bu kadar basit.
Mayıs 8th, 2010 on 08:48
hazımsızlık gerçekten böyle birşey, gülüp geçmek ve başarının keyfini çıkarmak lazım….
Mayıs 8th, 2010 on 08:44
Sevgili Cengiz,
Gerçek kimliğini henüz bilemediğimiz bu yorumcunun çok büyük ihtimalle ilk 5′e dahi giremeyen bir yarışmacı olduğunu düşünüyorum ve neden ilk 5′e bile giremediğini şu yaptığı “çiğ”likten de net anlayabiliyorum…
“Ham” bu arkadaş, belki yaşı küçük, belki aldığı kültür ve eğitim ancak bu kadar davranabilmesini sağlamış…
Onun da pişerek daha iyi yerlere gelebilmesini temenni ediyorum…
Ancak, “yarışma” olgusunun, jürilerin beğenileri ile sınırlı, göreceli bir kavram olduğunu hatırlatarak, fazla üzülmemesini, çalışmaya devam etmesini, belki başka bir yarışmada, belki seneye kendisinin de dereceye girebileceğini hatırlatmak istiyorum…