Çok mutluyum aslında. Üstelik bir o kadar da keyifli. Oğlumun yanında, yakınındayım ama, kızım uzakta. Sevdiklerim ardımda. Herşeyi ve herkesi özlüyorum.
Belki de ben özlemeyi seviyorum. Yada ben herkesi ve herşeyi seviyorum. Tabi çok sevdiklerim ayrı ama. Orası da başka…
Evimi özledim mesela. Yatağımı özledim, banyomu, mutfağımı özledim bir de. Seni özledim ve de. Bahçemi özledim. Çiçeklerim büyümüşmüdür ben yokken acaba? Beni bekliyorlardır, soframı süslemek için mutlaka. Kızkardeşimi özledim. Herşeye gülmemizi, minicik bir olaydan sebep-sonuç ilişkisi çıkarmamızı, biri ağzımızda biri boğazımızda laflayışımızı, en çok da kardeşlikten öte dostluğumuzu özledim. Erkek kardeşimi özledim. Beni her sabah ve her akşam üzeri arayışını, iki erkek arkadaş gibi küfürlü konuşmalarımızı özledim. Ciddi sohbetlerimizin ardından makaraları koyuşumuzu özledim. Yine seni ozledim. Babamı özledim. O tonton adamın, bana, “Nerelerdesin sultanım, arada uğrayıver, özledim” deyişini özledim.
Annemi özledim. Her akşam üzeri telefon ile arayıp ”sen benim antidepresanımsın, bana iyi geliyorsun.” sözlerini ve kokoş arkadaşlarını anlatmasını özledim. Ağabeyimi özledim. Kendi telaşesinde onu arayıp, “Nerdesin lan, bir kahvaltı yapalım da yüzünü görelim” deyişimi özledim. Zaten seni özledim. Bir de okulumu özledim. Melek evlatlarım burnumda tütüyor mesela. Daha geçen gün mesaj geldi melek İbrahim’den telefonuma, hem de ben buralardayken, “Sayın Aslı anne özledim seni” diye yazmış saygı ve sevgi dolu kendince sözleriyle. Burnumun direği sızladı işte. İlle de seni özledim. Tabi ki sitemi özledim, bakmayın ara sıra ortaya çıktığıma. Yok öyle değil, kendi düzenimde, kendi ortamımda, kendi ülkemin haberlerini okuyup da yazmaya çalıştığım, acemi yazarlığımın hallerini özledim ben aslında. Verendamı özledim. Çayımı demleyip, sigaramı tellendirip kağıt kalem elimde en çok seni yazmayı özledim hatta.
Özledim, bana ait olan her ne varsa. Özledim, sahip olduğum canlı cansız herşeyi. Ve en çok da kendimi özledim. Bir de seni…






Ağustos 25th, 2011 on 22:37
Gerçekten Çok Güzel Ve Anlamlı
Yüreğinize Sağlık
Başarılarınızın Devamını Dilerim
Mayıs 6th, 2010 on 21:08
Yurtdışına çıkınca insan önce ülkesini özlüyor, sonra sevdiklerini, biraz daha sonra da sevmediklerini özlemeye başlıyor
Eğer kavuşmak varsa heyacanlı yoksa sonu hezeyanlı bitiyor. Aslı hanım gibi kalbi dopdolu biri için kafayı sıyırmamak içten değil. Allah kavuştursun Aslı hanım.
Mayıs 7th, 2010 on 01:26
Sevgili miss’tanbul
Bana hep hasret yazilmis, nereye gidersem bu boyle…Kalbi dopdolu ifadeniz icin ayrica tesekkurler. Sevgiler.
Mayıs 6th, 2010 on 19:46
siz şimdi ne hikayelerle dönersiniz.daha neler neler yazarsınız bizler için.kendinize iyi bakın Aslı Hanım
Mayıs 7th, 2010 on 01:24
Sevgili Nida,
Once ozlemlerimi dindirmem, sonra eve donmem, sonra da buralari oralardan ozumseyip suzmem gerekiyor. Yazi cikar mi bilmem. Birakirim dokulur kendiliginden. Sevgiler.
Mayıs 6th, 2010 on 14:02
Ne güzel insanın özleyecek her şeyleri ile herkesinin ve bir de seni’nin olması.
Mayıs 6th, 2010 on 16:21
Sevgili Selami Bey,
Hayata simsiki tutunmam ve hayata askla sarilmam hep bu yuzden…Guzel gercekten. Tesekkur ederim.
Mayıs 6th, 2010 on 11:10
Öyle ne güzel güzel hisler dökülmüş içinizden Aslı hanım.Okurken imreniyor insan.Sevgi ve hasretlik olmazsa özlemek bukadar tatı olmazki..
Mayıs 6th, 2010 on 16:23
Sevgili Ikiler
Sevgi ve ozlem olmasa, belki de kendimi bu denli hissedemem. O hersey ve herkesle varim ben…Tesekkurler.
Mayıs 6th, 2010 on 09:37
bizi sizsiz bırakmadınız aslı hanım ama her zamanki düzen gibi olmuyor tabiki .sabahları açtığımda baygriyi ardarda yazılarınızı okumayı ve sizi bende çok özledim.sevgiler.
Mayıs 6th, 2010 on 16:27
Sevgili Bige,
Ahh iste, yok benim hayata dair stratejilerim. Hani ben gidiyorum, biraz ozleteyim fikri olusmuyor bende. Ben ozluyorum en cok. Ozletmeyi oldum olasi bilmedim bilemiyorum…
Yine de biz de sizi ozledik yazmissiniz ya, bonus gibi geldi bana…Tesekkurler.
Mayıs 6th, 2010 on 08:48
Bizde sizi özledik Aslı hanım saglıkla bir an evvel gelmeniz dileği ile gözümüz yollarda…
Mayıs 6th, 2010 on 16:29
Sevgili Mert,
Buradaydim zaman zaman ama layikiyla degil elbet. Biz de sizi ozledik diye yazmissiniz ya, ozlenme luksunu yasattiniz bana. Tesekkurler.